[Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

[Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Crocus tarih 01 Eki 2019, 23:43

Bu sefer cesur bir adamın hikayesini dinleyeceğiz. Luther, insanların mutlu yaşayacağı bir dünya düzeni yaratmak için tek başına yola çıkmış bir adamdı. Kırmızı kıyafetleri ve fikir üretmeyi severdi...

Luther, bir gezgin olarak devam ettirdiği West Blue seyahatindeki son durağından ayrılırken limanda bulduğu gemiler konusunda pek talihli değildi. Kendisini ancak ana güzergahın dışında, merkezi kısma uzak bir adaya götürebilecek bir tekne bulabilmişti. Ama gezgin olmak böyle maceralara atılabilmeyi gerektirirdi ve kendisi bütün bunları göze alarak yola çıkmıştı.

Binebildiği tekne bir yük gemisiydi ve gideceği adaya erzak taşımak amacıyla yola çıkmıştı, kaptanı kendisini almaya ikna etmesi biraz zor olmuştu, fakat sonunda anlaşabilmişlerdi. Kötü bir adama benzemiyordu zaten gemi kaptanı, biraz bıkkın birisiydi sadece ve evi olan adaya kimin gitmek isteyeceğini anlayamamıştı. Fakat Luther içinde yanan devrim aşkını dizginleyememiş ve bulunduğu yerde vakit kaybetmektense bir sonraki durağı için bu gemiye atlamayı tercih etmişti. Gemi oldukça küçüktü, içinde kaptanla birlikte diğer tüm işleri halledecek bir miço vardı. Luther yolculuğu boyunca bu miçonun kamarasında yerde yatmak zorunda kalmıştı. Biraz rahatsız bir yolculuktu, fakat çok uzun sürmedi.

Geminin yanaşmak üzere olduğu adanın limanı eskiydi. Güverteden göründüğü kadarıyla şehir fakir bir yerdi, uzaktan görünen evler pek modern değildi, bazıları yıkık döküktü. Renkleri de soluktu, sanki kocaman bir canavar gelmiş, elindeki kamışla adadaki renkleri midesine çekmişti. Derken, Luther o canavarı gördü: Adada büyük ve ihtişamlı bir saray vardı uzaklarda. Luther’ın en sevdiği... halkını sömüren kral.

Saat erkendi. Havada tatlı bir serinlik vardı, ilkbahar sabahlarını andırıyordu.

Out: İlk konu hayırlı olsun :lol:
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 101
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Luther Lanzo Lapierro tarih 03 Eki 2019, 00:41

Cesur olmanın anlamı nedir? Fedakar olmak, pervasız davranmak belki de anı yaşayıp yarını düşünmemektir. Şimdiye kadar ki tecrübelerim bunların hepsinin hem doğru hem de yanlış olduğunu kanıtladı bana. O kadar çok insan gördüm, tanıdım ki hiç düşünmeden yaşayan da, başkaları için ölüme atlayan da cesur ilan edildi, pervasız olan da. Ama bazı zamanlarda ise ahmak dediler. Şimdi anlıyorum ki aslında bu kavramların hepsi ismi koyan insanların bakış açılarına göre değişiklik gösteriyor. Bence mutlak olan tek bir şey var, insan olmak. Her şeyin temelinde insanız ve hatalarımızla, başarılarımızla, yanlışlıklarımızla, doğruluklarımızla bunu kabul etmeliyiz. Adaletin temeli bunun üzerine kurulmalı.

Zor zamanlar geçirdiğimiz günlerde yaşıyoruz, hükümetin bir çok kez insanları sömürdüğünü, baskıcı tavırlar takındığını gördüm. Korsanlar kendilerince özgürlük adını verdikleri, kendi koydukları kanunların altında yaşıyorlar. Arada kalanlar ise savunmasız, masum insanlar, aileler, çocuklar oluyor. Bütün bu dünya düzeninin iyileştirilebileceğini inanıyorum. İnsanın iradesinin temelinde güç gizlenmiş yatıyor. Ama bunu başarmak bile zor, insanları uyandırmak her geçen gün daha da imkansızlaşıyor. Yine de savaşımda durmaya hiç niyetim yok. Bildiklerimi, fikirlerimi onlara aktararak, haklarını aramaları için teşvik etmeye, onlar için kendimi ateşe atarak mücadele etmeye devam edeceğim.

Aynı içinde bulunduğumuz zor zamanlarda olduğu kadar zor oldu son bulunduğum adadan çıkacak bir gemi bulmak. Herhangi bir gidiş rotam yoktu. Bu yüzden seçmekte zorlanmayarak, önüme gelen ilk suya açılan araca atladım. İçinde bulunduğum mücadeleye basit bir taşıt probleminin engellemesine izin veremezdim. Ufak bir kargo gemisiydi fakat kaptanıyla bir kaç sohbetimiz oldu, özünde iyi ama ağır çalışma şartlarının, dünya baskısının içinde kendisini küçük hisseden sıradan bir insan. Günlük yaşamın stresinde boğulduğu aşikar. Öğrendiğim kadarıyla kaptanın kendi evine yolculuk ediyorduk. Aslında onun bu konuda daha umutlu olmasını beklerdim ancak daha fazla konuşacak da vakit bulamadık. Ufak bir fırtınanın içine girip çıktığımızda karşılaştığı yorgunluk sonunda ben de yük olmak istemeyerek yolculuğumu sessizce sürdürmeyi tercih ettim.

Günlerin sonunda hedefimize ulaştık. Limana yaklaştığımızda gördüğüm ilk şey eskimiş, bakımsız tahtalardan yapılmış bir yer oldu. Anlaşılan oldukça hücrada kalan bir yere geldik. Önemi yok, her ada benim için fikir tohumlarını ekmenin fırsatıdır. Belki yaşamına ışık katabileceğim, bilinçlendirebileceğim ilerleme ve yolumda bana katılma potansiyeli olan insanlar bulurum. Hayatın ve rüzgârın sizi nereye götüreceğini bilemezsiniz. Adaya göz atmaya devam ettiğimde oldukça fakir bir ada olduğunu fark ettim. Aslında bu durumu normal karşılıyorum, limanı bakımsızsa ticaret yapmıyorlardır bu da gelişmemiş bir yer olduğunu gösterir. Acaba dünya ile ilgili bilgi durumları ne? Kültürleri nasıl? Sanıyorum aydınlanacak insanlar fırsatı yakaladım. Bu yolumda ilerlediğimi gösterir.

Suratıma anlamsız bir sırıtış geldi o anda. Aslında bu hoş değil, adanın gelişmemişliği karşısında daha hüzünlü ve düşünceli olmalıyım ama bencilce kendimi düşünüyorum. Suratımdan bu ifadeyi silmeye çalışırken gözüme koca bir saray takıldı zaten gülümsemem de kaybolup gitti o anda. Çocukluğum gözlerimin önüne geliyor, kendini domuz gibi şişiren yöneticilerimiz, hükümet... Kolları sıvamanın ve işe başlamanın vakti gelmiş de geçiyor bile.

Sakince geminin pruvasına tek dirseğimi koyarak, yan bir şekilde yaslandım ve bizim kaptana sakin bir ses tonu ile;

"Hey kaptan! Bu ada senin evin değil mi? Bana biraz evinden bahsetmek ister misin? Gezmeden önce bilgi almak isterim doğrusu." dedim.

Bakalım önce bilgi, sonra iş.


Out: Hepimize hayırlı olsun :)
Resim
İsim: Luther Lanzo Lapierro
Taraf: Gezgin
Boy: 1.82
Kilo: 72
Yaş: 30
Para: 235.000
Kafa Ödülü/Rütbe: -

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 4
Dayanıklılık: 3
Karizma: 5

Özel Puanlar;
Dövüş Yeteneği (Light Of Dawn): 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: Varlıklı, Aldatıcılık

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
2 adet SNTSR Havoc (150.000 x 2)
20 Adet Ekstra Cephane (10.000 x 2)
1 adet Coldsteel Killer (55.000)


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Coldsteel Killer (55.000)
2x SNTSR Havoc (150.000 x 2)
40/40 Mermi

Ödüller:
(Link)
Kullanıcı avatarı Luther Lanzo Lapierro
OP: Gezgin
OP: Gezgin
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 24 Eki 2012, 23:55

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Crocus tarih 05 Eki 2019, 23:24

Kaptan biraz şaşırmıştı, ama konuşası vardı zaten herhalde şöyle bir uzaklara baktıktan sonra derin bir iç geçirerek konuşmaya başladı: "Pek de iyi bir yere gelmedin maalesef sevgili dostum. Mrunei bir zamanlar iyi bir yermiş, ama ben güzel günlerine hiç denk gelmedim." dedi. "Halkın açlıktan kırıldığı, kralınsa sarayında sefa sürdüğü bir kenar mahalleden öte bir yer değil." hafifçe acı bir gülüş duyuldu "Ama korkmayasın, benim komşularımın kimseye bir zararı olmaz. Ama askerelere dikkat et, götlerini kaldırıp bir dertleri var mı diye insanlara sormak için değil ama, vergi toplamak için inerler şehre, o zaman çok görünme ortalıkta." dedi parmağını uyarır ve öğüt verircesine çene hizasında kaldırarak.

Bu sırada tekne limana iyice yanaşmış, Kaptan ve miço demir atıp inmeye hazırlanmak için son hazırlıklara girişmişlerdi. Halatları hazırlarken: "Bunun dışında diyeceğim bir şey yok, Mrunei'ya hoş geldin. Uzun ve zor bir yoldan geldik, adada kalabileceğin tek bir han var. Orada dinlenebilirsin. Han sahibi çatlak bir adamdır, ama özünde iyidir, ona güvenebilirsin." diye ekledi.

Luther artık inmeye hazırlanabilirdi.
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 101
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Luther Lanzo Lapierro tarih 08 Eki 2019, 00:31

Kurtarılabilecek ve aydınlatılarak devrimin yolunu koyulabilecek insanlar, işte bu adanın potansiyeli bence. İnsanların azimle çalışıp, iradeleriyle savaşıp, istediklerini elde etme çabaları hep takdirle karşıladığım ve hayretle izlediğim bir mucize olmuştur. Bu dünyada gerçekten doğaüstü bir mucize varsa o da zor yollardan başarı basamaklarına tırmanan insanların bunu başarmalarıdır. Ve dostlar, ben bunu oldukça sık görüyorum. İnanın bana, gerçekten içten ve inatla bir arzunuzun peşinde koşarsanız onu her zaman alırsınız.

Gördüğüm ve kaptanın bahsettiği kadarıyla bu adada bulacağım şey, azimleri sönmüş, umutsuzluk içinde, tek amaçları yaşamlarını sürdürmek olan ancak fazlasını arzulamaya başladıklarında durdurulamaz bir çığa dönüşebilecek insanlar. Sadece ufak bir kıvılcıma ihtiyaçları var ve o, bugün adaya ayak basacak. Tabi şu çürük tahtalarda dikkatini kaybedip, denizi boylamazsa.

Kaptana dönerek;

"Teşekkür ederim kaptan, iyi birer yol arkadaşı oldunuz bana. Senin ve ufaklığın yolu açık olsun. Bu arada yakın bir zamanda umarım yine evine uğrarsın. Her şeye rağmen burada bulabileceğin harikulade güzellikler var, dünyanın her yanında olduğu gibi. Sadece bunu görebilmek için birazcık çaba gerekiyor. Rüzgâr arkanda olsun, eski bir kaptan dostum hep böyle derdi, eminim sen anlamını benden iyi bilirsin." dedim ve ardından adaya doğru ilk adamımı attım.

İskeleye dikkatli inmek için çabalayacağım, tahtaların eskimiş ve tehlikeli olduklarını düşünüyorum. Her an birisi çöküp beni sakatlayabilir. İnsanların karşısına kanlı kanlı çıkmak istemem. Tahtaları geçtikten sonra da ilk işim belimdeki silahları kontrol ederek, pardösümle iyice saklamak olacak. Birazdan insan içine çıkacağım, belki traşsız yüzüm, duş yapmamış bedenim çok uygun değil ancak yine de onları dolu silahlarla korkutmak istemem. Onlardan biri olmalıyım, korkulacak birisi değil. Bu yüzden silahlarımın görünmeyeceğinden, fark edilmeyeceğinden emin olacağım. Sonrada etrafa bakınarak adanın iç kesimlerine doğru yürüyeceğim. İlk günden sarayın yakınlarına gitmeyi düşünmüyorum. Önce şu kaptan dostumun bahsettiği hana bakacağım ancak hemen girmeyi düşünmüyorum. Hiç bir şeyin acelesi yok, güvenlik her zaman öne gelir.


Out: Yemezler beyefendi, ben bu çürümüş tahtalardan oluşan iskele geyiğini hatırlıyorum :lol:
Resim
İsim: Luther Lanzo Lapierro
Taraf: Gezgin
Boy: 1.82
Kilo: 72
Yaş: 30
Para: 235.000
Kafa Ödülü/Rütbe: -

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 4
Dayanıklılık: 3
Karizma: 5

Özel Puanlar;
Dövüş Yeteneği (Light Of Dawn): 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: Varlıklı, Aldatıcılık

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
2 adet SNTSR Havoc (150.000 x 2)
20 Adet Ekstra Cephane (10.000 x 2)
1 adet Coldsteel Killer (55.000)


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Coldsteel Killer (55.000)
2x SNTSR Havoc (150.000 x 2)
40/40 Mermi

Ödüller:
(Link)
Kullanıcı avatarı Luther Lanzo Lapierro
OP: Gezgin
OP: Gezgin
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 24 Eki 2012, 23:55

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Crocus tarih 10 Eki 2019, 17:06

Luther eskimiş iskeleye ilk adımını atmadan evvel, kendi içerisinde buradaki ada halkını uyandırabileceği ile ilgili düşüncelere dalmıştı. Umutluydu, bu ezilmiş halkın yalnızca basit bir itmeye ihtiyacı vardı ve o zaman devrimin bastırılamaz heyecanı sel olup, bu aç gözlü kralı yutup gidecekti.

Kaptan da Luther'a güzel dilekleri için çok teşekkür etti ve kendisi de Luther'a iyi şanslar dileyerek miçoyla birlikte önden inerek yürüyüp uzaklaştılar. Bu sırada Luther, iskele tahtalarına karşı duyduğu güvensizlik sebebiyle çok temkinli bir şekilde yürüyordu. İnerken ineceği noktayı ayağıyla yokladı önce, bir çatırtı sesi geldi ve iskelenin iniş kısmından kopan küçük bir parça denize düştü. Daha sağlam olduğunu düşündüğü bir noktaya bastı ve aynı şekilde ilermeye devam etti. Yürürken birkaç tahta parçasının daha kopuşuna şahit oldu. Neyse ki temkinli yürümeyi tercih etmişti!

Bubi tuazğıyla dolu kokuşmuş iskeleyi geçtikten sonra ister istemez aklına miço ve kaptanın ne kadar kolay geçtiği geldi bir anda ve "Herhalde tecrübe başka bir şey..." diye düşünüverdi ister istemez. İskelenin başında, silahlarını dikkatlice montunun iç cebine koydu, izleyen kimse yoktu, silahları da dışarıdan görülmeyecek şekilde montuna yerleştirilmişti.

İskeleden şehre doğru gitmek için denizle eskimiş evler arasında kalan bir sokaktan geçti ve meydana benzer bir açıklığa vardı. Han, meydandaydı. Bunun dışında meydanda eskimiş çürük evlerin önünde, plastik sandalyesinde oturan yaşlı bir adam, önünde oynayan yalın ayak birkaç çocuk, bir tatlıcı dükkanı ve önünde sohbet eden orta yaşlı iki adam vardı. Tatlıcının raflarının çoğu boştu ve içeride karasinekler geziyordu. Meydandakiler Luther'a garip gözlerle bakmışlardı, biraz korkmuş ve çekinden duruyorlardı. Kimse bir şey demedi, yalnızca ona bakıyorlardı ve susuyorlardı.

Out: Valla ben hatırlamıyorum yav, sırf o kadar yazmışsın boşa gitmesin diye çürük tahta koyayım dedim :D
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 101
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Luther Lanzo Lapierro tarih 17 Eki 2019, 21:05

İskelenin tahtaları tam tahmin ettiğim gibi çürümüştü. İlk adımımı attığımda çıkan ses beni korkutmaya yetti bile. Kaptan ile miço ise bana iyi dileklerini ileterek, önüme geçtiler ve hızlı hızlı iskeleyi geçtiler. Tecrübenin gücü işte, yaşanmışlık her zaman avantaj sağlar. Ben ise yavaş adımlarla ilerleyerek başıma bela almadan karaya ayak basabildim. Doğrusu o kadar sallantılı deniz yolculuklarının arasında karaya ayak basmanın ferahlığını, denize ne kadar alışkın olursanız olun hissederdiniz ancak bu iskele o kadar tehditkar ki, karaya ayak basmanın heyecanını silip süpürdü benden.

İlk işim etrafıma bakınmak oldu. Boş bir limandı, silahlarımı rahatça gizleyebildim. Ardından kasabanın içine doğru adımladım. Karşıma çıkan sefalet ve ezilmişlik dolu manzara biraz olsun iskelenin üzerimde bıraktığı tedirginliği silebildi. Buradaki insanlar için hala umut var çünkü kaybedecek hiç bir şeyleri ama kazanabilecekleri çok şeyleri var. Ufak bir kıvılcım ile devrim ateşini yakmak zor olmayacaktır.

Kasabada gezerken ilk gördüğüm esnaf bir tatlıcı oldu. Garip, çok garip bir durum bu. Açıkçası bu adada tatlı gibi bir lüksün neden satılıyor olduğunu öğrenmek gerek. Söz konusu açlıksa tercih edeceğiniz son şey tatlıdır. Bu yüzden tatlıcıya doğru yürümeye başladım.

O sırada gözüme insanların çekingen bakışları takıldı. Acaba hakkımda ne düşünüyorlar? Bir korsan, haydut, hükümet görevlisi, zengin züppesi? Anlamak zor ancak her kötü önyargıyı silebilecek bir şey varsa o da güzel bir tebessümdür. Bu yüzden yüzüme ufak bir gülümseme koyacak ve herhangi birisi ile göz göze gelirsem kafamla selamlayacağım.

Dükkana girdiğimde ise;

"Merhaba. Tatlı için ne kadar güzel bir gün. Acaba elinizde neler var?"

diye soracağım. Aynı anda da hem raflara, tezgaha ve dükkana gezdireceğim. En son da muhattabım olacak kişiyi inceleyeceğim. Tatlı bahane, adanın kültürünü ve insanlarını öğrenmeliyim. Bu işimi kolaylaştıracaktır. Bunun en iyi yolu da iletişimden geçiyor.
Resim
İsim: Luther Lanzo Lapierro
Taraf: Gezgin
Boy: 1.82
Kilo: 72
Yaş: 30
Para: 235.000
Kafa Ödülü/Rütbe: -

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 4
Dayanıklılık: 3
Karizma: 5

Özel Puanlar;
Dövüş Yeteneği (Light Of Dawn): 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: Varlıklı, Aldatıcılık

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
2 adet SNTSR Havoc (150.000 x 2)
20 Adet Ekstra Cephane (10.000 x 2)
1 adet Coldsteel Killer (55.000)


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Coldsteel Killer (55.000)
2x SNTSR Havoc (150.000 x 2)
40/40 Mermi

Ödüller:
(Link)
Kullanıcı avatarı Luther Lanzo Lapierro
OP: Gezgin
OP: Gezgin
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 24 Eki 2012, 23:55

Re: [Luther Lanzo Lapierro] Adalet Ekmeğe Sürülür Mü?

Mesajgönderen Crocus tarih 21 Eki 2019, 23:43

Luther çürük tahtalı iskele macerasını başarıyla atlattıktan sonra bir sorun yaşamadan silahlarını montuna gizleyebilmişti. Meydana çıktı, tatlıcıyı gördü. İçinden tatlıcı gördüğüne şaşırmıştı, çünkü fakirliğin her köşetaşına işlediği bu mahallede tatlı gibi bir lüksün olmaması gerektiğini düşünüyordu. Peki ya umutsuzluk kuyusuna düşmüş halkın yüzüne gülümseme koyabilecek tek şey bir parça şekerse?..

Devrimci genç kahramanımız adanın sefaletinin bir devrim ateşi başlatmak için tam kıvamında olduğunu düşünüyordu, bu insanların kaybedecek hiçbir şeyi yok gibiydi; mücadele etmek bir kayba yol açmayacak, fakat büyük kazançlar sağlayabilecekti.

Gülümseyerek, anlık olarak kendisiyle göz göze gelen, plastik sandalyede oturan ihtiyara selam verdi. İhtiyar biraz şaşırdı, ama başını hafifçe eğerek selam verdi. Gülmedi, hala tedirgin duruyordu. Tatlıcıya girdiğinde, kapı önünde konuşan iki adamdan birisi onun geldiğini görerek içeri girdi, belli ki dükkan sahibiydi. Tatlı olarak elinde neler olduğunu sorduğunda, "Merhaba. Tulumba tatlısı ve kalbura bastı var, pek seçenek yok maalesef." cevabını alacaktı. Luther'ın gülümsemesine rağmen, biraz çekinden duruyordu. Luther raflara baktığında gerçekten bir miktar tulumba tatlısı ve az sayıda kalbura bastı görecekti. Adamı incelediğinde ise, saçları açılmış, siyah saçlı, bıyıklı esmer bir yüzle karşılaşacaktı. Adam otuzlu yaşların sonlarında olmalıydı. Cam göbeği renginde turuncu çizgili kısa kollu bir gömlek giyiyordu, oldukça kirlenmiş, beyaz bir önlüğü vardı. Düzgün ütülenmiş, fakat eski ve yıpranmış olduğu her halinden belli olan kahve bir pantolon, eskmiş, siyahlığını kaybetmiş bir çift kundura giymişti.

Luther etrafı incelerken adam kendine hakim olamadı: "Buraya pek ziyaretçi gelmez beyim. Ne ararsın? Askerlerden değilsin, onlar böyle giyinmez. Korsan mısın yoksa? Korsansan baştan diyeyim, burada kimsenin canından başka verecek bir şeyi kalmadı." dedi. Yılmışlığı ve çaresizliği, sözlerinin açıklığından belli oluyordu...
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 101
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33


Dön Hikayeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir