[Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

[Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Dungeon Master tarih 04 Tem 2018, 11:28

Bu evi uzun süredir gezmeyince insan, bazı şeyler unutulmaya yüz tutuyor tabi. İşte şurada! Daha dün gibi hatırlıyorum. Özgürlük nidaları ile madenlerden kaçan kahramanlarımızı. Temiz havayı soluduklarında yüzlerindeki acıyla karışık mutluluğu. Evet, evet! Bu beş dostumuzdu evren için umut kaynağı olan kahramanlar. Peki ya yaptıkları... Bu hikâyem gerçekten dinlenmeye değer. Kahvemi alıp, pipomu yakayım.

Kahramanlarımızın kaçışlarından bu yana iki buçuk hafta geçmişti. Kaçtıkları sırada Orga'da onlara katılmıştı. Zorlu, konforsuz, acı dolu ve yorucu zamanlarda bu iki buçuk hafta. Anoren madenleri sonra ise zorlu Yuexa dağlarının etekleri. Şimdi ise Pantrien. Dostlarımız tam olarak Pantrien'in ortalarına kadar yolculuk etmişlerdi. Normalde bu kadar kısa zaman için zordu ama onlar başarmışlardı. Birkaç patikanın birleştiği ve yol ayrımlarının olduğu bir yerin yakınına kamp kurmuşlardı ve özgürce yaşamanın tadını çıkarıyorlardı. Wanzrok kamptan uzaklaşıp birkaç tavşan avlayıp dönmüştü ki bu kahramanlarımızı mutlu etmek için yeterliydi. Güzel bir uyku, güzel yemekler ve güzel düşler.

Sabah olduğunda kahramanlarımız kampı toparlıyordu. Son kalan yemeklerini de güzelce yiyip, eğlenceli sohbetlerini yaptıktan sonra karşılarına önemli bir karar aşaması çıkmıştı artık. Peki ya bundan sonra ne yapacaklardı? Planları şu ana kadar iyi gitmişti. Ancak yeni bir plan lazımdı artık. Dostlarımız rahat bir yaşamın onları beklemediklerini bilecek kadar akıllıydılar. Peşlerinde Anoren askerleri ve ödül avcıları kol geziyordu. Peki ne yapacaklardı? Yol ayrımlarına bakınca iki tabela vardı; "Anoren" ve " Falenya"

Aynı zamanda Wanzrok ve Attila Everit izledikleri hissine kapılmışlardı. Bralvadd Strongrun, son anlarda bazı çıtırtılar duymuştu. Pek de doğal olmayan çıtırtılar.
Kullanıcı avatarı Dungeon Master
Dungeon Master
Dungeon Master
 
Mesajlar: 6
Kayıt: 08 Mar 2016, 19:35

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Attila Everit tarih 05 Tem 2018, 11:48

Hırıltılar duyuyordu... İçinden yükselip, beynini en derinliklerine doğru tekinsizce ilerleyen hırıltılar. Ve kimi zaman bu hırıtılara, kendi dişlerinin arasından çıkan hırıltılar eşlik ediyordu. Öfkeliydi... Aylardır boynuna tasma takıp, ondan özgürlüğünü alan insanlara karşı sonsuz bir öfke besliyordu. Öyle ki, bu günleri geride bırakıp kaçsa bile öfkesi ona geri dönüp oradaki her şeyi yakıp yıkmasını söylüyordu. Ve her daim içinde bir yerde yükselen bu anlamsız hırıltılar özünde bir intikamın özlü sözlerinden farksız olmuyordu. Mantık ve öfke arasındaki gidip gelen benliği, büyük bir ayrımın kapı eşiğindeydi.

Aynı "Anoren" ve " Falenya" arasındaki yol ayrımı gibi...

İki buçuk haftalık özgürlüğün sonu, onları madenlerden iyice uzaklaştırmış ve en sonunda bu yol ayrımına kadar getirmişti. Oysa bu grubun içerisindeki her birey daha kendi içinde ayrımlara bir tercih bulamamışken olmuştu tüm bunlar. Eğer Attila asırlardır olduğu gibi, şimdi de tek tabanca olarak takılsaydı muhtemelen ani ve fevri bir kararla herhangi gibi bir yolu seçip ilerlerdi; ama şimdi, onu büyüten insan Avcı Everit'ten sonra ilk defa başka kişilerle yan yanaydı. Madenler ondan pek çok şey almıştı; ama tüm bunların yanında, gruplaşmanın önemini de hatırlatmıştı. Bir kurt olarak yaşadığı zamanlarda nasıl sürüsüyle her zorluğun üstesinden geliyorsa, şimdide bu kişilerle her zorluğun üstesinden gelebileceğine inanıyordu. İki insana rağmen...

Gruplarında asırlık ömründe bazen karşılaştığı ve çoğu zaman kapıştığı ork denen yaratıklardan biri vardı. Etlerinin tadının da, görünüşleri kadar berbat ve iğrenç olduğunu bilmesi, Wanzrok isimli orka karşı derin bir tiksinti duymasına sebep oluyordu. Orkları sevmezdi; ama onların değerli bir rakip olduğunu düşündüğü için, hayvansı bir saygı da beslerdi. Bundan mütevelli belki de, en ufak şeyde öldürmek üzere saldırmayacağı tek kişi oydu. Zira yüz yaşındaki kurt, diken üstünde çıplak ayakla gezen bir adam kadar temkinli ve huzursuzdu. Ani bir tartışma kıvılcımı, tüm her şeyi aleve verebilirdi. Pençeler açığa çıkar ve hırıltılar acı bir deneyim ile yükselirdi.

Grubun diğer üyeleri iki insan ve insan kılığında tıfıl bir şeyden ibaretti. Onların yardımı ile eğer o aşağılık günlerden kaçmasa, çoktan öldüreceği kesin olan ırktan geliyordu hepsi.

İnsan ırkı koşulsuz bir nefret beslediği yegane ırktı... Ve şuana kadar kendisine bu kadar yaklaşıpta halen nefes alan nadir insanlardan biriydi bunlarda. Diğeri ise onu büyüten ve soy ismini aldığı avcıydı; fakat onu büyüten avcıya kıyasla bu iki insan zayıftı. Türlü türlü farklı meziyetlere sahiptiler; fakat Attila'ya göre bu meziyetler sinsilik adı altında tek bir çatıda toplanıyordu.

Cüce olan ise kısacık boyuna göre güçlüydü. Saygı duyulacak savaşçı dürtüleri ve yetenekleri vardı. Ve istemsizce Attila'ya değerli bir rakip olarak gözüküyordu. Eğer hayatlarında daha önemli şeyler olmasa, muhtemelen kapışmak için bir saniye bile durmayacağı biriydi.

Fakat şimdi, daha önemli şeyler vardı. İki yol ayrımın tam karşısında dikilmiş durmuşlardı. Attila, açıkta olmayan gözler ve kulakların onları izlediğini hissedebiliyordu. Uzaklarda bir ağacın gövdesinde ya da yoğun çalıların arasında; belki de esen rüzgarların ötesinde, ama izleniyorlardı. Biri ya da birileri, tekrardan ondan ve diğer bu kişilerden özgürlüğünü çalmak istiyordu.

Ve bu düşünceyle öfkelenen Attila hırlarcasına bir kaç küfür savurdu. Ardından öfkeyle parıldayan gözlerini ani bir şekilde Artor ismindeki insana çevirdi. "İnsan bozuntusu... Bizi buralara kadar getirdin, şimdi basit bir yol ayrımında mı sesin soluğun çıkmıyor?" diye hırladı. Yumruğunu sıktı ve göz ucuyla arkasını süzdü. "Geliyorlar ve eğer bir yol ayrımı sizi bu kadar korkutuyorsa, geri dönüp onlarla savaşalım. HEPSİNİ ÖLDÜRELİM!" diye ekledi tamamen hayvansal bir iç güdüden doğan öfke ve savaşma iç güdüsü ile.
Kullanıcı avatarı Attila Everit
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 26 May 2018, 12:44

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Wanzrok tarih 05 Tem 2018, 13:56

Gezgin ork, Anoren'den batıya doğru ilerlediğinde tek bir hedefi vardı. Dünyadaki bütün varlıkları görebilmekti. Grozerath'ın zorlu topraklarında gezdiginde bir çok dost edindi. Ork klanlarının arasına misafir olarak katıldı. Bu dönemde kendi ırkdaşlarının samimiyetini de gördü, küstahlığını da... Grozerath'ta gezisi bittiğinde bulunduğu kıtayı baştan sona gezerek diğer kıtaya geçmeyi planlıyordu. Fakat eskiden bu ormanlarda: hayvan dostlarıyla yaşadığı yerde hüküm süren insan ırkı tarafından pusuya düşürülürdü. Ne kadar cüsseli ve tehlikeli bir avcı olsa da, bir birliğe karşı koyamadı ve köleliğe mahkum edilip maden kazmaya gönderilirdi. Madencilik sırasında bir çok iyi dostla tanışma imkanı buldu. Zaman geçtikçe insan dilini de kavradı ve hafif aksanla düzgün bir şekildei insan dilini konuşmaya başladı. Kendisinin yaşına yakın olan Slerius Artor'la tanıştı kölelik döneminde. Bu insanın dehası, Wanzrok gibi bir orkun ilgisini çekmişti. Slerius ile yapılan planlar sonucu 4 kişilik bir ekiple kaçmayı planladılar. Kaçış sırasında ise ekibe Orga adlı cücede dahil oldu. 5 kişilik insan,elf,ork ve cüce ırkını içeren ilginç bir ekip oldular.

Ekipteki kişilere karşı soğuktu Wanzrok, hele elf atalarına sahip olan Attila'ya karşı arasına uzunca bir mesafe koymuştu. Ne de olsa zamanında elfler Anoren'in ıssız ormanlarında Wanzrok'un eski klanının üyelerine saldırmıştı. Bu olayla birlikte, Anoren'in ormanlarında tek başına yaşayan vahşi bir Ork haline gelmişti Wanzrok. Slerius Artor'a bu planı yaptığı ve kendisini kölelikten kurtaracak adımları attığı için minnettardı. Fakat vahşi yapısından dolayı düşüncelerini aktarmadı. Ona borçlu içtenlikle hissetmekteydi. Diğer üyeleri de, 2 hafta içerisinde az çok tanıma imkanı buldu. Hala peşlerinde olan insanlara rağmen uzun bir yolculukla Yuexa ve Pantrien'e ulaştılar.

Bölgeye kamp kurduklarında ava çıkmıştı Wanzrok. Kendilerini oyalamayacak hızlı ve doyurucu bir besine ihtiyaçları vardı. Şu an tavşan bu seçimlerin arasında en uygunuydu. Bir çalılığın içerisinde pozisyonunu alıp hemen vurdu tavşanı. Ardından kulaklarından tutarak karnındaki oku çekti. Can çekişmekte olan tavşanın hafifçe boynunu okun keskin bölgesiyle boynunu kesti. "Bize bu nimeti verdiğin için teşekkür ederim doğa." diye mırıldandı kendince. Aynı avlanmayı ve ritueli kampa yetecek kadar tavşan avlayasıya kadar tekrar etti. Avı bittiğinde kampın yanına ilerledi. Elindeki tavşanları gören kamp dostlarının mutlu suratlarıyla birlikte ateşin üzerinde pişirmeye başladı tavşanı. Uzunlu kısalı sohbetler edildi yemek yenilirken. Saati geldiğinde ise sabah erken uyanılacağı için uyumaya koyuldular. Ancak Wanzrok, bir gözü her zaman açık uyurdu.

Kuşların cıvıltısı ve güneşin hafifçe gökyüzüne yükselmesiyle kamptaki son yemekler yenilmişti. Yavaştan kampı toparlamaya koyuldular. Toparlama işi bittiğinde boz ayısı olan yol arkadaşı Zoragg'a doğru bakındı."İyi misin evlat? Bü gün zorlu geçecek, hazırla kendini." dedi orkça. Zoragg'ı kaçışları sırasında yakalandığı yerde yeniden bulmuştu Wanzrok. Sadık ve iyi bir dosttu onun için. Yıllar boyunca ona yol arkadaşlığı eden dostunu kaybetmekten korkmuştu. Bu yüzden yakalandığı sırada Zoragg'a kaçma emrini vermişti. Yinede dostu onu, döneceği umuduyla yakalandığı köşede beklemişti.

Yavaştan ilerlemeye koyuldular. Karşılarına iki tabela çıktı ekibin. Falenya ve Anoren. Anoren askerleri tarafından izlendikleri için Anoren tabelasını takip etmek manasız geldi Wanzrok'a. Fakat bu kararı birlikte vermeliydiler, "Fikriniz nedir?" diye kısa ve öz bir soru sordu. Bu konular konuşulduğu sırada tehlikenin yaklaştığı hissiyatına kapıldı gezgin ork. Burnunu hafifçe titretti ve etrafına bakılmaya koyuldu. Aynı şeyi Attila'nın hissettiğini surat yapısından anlamıştı. Attila, kendisinden hızlı çıkarak Slerius'a tepki gösterdi. Attila'nın tepkisine karşı sinirlendi hafiften Wanzrok. Sinirini sözcüklerle ifade etmedi, ama sert bir bakış attı elfe. Tehlikenin yaklaştığı hissi artınca anladı ki, konuşma vakti gelmişti. "Anoren askerleri bizi arıyor, Anoren tabelasını takip etmek aptallık olur. Falenya'ya ilerleyelim." dedi. Herkesin onayını aldığı an Falenya tabelasının gösterdiği yere ilerlemeye hazır durumdaydı. 5 kişilik bu grupla büyük bir birliğe karşı koyamayacaklarını yakalandığında yaşadığı yenilgiden dolayı emindi.
Genel Bilgiler : Resim
İSİM: Wanzrok
YAŞ: 36
CİNSİYET: Erkek
SINIF: Ranger
IRK: Orc
BOY: 2.55
KİLO: 180 kg.
SEVİYE: 1
TECRÜBE: 0 / 100
ALİGNMET: Lawful Neutral
BİLİNEN DİLLER: Orkça, İnsan dili.
MESLEK: Kimya.

Statlar :  ANA STATLAR
Güç: 14
Çeviklik: 15
Dayanıklılık: 10
Karizma: 6
Zeka: 6
Bilgelik: 13

ALT STATLAR

GÜÇ STATLARI


Tırmanma ve Yüzme: 2
Kaldırma: 0 + 2 = 2
Zıplama: 1

ÇEVİKLİK STATLARI


Denge: 2
Gizlenme: 2
El Çabukluğu: 2

KARİZMA STATLARI


Diplomasi:
İkna:
Blöf:
Bilgi Toplama:1(2-1)

ZEKA STATLARI


Değerlendirme: 1
Arama: 1
Dil Anlama ve Konuşma:1

BİLGELİK STATLARI


Dinleme:1
İç Güdü:2
Fark Etme: 1
Hayatta Kalma:2 + 1 = 3

Yaşamsal Özellikler :  HP: 30
AC: 10+5
Hit:
5+4(2x Ork Baltası)
5+3(Av Yayı)
Konsantrasyon: -
Atak:
4+16(2x Ork Baltası)
4+9(Av Yayı)
Büyü Gücü: *


Büyüler veya Yetenekler : 
BÜYÜ VEYA YETENEK İSİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Büyü / Saldırı Adı: Doğanın Öfkesi.
Büyü / Saldırı Betimlemesi: Kullandığı Ork baltalarıyla gizlendiği bölgeden ani bir şekilde kükreyerek çıkarak düşmana seri darbelerle saldırır. Genellikle göğüse vurma girişiminde bulunur, ancak bu duruma göre değişebilir.
Etkisi: Gizlendikten sonra aniden ortaya çıkmasından dolayı rakibe korku etkisi ve kritik hasar.
[mod="Fraquien"]Saldırdığınız rakip eğer sizi fark etmemişse o saldırınıza -2 AC eksik olarak karşılık vermek durumunda kalacaktır.
Saklandığınız yerden 3 metre uzaktaki düşmanlara kadar etkilidir.
12 Enerji Harcar.

Büyü / Saldırı Adı: Ölüm Vuruşu.
Büyü / Saldırı Betimlemesi: Uzak bir mesafeden ve ya gizlenilen bölgede, yaklaşık x saniyelik odaklanmadan sonra düşmanın beynine yapılan tek bir ok ile yapılan vuruştur.(Odaklanma saniyesini size bırakıyorum.)
Etkisi: Kritik Hasar.
[mod="Fraquien"]Tur içerisinde odaklandığınız varsayılıp, tek turda kullanabilirsiniz.
Size o atışınızdan dolayı +2 Hit kazandıracaktır.
10 Enerji Harcar.

Büyü / Saldırı Adı: Beklenmedik Hamle
Büyü / Saldırı Betimlemesi Yakın dövüş sırasında beline bağladığı oklardan sağ eliyle hızlıca bir adet çekip hızlı ve sertçe rakibin bacağına fırlatır. Ardından acıdan dolayı rakip bacağına odaklanınca sol elindeki baltayla kişinin boğazına ölümcül darbeyi indirir.
Etkisi: Dikkat dağıtma ile birlikte kritik hasar.

[mod="Fraquien"]Bu saldırıyı kullanabilmek için ok kullandığınızdan ötürü, ok fırlatacağınız elinize balta bulunmaması gerekmektedir.
Eğer ki fırlatmalık bir silah ile kullanmak isterseniz o zaman bir sorun yok ancak yine fırlatmak için kullandığınız elinizdeki baltayı o tur kullanamazsınız.
Rakibe 1 tur için -3 AC verir.
12 Enerji Harcar.


IRKSAL ÖZELLİKLER
Korkutma Narası (3 Tur) ; Kim kendisine çılgınca bağıran bir orctan korkmaz ki? Bu atılan nara düşmanları blöf statına göre maksimum 3 tur korkutur ve kendine gelememelerini sağlar



BÜYÜ VE YETENEK KULLANIM SINIRI


45/45
Ekipmanlar ve Çanta : 
SİLAHLAR
2x Ork Baltası
Av Yayı



ZIRHLAR
Kafa: Orta (+2 Zırh) Deri
Gövde:
Omuz: İyi (+3 Zırh) Deri
Bacak:
Eldiven:
Ayak: Orta (+2 Zırh) Deri



AKSESUARLAR



EŞYALAR
HALAT
ÇAKMAKTAŞI
MEŞALE
ÇADIR
BOŞ DENEY TÜPÜ
MATARA
UYKU TULUMU
2 ADET DOĞA IKSIR
YILANIN HEDİYESİ



PARA KESESİ


Bakır:
Gümüş:
Altın:
Platin:


EVCİL HAYVAN
Zoragg - Boz Ayı
Kullanıcı avatarı Wanzrok
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 06 Haz 2018, 01:57

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Brallvad Strongrun tarih 06 Tem 2018, 13:25

Gözleri yavaşça açıldı, görüntü zamanla netleşirken zihni de kendine gelmişti. "Yine buradayım" diye iç geçirdi. "Rahat bir yatakta değilim, altımda tatlı bir bayan yok. Yine buradayım. Sadece uyku tulumu ve ben."

Zihnini yokladı, en son ne zaman bir yatağın sıcaklığını hissettiğini hatırlamaya çalıştı ancak başaramadı epey uzun zaman olmuştu. Uyku tulumundan çıktı ardından biraz gerindi ardından elini yağlı saçları arasında gezdirdi birbirine kenetlenmiş saçları güç kullanarak açtı. "Pis, dağınık ve iğrenç" diye iç geçirdi. Böyle olmak sinirlerini bozuyordu, tenine değen su damlasının sıcaklığını ve vücudundan yavaşça kayarak gitmesini hissetmeyi özlemişti. Temiz olmaya, temiz hissetmeye yoğun bir özlem besliyordu.

İçinde bulunduğu konforsuz durumdan ötürü mutsuzdu ancak maden günlerini hatırladıkça "Kötü ama en kötüsü değil." diyerek kendini motive etmeye çalışıyordu. "Her şey bok gibi, iğrenç ve konforsuz olabilir ancak özgürsem bunların hepsini düzeltmek için elimde bir şans var demektir.", diye düşündü ve "Bende tam olarak bunu yapacağım." diyerek ekledi düşüncelerine.

Rüzgar teninde tatlı bir serinlik bırakıp yoluna devam ederken derin ve soğuk bir nefesin ciğerlerine akmasına izin verdi: özgürlüğün, huzurun, sakinliğin kokusunu aldı. Ve medeniyetsizliğin. Güzel kokular yayan çiçeklerin arasında yakılmış bir hayvan leşi gibi kokuyordu, iğrenç. Medeniyet yoksa müzikte yoktu. Müzik yapması karşılığında kendisine sıcak bir oda, yemek verecek hancı yoktu burada, büyücü bir insan Artor vardı. Müziğine çirkin sesleriyle eşlik edecek sarhoş adamlarda yoktu, sürekli kendisini öldürecekmiş gibi bakan bir wulgar vardı. Müziğini yaparken Bralvadd’ın bakıştığı tatlı kızlar yoktu, iki metreden uzun tıknaz bir ork vardı –bir de ayısı.- ve ekibe son anda dahil olan Orga adlı bir cüce.

Lute’unu alıp bir köşeye çekildi, diğerleri için de çalabilirdi ancak birlikte geçirdikleri iki buçuk haftanın sonunda müziğiyle ilgilenmediklerini kanısına varmıştı. Hatta biraz dışlanmış gibi hissediyordu. Elleri nasır tutmadığı, vücudu yara izleriyle kaplı olmadığı için dışlanmıştı, en azından böyle olduğunu düşünüyordu. Belki savaş sırasında kendilerine ayak bağı olacağını, dövüşemeyeceğini düşündükleri içindi bu. Haksız da sayılmazlardı ancak dövüşmekten çok daha iyisini yapabilirdi ama onların bu yardımların değerini anlayacağından şüpheliydi. Müzik kendisini kölelikten kurtarmıştı, geçimini sağlamasına yardımcı olmuştu yani kendisine bu hayatı veren ve onu idare etmesini sağlayan şey müzikti. Ölümünde onun elinden olmasından daha doğal ne vardı ki? Eğer bir gün elinde kılıç yerine müzik aleti var diye ölürse en ufak bir kızgınlığı olmayacaktı ne kendisine ne müziğe. Her şey için teşekkür edip göçecekti bu dünyadan, hayatı boyunca çaldığı şarkıların eşsiz melodisiyle birlikte.

"Bu kadar düşünmek yeter", diye iç geçirdi artık kendisini müziğin sıcak kollarına bırakma zamanı gelmişti. Telleri birkaç kere tıngırdattı ve doğru sesi yakaladığında durdu. Hiçbir zaman ne çalacağını düşünmezdi Bralvadd sadece kendini müziğe bırakır ve ellerinin yön göstermesine izin verirdi öyle yaptı ve tellere vurmaya başladı. Parmakları gergin metalik tellerin arasında gidip gelirken gözlerini kapattı doğru zamanda diğerlerini çok rahatsız etmemek adına sessizce melodiye eşlik etti. Birkaç dakika boyunca yaşadığı hayattan uzaklaştı. Harikaydı ancak her güzel şey gibi bittiğinde tekrar aynı yere dönmeni engelleyemiyordu.

Diğerlerinin yanına gitti, Wanzrok’un getirdiği şeylerden kalanları yedikten sonra kendisine teşekkür etti ve kampı toplamalarına yardımcı oldu. Şimdiyse önlerinde asıl sıkıntı vardı bir yol ayrımı: Bir grup için en tehlikeli düşman, diye düşündü Bralvadd.

Atilla birkaç küfür eşliğinde pekte mantıklı olmayan bir şeyler söylemişti. "Ah şu sadece söylenmek için söylenmiş karizmatik sözler." Ondan mantıklı yorumlar beklememesi gerektiğini bir süre öncesinde anlamıştı zaten Bralvadd. "Geriye dönüp onları öldürmeyi deneyebilirsin ben gelmiyorum", diye içinden cevaplandırdı Atilla’nın cümlelerini. Duyduğu sesler yüzünden iyice tedirginleşmişti artık harekete geçmek istiyordu ve peşinde Anoren askerleri varken o tabelayı tercih edecek çok az grup vardı onlardan olmadıklarını ummuyordu.

Falenya’ya sadece elflerin girebildiğini biliyordu Bralvadd. İki seçeneğin de kendileri için acı barındırdığını hissedebiliyordu Bralvadd ama umuyordu ki o acıya giden yolun kenarında hamam olanı tercih edeceklerdi. Bu düşüncenin etkisiyle yüzünde hafif bir tebessüm belirdi.

Şimdiyse fikrini belirtmesi gerektiğini biliyordu ancak acele etmek ve fazla konuşmak istemiyordu.“Falenya mantıklı olan seçenek ama sadece elfleri kabul ettiğini unutmamak gerek.”, dedi hızlı bir şekilde diğerlerinin bunu bilmeme ihtimalini düşünerek. Duyduğu seslerin yaklaştığını hissediyordu, Artor’un bir an önce karar verilmesi gerektiğinin bilincinde olduğunu umarak beklemeye başladı.


Out: Rehber de bölgeler için yazılan şeyleri bildiğimizi düşünerek yazdım yanlış düşündüysem düzenlerim.
Kullanıcı avatarı Brallvad Strongrun
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 5
Kayıt: 30 May 2018, 12:56

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Slerius Artor tarih 07 Tem 2018, 09:51

Sabah kahvaltısı hoştu her şeye rağmen. İnsan yaban hayata ilk çıktığında zorlu günler geçireceğini düşünüyor doğrusu ama böyle yoldaşları varsa neden endişelensin ki? Başımıza kötü olaylar gelmiş olabilir, hayatımız hala tehlikede olabilir ama en nihayetinde sabah karnımız istediğimiz gibi doyuyor ve istediğimiz yere hareket edebiliyoruz. Bizim için önemli şey özgürlük ve o da artık elimizde. Ayrıca şu yanımda duran adamların özgürlüklerini yeniden kaybetmek isteyeceklerini hiç sanmıyorum.

Yemek faslımız bittikten sonra tekrar yola düşmüştük. Ekip genel olarak sessizdi, henüz birbirimiz ile doğru düzgün bir bağ oluşturamamıştık. Gerçi zaten bunun bir önemi yok en nihayetinde, birlikte yolculuk etmeye karar verdik ve birlikte dünyayı daha özgür bir yer haline getirmeyi hedefledik. Kendimiz de bir yolunu buluruz ve bu macerayı sürdürürüz. Şuana kadar bence gayet iyi gittik, bundan sonra işlerimizin ters gitmesine de imkan vermiyorum. Ne olursa olsun kontrolü elime tutacağım, yanımdakilerin zarar görmemesi için planlarımın düzgün işlediğinden emin olacağım.

Sonunda bir yol ayrımın denk geldiğimizde ise Atilla her zamanki sinirli tavrı ile bana vahşi sözler sarf etmişti. Bu adamı kesinlikle anlayışla karşılayabiliyorum. O yabani hayatta savaşlarla ve kanla büyütülmüş. Bu yüzden kendisini savaşla kanıtlamak istemesi de anlaşılabilir bir durum. Bu adamı alttan aldığım sürece sorun olmayacaktır, zeka seviyesi bana yeterli olmayabilir ancak yanlışlıkla eli falan çarparsa bu hayatımın sonu olabilir. Wanzrok'un ise bir fikri vardı ve Falenya'ya gitmemizi söylüyordu. Öyle ki söylediklerinden ayrıca takip edildiğimizi anlayabilmiştim. Bunu fark etmemem kötü oldu ama dostlar diyorum işte, onlar böyle zor zamanlar için var. Brallvad ise Falenya konusunda hemfikir ama orada kabul edilemeyeceğimizle ilgili de endişeli. Elfler genel olarak böyleler ama sorun değil bence.

Bunun üzerine ben herkesin bildiği kendi dilimde;

"Falenya çok doğru bir seçenek dostlarım. Anoren'e henüz dönmek aptallık olur. Bu yüzden size katılıyorum, Falenya'ya gideceğiz. Brallvad, bir an önce temizlenip, rahat bir yatakta yatmak istediğinin farkındayım, ben de aynı şeyleri istiyorum ama gittiğimiz yerde elflere kabul edilmektense ormanı iyi tanıyan iki dostumuzun bizi orada saklamasına izin vermeliyiz. Böylesi hem peşimizdekilerden kurtulmak hem de elflerle gereksiz yere muhattap olmamak için geçerli bir plan olacaktır.

Dahası ben, bizi kimlerin ve kaç kişinin takip ettiğini merak ediyorum. Eğer elimize iyi bir saklanma fırsatı geçerse onları izlemeyi öneriyorum. Şimdi Falenya'ya doğru yola başlayalım. Bu arada Wanzrok acaba yolda bıraktığımız izleri silerek bir süre bizi takip edebilir misin? Ayak izlerimizden bizleri takip edebilirler diye düşünüyorum.
" diyeceğim. Ardından ise Falenya tarafına doğru ilerlemeye başlayacağım.


Out: Arkadaşlar konuşurken hangi dili kullandığımızı belirtirsek hoş olur. Zira boe'nin en zeki takımı olarak en çok dil bilenler bizleriz :P :P :lol: :lol:
Kullanıcı avatarı Slerius Artor
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 27 Mar 2016, 00:24

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Dungeon Master tarih 14 Tem 2018, 14:32

Kahramanlarımız kendi aralarında konuşup karar almaya çalışırken, dünyanın onlara daha çok ihtiyaç duymaya başladığını bilmiyorlardı. Kötülük her yerdeydi ve özgürlük şu an çoğu kişi için lükstü. Dostlarımız kendi aralarında hızlı hızlı konuşurlarken etrafa bakınmayı sürdürüyorlardı. Attila'nın kulağına rüzgarda sallanan zincir sesleri geliyordu. Çok ince bir sesti ama sanki özgürlüğünü almak isteyenler artık ensesindeydi. Savaşçı iç güdüleri ona, "Artık kaçmak yok! Artık korkaklık yok!" diye onun içindeki kor gibi öfkeyi iyice ateşliyordu. Atilla artık bu seslerlerin ve içindeki öfkeyle iyice sinirlenmişti. Slerius saçmalıyordu. Eğer ona engel olmak isterse o da kurtların gücünü tadacaktı.

Wanzrok'un tüm kasları, tüm bilinci ve avcı iç güdüsü sanki av olmak üzere olduklarını söylüyordu ona. Silahlarını artık hazır tutması gerektiğinin farkındaydı. Sadık dost Zoragg, iyice kasılmıştı ve gözlerini ormana dikmişti. Zoragg sanki Wanzrok'u korumak istercesine onun etrafında tur atmaya başlamıştı. Ama gözünü bir yerden hiç ayırmıyordu. Wanzrok o noktaya baktığında ilk anda bir şey görememişte olsa sonradan bir ağacı arkasından siyah bir pelerinin rüzgardan savruluşunu görmüştü. Ancak Zoragg diğer ağaçlara da sinirli sinirli bakıyordu. Tehlike tek gelmemişti. Slerius'un sözleri ona mantıklı gelmiş olsa bile ilgisi kesinlikle dağılmıştı.

Brallvad eğer hayatında birgün korkunun yada gerginliğin şarkısını yapması gerekseydi, o şarkıyı tam şu an yapabilirdi. Artık sesler sanki daha netti. Bazı çıtırtılar gitmişti artık ve ayak sesleri duymuştu. Etrafına bakınca bir şey görememişti ama işte oralarda bir yerdeydi tehlike. Brallvad artık haklı olduğundan emindi. Bir an önce bir karar alıp gitmek gerekiyordu buradan. Kafası, kulakları ve duyu organları o kadar ormana dalmıştı ki... Slerius'un konuşmasının çoğunu dinleyememişti. Brallvad artık bir karar vermek zorundaydı. Ne yapacaktı?

Slerius konuşmasını yaparken grubun ilgisinin dağıldığını fark etti. Bir şey hissedememiş ve görmemiş olsa da salak değildi. Bir sıkıntı vardı sanki. Attila iyice sinirlenmiş ve burnun soluyarak sanki savaşa hazırlanıyordu. Wanzrok ormana kitlenmişti ve ayısı garip sesler çıkarıp ormana doğru kasılıyordu. Brallvad'a bakınca ise yüzü kireç gibi olmuştu. Slerius zeki adamdı. Durumu hızlıca değerlendirip ormanı incelemeye koyulmuştu. Evet belki bir şey gözükmüyordu ama bir insan olarak iç güdüleri onu dürtmeye başlamıştı. Ne yapmalıydı?
Kullanıcı avatarı Dungeon Master
Dungeon Master
Dungeon Master
 
Mesajlar: 6
Kayıt: 08 Mar 2016, 19:35

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Attila Everit tarih 17 Tem 2018, 12:30

Rüzgârın uğultusuna karışmış uğursuz zincir sesleri tüm öfkesini özgür kıldı. Kaşları çatıldı, azı dişleri dudaklarının arasından sıyrılmaya başladı. Hafif sararmış sivri dişlere uğursuz olduğu kadar tekinsiz olan bir hırlama sesi eşlik etti. Kurt benliği açığa çıkmak için çırpınırken, hâlâ direnen insan benliği olmayan mantığın kırıntıları peşinde olur olmaz bir uğraşın ortasındaydı. Yumruğunu sıktı Attila, sesleri pür dikkat kesildi; ama öte yandan saçma salak kaçış planları yapan insan ve diğerlerine sonsuz bir öfke duymaya başladı. Attila artık kaçmayacaktı. Bir korkak misali sırtını düşmanına dönmeyecekti. Ani bir hamle ile Slerius'un yakasına yapışmak için hamle yaptı. "Savaşacağız!" diye hırladı bozuk bir insan lisanında. Kararlıydı ve savaşmak en doğru seçenekti.

Slerius'u öfkesinden ve pençelerinden azat ederken diğerlerine dönecekti. "Bana savaşma sözü verdiniz! Kendi özgürlüğünüzü bile savaşarak koruyamıyorsanız, tüm dünyaya özgürlük getirmek için nasıl savaşacaksınız korkak piçler!" diye kükreyecekti insan dilinde.

Eğer biraz bile olsa onları ikna ederse ne mutlu ona; ama eğer savaşçı olduğuna inandığı şu ork bile saçma salak palavralara boyun eğiyorsa cevaplarını tamamlamalarına izin vermeden bir ağacın tepesine çıkacak ve düşmanını gözleyecekti.

Eğer onlara dair bir iz bulursa kurt benliğini açığa çıkartacak ve onları daha önce tanıştıramadığı o benliği ile tanıştıracaktı. Yabani, acımasız ve tamamen kontrolsüz bir öfkenin önderlik ettiği tekinsiz bir kurt ile tanıştıracaktı. Ya tek başına ya da sürüsüyle; ama savaşla!
Kullanıcı avatarı Attila Everit
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 26 May 2018, 12:44

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Brallvad Strongrun tarih 21 Tem 2018, 02:24

“Onlarda duyabiliyor mu acaba?”, diye düşündü Brallvad. Dans eden korkunç notaların arasındaki alev fırtınasından gelen çığlıklarının farkındalar mı? Tam dinleyiciyi sakinleştirip yavaş bir moda sokarken aniden çıldıran notaların? “Sanırım hayır” diye cevapladı kendi kafasında oluşturduğu onlarca soruyu.

Duyduğu tek şey korkunun melodisi değildi aynı zamanda ona eşlik eden ayak seslerini de işitiyordu, her adımında biraz daha yaklaştığını biliyordu. Her adımında kafasında yankılanan melodi değişiyordu, ses artarken notalar çılgınlar gibi hareket etmeye devam ediyor ve kaosun içinde kendi düzenini, imparatorluğunu kuruyorlardı.
İnsan büyücü konuşuyordu bunun farkındaydı ancak dediklerinin çoğunu duyamamıştı. Büyücü dibinde olmasına rağmen kulakları alev fırtınasının çığlıklarının arasından gelen bir çıtırtıyı duymaya o kadar odaklanmıştı ki büyücünün dediklerinin sadece küçük bir kısmını idrak edebilmişti.

“Gitmek gerek, uzaklaşmak ve kaçmak gerek. Mantıklı ama tercih edilmeyecek seçenek.”

Kurt adam niyetini hemen belli etmişti, dişleri belirginleşirken ürpertici hırıltılar çıkarmaya başlamıştı. Bralvadd’ın nedenini bilmediği bir şekilde kavga öncesi kabaran kedilere benzetmişti kurt adamı.

Gitmeleri gerektiğini düşünüyordu ancak kurt adam alev fırtınasına yürümek konusunda oldukça sabit fikirli gibi görünüyordu.

Dudaklarını oynatıp sadece bir kelime söylemek istiyordu, durmaksızın kıtalarca şarkı okuduğu, sayfalarca hikayelerin akıp gittiği bu dudaklarının arasından sadece tek bir kelime çıkacaktı. Ne kadar zor olabilirdi ki? “Gidelim.” ancak meali “Kaçalım, saklanalım arkamızda cesur birisini bırakıp korkaklar gibi uzaklaşalım.” Olan bu cümleyi diğerlerinin kabul edeceğini hiç sanmıyordu farklı isimlerle anılabilirdi: cesaret, erkeklik, gurur, dostluk –küçük bir ihtimal- ancak ne olursa olsun sonuç aynıydı, reddedilecekti. Saçmaydı ancak böyle olacağını biliyordu.

Kendisine kalsa o vahşi kurdu doğasına bırakır ve uzaklaşırdı. Aslında çok yapacağı bir şey değildi bu ancak gruptaki diğer kimseye şans bırakmadan fikrini ortaya atıp onu uygulamaya koymuştu tamamen bağımsız hareket etmişti. “Grubu önemsemeyeni niye önemseyeyim?” az önce aklından geçen sebeplerden ötürü muhtemelen onun fikrinin uygulanacağını düşünüyordu. “Adaletsiz bir oylama! İçine bol miktarda korkak olmama düşüncesi katılmış ve testosteron kokan mantıksız bir oylama.”, diyerek yakındı içinden

Bir savaş için hazır hissetmiyordu henüz –her ne kadar ön saflardan uzak dursa da- “Doğru zaman bu değil. Taktiksel geri çekilme kaçmaktan daha doğru bir tercih olabilir.”, diye iç geçirdi olmayacağını bilse de hala bekliyordu. İnsan büyücü mantıklı birisine benziyordu o doğru şeyleri söyleyebilirdi ancak kurdu burada bırakacağına ihtimal dahi vermiyordu belki kendisinin göremediği bir çıkış yolu görebileceğini umuyordu.

“Umarım yanılırım, mantıklı olanı yaparız taktiksel bir şekilde geri çekiliriz ve bir daha geldiğinde daha hazır oluruz hatta belki onu bir tuzakla karşılaşırız.”

Başına buyruk davranıp uzaklaşamazdı, ormanda hayatta kalma şansı tek başınayken çok azdı. Ekiple hareket etmeliydi. Bu yüzden kararı bekleyecekti daha doğrusu alev fırtınasını. Küçük bir ihtimal de olsa gidelim fikrini ortaya atan olursa onu destekleyecekti ancak pek umut verdiği de söylenemezdi.
Kullanıcı avatarı Brallvad Strongrun
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 5
Kayıt: 30 May 2018, 12:56

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Slerius Artor tarih 25 Tem 2018, 12:55

Nereye gideceğimiz belli olmuştu. Falenya bizim için en uygun yerdi. Anoren ise dönmek için henüz çok tehlikeliydi ancak şahsen ana hedefim yeniden oraya gitmekti. Eminim yanımdaki bu koca adamlar da benimle geleceklerdir.

Konuşmamı yapıyordum ki herkesin dikkati aniden dağıldı. Çevremizde bir tehlike var gibi görünüyordu ama buna karşı hem sağır hem de kördüm. Şanslıyım ki bizden birileri durumu fark etti. Aksi takdirde gafil avlanabilirdim.

O anda Atilla boynuma yapıştı ve savaşmak istediğiyle ilgili sözler sarf etti. Bunu kadar büyük öfke ve hırs ile söylemişti ki iri adama karşı gelmek neredeyse imkansızdı. Onunla tanıştığımızdan beri içindeki kan aşkını görmemek imkansızdı zaten. O bir vahşi idi. Bu yüzden bu durum anlaşılabilir. Bana kalsa çoktan buradan uzaklaşmış olurduk ama Atilla söz konusu iken buna imkan yok.

Atilla beni bıraktıktan sonra gözlerim hayatta kalma isteğiyle beni tehdit eden şeyleri ormanda aramaya başladı. Ancak ne yazık ki şehir duvarlarına aşina gözlerim bana hiç bir şey göstermiyordu.

İlk işim Atilla'ya mental message büyümle;

"Orman bizim dostumuz koca adam, orman bizim dostumuz. Ormana çekilip, onları kendi evimizde ağırlayalım. Onlara ormanın gücünü gösterelim, hadi gel benimle! diyeceğim.

Ardından Wanzrok'a;

"Ormana! Saklanarak savaşalım. dedim ve Brallvad'ın kolunu tutarak arkamızdaki ormana doğru yöneldim. Wanzrok ve Atilla arkamızı kollayacaktır. Biz de diğer taraftaki gözler oluruz. Ormana girip, saklanacak ve savaşa daha güvenli, stratejik bir şekilde katılacağım. Benim işim bu.
Kullanıcı avatarı Slerius Artor
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 27 Mar 2016, 00:24

Re: [Zincirsizler] Özgürlük Dikenleri

Mesajgönderen Wanzrok tarih 26 Tem 2018, 20:33

[Üzerindeki stresi kelimelerle ifade edemezdi Wanzrok. Bu stresin sebebi korku değil, kafa karışıklığıydı. Falenya'ya ilerlemeye koyulunca bile seslerin arttığını hissetti. Neler olduğunu anlayamadan Zoragg'ın ormana doğru baktığını ve hareketlendiğini gördü. Tehlike düşündüğümüzden daha yakındı. Ne yapılması gerektiği belliydi, savaşmalılardı.
"TEHLİKE YAKLAŞIYOR!"
diye bağırdı insan dilinde Wanzrok. Bağırdığı sırada beline bağlı olan baltalarını kavradı. Ardından etrafındaki kişilere doğru bakındı. Attila, savaşmaları gerektiğini söyledi ve Slerius'a durumu anlattı. "Wulgar! Sana katılıyorum ama öfkeni bize değil, düşmana sakla." diye konuştu insan dilinde Attila'ya doğru. Attila'nın vahşi doğasına anlam veriyordu, kendisi de insanlarla iletişim kurmayı sevmeyen vahşi biriydi normalde. Onların hapiste yaşadığı geçmişleri ve haftalarca yaptığı yolculuklarla onlara kanı ısınmıştı, ehlileşmişti. Yinede güven konusunda hala Slerius haricinde problemleri vardı Wanzrok'un.

Zoragg, endişeli bir şekilde etrafına dönünce ormana doğru yeniden baktı. Yeniden ormana doğru bakındığında siyah pelerinli bir adam gördü.  "Siktir, buradalar! Ormanın diğer tarafına ilerleyelim." dedi insan dilinde. Yapmaları gereken şey belliydi ama Slerius'un konuşmasını beklemekteydi. Bir süre sonra Slerius, ormana doğru ilerlemeyi destekledi. "Wulgar, yapmamız gereken şey belli. Onlar ormana dogru ilerlerken oyalamamız gerek. Bir yere yerleşelim ve geldiklerinde gerekli cevabı verelim." Elflere olan kinini bir yana bırakıp atası elf olan bu Wulgar ile işbirliği yapmalıydı Wanzrok. Çünkü birlik olmazlarsa ikiside ölümü ve ya köleliği tadacaktı. Kendisinden daha vahşi olan Attila'dan da az da olsa bu birliği desteklemesini bekliyordu. Attila fikrini onayladığı an ormana doğru kaçan grubu bir süre takip ettikten sonra çalılıkların arasına sıvışacak ve pususunu kuracaktı.
Genel Bilgiler : Resim
İSİM: Wanzrok
YAŞ: 36
CİNSİYET: Erkek
SINIF: Ranger
IRK: Orc
BOY: 2.55
KİLO: 180 kg.
SEVİYE: 1
TECRÜBE: 0 / 100
ALİGNMET: Lawful Neutral
BİLİNEN DİLLER: Orkça, İnsan dili.
MESLEK: Kimya.

Statlar :  ANA STATLAR
Güç: 14
Çeviklik: 15
Dayanıklılık: 10
Karizma: 6
Zeka: 6
Bilgelik: 13

ALT STATLAR

GÜÇ STATLARI


Tırmanma ve Yüzme: 2
Kaldırma: 0 + 2 = 2
Zıplama: 1

ÇEVİKLİK STATLARI


Denge: 2
Gizlenme: 2
El Çabukluğu: 2

KARİZMA STATLARI


Diplomasi:
İkna:
Blöf:
Bilgi Toplama:1(2-1)

ZEKA STATLARI


Değerlendirme: 1
Arama: 1
Dil Anlama ve Konuşma:1

BİLGELİK STATLARI


Dinleme:1
İç Güdü:2
Fark Etme: 1
Hayatta Kalma:2 + 1 = 3

Yaşamsal Özellikler :  HP: 30
AC: 10+5
Hit:
5+4(2x Ork Baltası)
5+3(Av Yayı)
Konsantrasyon: -
Atak:
4+16(2x Ork Baltası)
4+9(Av Yayı)
Büyü Gücü: *


Büyüler veya Yetenekler : 
BÜYÜ VEYA YETENEK İSİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Büyü / Saldırı Adı: Doğanın Öfkesi.
Büyü / Saldırı Betimlemesi: Kullandığı Ork baltalarıyla gizlendiği bölgeden ani bir şekilde kükreyerek çıkarak düşmana seri darbelerle saldırır. Genellikle göğüse vurma girişiminde bulunur, ancak bu duruma göre değişebilir.
Etkisi: Gizlendikten sonra aniden ortaya çıkmasından dolayı rakibe korku etkisi ve kritik hasar.
[mod="Fraquien"]Saldırdığınız rakip eğer sizi fark etmemişse o saldırınıza -2 AC eksik olarak karşılık vermek durumunda kalacaktır.
Saklandığınız yerden 3 metre uzaktaki düşmanlara kadar etkilidir.
12 Enerji Harcar.

Büyü / Saldırı Adı: Ölüm Vuruşu.
Büyü / Saldırı Betimlemesi: Uzak bir mesafeden ve ya gizlenilen bölgede, yaklaşık x saniyelik odaklanmadan sonra düşmanın beynine yapılan tek bir ok ile yapılan vuruştur.(Odaklanma saniyesini size bırakıyorum.)
Etkisi: Kritik Hasar.
[mod="Fraquien"]Tur içerisinde odaklandığınız varsayılıp, tek turda kullanabilirsiniz.
Size o atışınızdan dolayı +2 Hit kazandıracaktır.
10 Enerji Harcar.

Büyü / Saldırı Adı: Beklenmedik Hamle
Büyü / Saldırı Betimlemesi Yakın dövüş sırasında beline bağladığı oklardan sağ eliyle hızlıca bir adet çekip hızlı ve sertçe rakibin bacağına fırlatır. Ardından acıdan dolayı rakip bacağına odaklanınca sol elindeki baltayla kişinin boğazına ölümcül darbeyi indirir.
Etkisi: Dikkat dağıtma ile birlikte kritik hasar.

[mod="Fraquien"]Bu saldırıyı kullanabilmek için ok kullandığınızdan ötürü, ok fırlatacağınız elinize balta bulunmaması gerekmektedir.
Eğer ki fırlatmalık bir silah ile kullanmak isterseniz o zaman bir sorun yok ancak yine fırlatmak için kullandığınız elinizdeki baltayı o tur kullanamazsınız.
Rakibe 1 tur için -3 AC verir.
12 Enerji Harcar.


IRKSAL ÖZELLİKLER
Korkutma Narası (3 Tur) ; Kim kendisine çılgınca bağıran bir orctan korkmaz ki? Bu atılan nara düşmanları blöf statına göre maksimum 3 tur korkutur ve kendine gelememelerini sağlar



BÜYÜ VE YETENEK KULLANIM SINIRI


45/45
Ekipmanlar ve Çanta : 
SİLAHLAR
2x Ork Baltası
Av Yayı



ZIRHLAR
Kafa: Orta (+2 Zırh) Deri
Gövde:
Omuz: İyi (+3 Zırh) Deri
Bacak:
Eldiven:
Ayak: Orta (+2 Zırh) Deri



AKSESUARLAR



EŞYALAR
HALAT
ÇAKMAKTAŞI
MEŞALE
ÇADIR
BOŞ DENEY TÜPÜ
MATARA
UYKU TULUMU
2 ADET DOĞA IKSIR
YILANIN HEDİYESİ



PARA KESESİ


Bakır:
Gümüş:
Altın:
Platin:


EVCİL HAYVAN
Zoragg - Boz Ayı
Kullanıcı avatarı Wanzrok
Zincirsizler
Zincirsizler
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 06 Haz 2018, 01:57


Dön Krallıklar Kıtası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir