[Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Takeda Shingen tarih 12 Eki 2019, 18:05

Yolculuğumuza devam ederken gördüğümüz cisim hakkında Rudelle'nin bir şeyler demesini bekliyordum. Kısa bir süre sonra Curtis lafa girmiş ve hemen ciddiyetini belli etmişti. Sanki biraz aceleci davranmıştı ama belki de maymun içgüdüleri bir şeyler sezmiş olabilir. Tayfa üyelerimiz kendi aralarında muhabbet ederken Rudelle cismin bir gemi olduğunu ve savaştan çıkmış olduğunu söyledi. Fakat gemi ne korsan ne de denizci gemisiydi. Belki de gemi bir kaç kişiden oluşan seyahat amaçlı bir gemi olabilirdi.Ama neden biri bu gemiye saldırmış olabilir ki. Acaba mücadele sırasında korsan bayrakları mı yırtıldı. Ne kadar çıkarım yaparsam yapayım kesin bir şey söylemek için daha yakından incelenmesi gerekirdi.

Bunlar benim aklımı kurcalarken Rudelle'nin kara parçasının görünmüş olduğunu söylemesiyle tüm dikkatim bir anda oraya yöneldi. 3 gün çok uzun bir süre olmasa bile karaya ayak basmayı özlemeye yetecek kadar vardı. Gemi'nin ihtiyaçlarını karşılayabilirdik. Uzun süredir biriyle mücadeleye'de girmemiş biri olarak bu ada'da umduğumu bulmak için sabırsızlanmıyor da değildim.

Sirius, rotacımıza adaya doğru gitmemizi istediğini söyledi. Adaya bir an önce demirleyip daha sonra gemiye'de bir bakabiliriz demişti. Fakat adanın limanında gemi veya insan kalabalığı olup olmadığını bilmiyorduk henüz. Şartlar adaya yaklaştığımızda daha da belirginleşecekti. Sirius'a dönüp ''Tamamdır. Demir atacağımız yerin durumunu adaya yaklaştıkça daha net görebiliriz. Bir sıkıntı olmaz ise biz Curtis ile gidip gemiyi yoklarız.'' diyerek Curtis'e döndüm ''Maymun, adaya indiğimizde herhangi bir sıkıntı çıkmazsa Sirius'un dediği gibi yapalım. Gemi'de neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz için aceleci davranma. Bu arada gitmeden bir tane muz ye istersen, iyi gelir.'' dedim ve karaya ayak basana kadar mutfağa geçip atıştırmalık bir şeyler bulabilmek için yola koyuldum.
İsim: Takeda Shingen
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Taraf: Korsan/Sirius Korsanları
Uzunluk: 1,85
Kilo: 90
Deniz: One Blue

Eşya: Coldsteel Slicer
Para: 150.000

Karakter Puanları:
Güç:5
Hız:3
Dayanıklılık:4
Karizma:3

Özel Puanlar:

Dövüş Yeteneği: 2
Pasif Başlangıç Yeteneği: Sezgi

Resim
Kullanıcı avatarı Takeda Shingen
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:42

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Victoria Drusilla tarih 12 Eki 2019, 19:53

Sanırım en fazla temkinli davranan ben olmuştum. Bazı tayfa üyeleri hiçbir şey yapmadan öylece beklemeyi tercih etmişti. En iyi durumda sadece topun başında bekleyen bir paranoyak gibi görünecek olsam da yine de aldığım karardan dolayı pişman değildim. Gerçi davranışımın biraz aceleci olduğunun bende farkındaydım ama sonuçta bu korsanlık olaylarında yeniydim.

Kaptanımız, gemiye bindiğimin den beri hiç sesini duymadığım Isabellayı bile konuşturmayı başarmıştı. Bunu yapmak için ise çok fazla uğraşmamıştı. Sadece doğru zaman da doğru kelimeleri kullanmıştı. Böylece Isabella kendini ona açmıştı. Bu durum oldukça hoşuma gitmişti. Ayrıca Isabella’nın sesini duyduğum içinde mutlu olmuştum. Yolculuğumuza yeni başlamış olsak da bu gemiyi ve kaptan Sirius’u seçmem şimdilik doğru bir kararmış gibi görünüyordu.

Kaptan Sirius, yabancı gemiye karşı tedbirli davranmamızı ve adaya çıktıktan sonra gemiyi araştırmamızı söyledi. Bu görevi de maymun ve Takeda’ya yaptıracaktı. Daha doğrusu öncü olarak o ikisini göndermeyi düşünüyordu. Yabancı gemiyi yakından daha net görmeye başladığımız da oldukça eski bir gemi olduğunun farkına varmıştık. Yine de Barry ve Takeda gemiye çıkana kadar topun başında kalmak istiyordum. Onlar gemiye çıktığında gemiye ateş edemeyeceğimiz için o zaman Kaptanın vereceği emre göre farklı bir konuma gidebilirdim. Kendi kendime yapabileceğim olasılıkları düşünürken hiç beklemediğim bir anda Takeda, Barry ile konuşurken isterse adaya çıkmadan önce muz yiyebileceğini söyledi. Bunu söylerken de her zaman olduğu gibi suratında ciddi bir ifade vardı. Maymun ve muz ikilisini düşününce aklıma saçma bir görüntü geldiği için hunharca gülmeye başladım. Bir yandan gülmemi engellemeye çalışırken bir yandan da konuşmaya çalışarak Sirius’a dönerek ‘’Eğer benim için başka bir planın yoksa adaya çıkana kadar topun başında beklemek istiyorum’’ dedim.

Saçma görüntü
Resim
Resim

Eşyalarınız:
2 adet MSP-3( Marine Standart Pistol) (90.000 x 2)
20 Adet Ekstra Cephane (10.000 x 2)
Kalan para: 100.000 Beli

Saldırı Tekniğiniz: Demon Twin Guns
Stiliniz: Ateşli Silahlar
Kullanıla Ekipman: İki adet tabanca
Açıklama: Stilin amacı orta ve yakın mesafeyi kontrol altına almaya dayanır. Genel olarak silahların hızlı çekilip ateşlenmesiyle güçlü bir dalga boyunu ele geçirecek mermileri ateşleyebilen hızlı bir stildir.
Şeytan Meyvesi:

Karakter Puanları
Güç:3
Hız:5
Dayanıklılık:3
Karizma:4

Özel Puanlar:
Meslek: 0
Dövüş Yeteneği: 1
Şeytan Meyvesi: 0

Pasif Başlangıç Yeteneği:
Sezgi,Hassas El
Kullanıcı avatarı Victoria Drusilla
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 6
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:16

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Crocus tarih 15 Eki 2019, 01:29

Karanın görünmesiyle birlikte tayfadakiler hasarlı gemiyi ikinci plana bıraktılar. Kaptanları önceliği adaya çıkmak olarak belirlemişti. En kısa zamanda da Rudelle’dan bunu gerçekleştirmesini istemişti. Rudelle “Hay hay kaptan.” diyerek rüzgarı arkalarına aldı. Helios hızlı bir şekilde ilerlemeye başlamıştı. Barry ile Takeda adaya demir attıkları zaman hasarlı geminin durumunu incelemeye gitmeyi düşünüyorlardı. Ama diğer geminin hasarlı yelkeni göz önüne alındığı zaman onların karaya yaklaşması uzun sürecekti.

Victoria topuyla beraber diğer gemiyi gözlemlemeye devam ediyordu. Ona daha fazla hasar vermek istiyor olabilirdi. Sonuçta hasarlı gir gemiyi batırması daha kolay olacaktır. Belki de onların köşeye sıkışmış yaralı hayvan gibi etrafına saldırmaları ihtimalini düşünüyordu. Her ne kadar geminin durumu kötü olmasına rağmen üzerinde tek tük birkaç topu vardı. Çatışma çıkabilirdi.

Bu sırada Crusnik ile Hüsamettin mutfaktaydılar. Crusnik, Hüsamettin’in aksine gerçekçi bir yaklaşım sergilemeyi tercih etmişti. Ona göre heyecan yapaya gerek yoktu. Güverteye çıkıp olan bitenler ilgilenmek istiyordu. Hüsamettin “O zaman şu işlerin ucundan tut da şu şey hazine miymiş değilmiş kontrol edelim.” diye karşılık verdi. İkisi birlikte mutfağı toparlayıp çıkmaya hazırlanırken Takeda geldi yanlarına. Takeda atıştırmalık almak istiyordu. Hatta hazır gelmişken tayfanın maymuna da muz alabilir. Hüsamettin “Takeda, kafana göre atıştırmalık yapabilirsin. Yeter ki mutfağı eski halinde bırak daha yeni topladık.” diyerek güverteye çıktılar. İsabella da kenarda sessiz sedasız durmaya devam ediyordu.

Adaya yaklaşınca liman gözükmeye başladı. Limanda hiçbir gemi bulunmuyordu. Keskin gözleriyle Rudelle arkada dalgalanan bayrağı görüp “Burası Umaketsu’ya bağlı bir ada. Limana demir atabiliriz.” dedi. Umaketsu özerk ticaret birliğinin adıydı. Denizciler onların yaptıkları işlerin bazılarına göz yumuyordu. Korsanlarla da anlaşma yaptıkları biliniyordu. Bu yüzden korsanlara karşı ılımlı bir yaklaşım gösteriyorlardı. Fakat onlara kazık atanların vay haline. Bu konuda afları yoktur.

Tayfadakiler limana yanaşıp demir atmaya hazırlanıyorlardı. Bu sırada limanda onlara doğru birisi gelmekteydi. Adam bağırarak “Usagi Machi’ ye hoş geldiniz.” diye bağırdı. “Şehrimize girmeden önce sizin isimlerinizi almam gerekiyor.” elinde kalem kağıtla Sirius korsanlarını karşılamaya gelmişti.
En son Crocus tarafından 29 Eki 2019, 20:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Crusnik tarih 15 Eki 2019, 20:30

Gözünü para hırsı bürüyen aşçımız benimle birlikte güverteye gelebilmesi için mutfağı temizlemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca bu kutsal görev için benden de yardım istedi. Açıkçası angarya iş yapmak istemiyordum ama yukarıda belirsizliği devam eden duruma da biran önce dahil olabilmek için mecbur istemeye istemeye de olsa aşçımıza yardım etmek zorunda kaldım. Mutfağı temizliğe yardım ederken bir yandan da istemsizce kendi kendime söyleniyordum. Ben yukarıda neler olduğunu ve neler olabileceğini merak ederken. Hüsamettin’in aklında tek bir düşünce vardı. “Hazineyi bulup bulmadığımızı kontrol etmek.” Bu arada geminin en önemli bölümlerinden birinde çalışan birinin yukarıda ne olduğunu bilmememize rağmen önce temizlik yapmak istemesi biraz endişe verici olsa da daha çok hoşuma gitti. Eğer Hüsamettin bu görev aşkını her daim gösterip mutfağı sürekli böyle derli toplu tutarsa hijyen açısından ileride büyük ihtimalle sorun yaşamayız. Hüsamettin ile birlikte mutfağı temizlemeyi bitirip tam güverteye çıkacakken Takeda ile karşılaştık. Atıştırmalık almak için geldiğini söyledi. Hüsamettin Takeda’ya istediğini yapabileceğini söyleyip mutfağı dağıtmaması konusunda küçük bir uyarıda bulunduktan sonra mutfakta onu yalnız bırakarak yukarı çıkmak için yola koyulduk. Aslında Takeda hazır aşağıya gelmişken onunla konuşarak da yukarıda ki durum hakkında bilgi alabilirdik ama o kadar temizlik yaptıktan sonra hem temiz hava almak hem de yeni durumu kendi gözlerimle görmek istedim.

Güverteye çıktığımız zaman Isabellayı sessizce bir köşede otururken bulduk. Biraz önceki konuşmasından sonra vakit kaybetmeden melankolik havasına geri dönmüştü. Onu bu durumdan kurtarmak istesem de biraz beklemek zorundaydı. Çünkü elimde daha büyük bir problem vardı. Mutfağa gitmeden önce ki konuşmalardan hatırladığım kadarıyla Victoria topun başına geçeceğini söylemişti. Ben aşağıya gidip Hüsamettin ile konuşup mutfağı temizleyip geri dönmeme rağmen o hala aynı topun başında kısık gözlerle etrafına bakarak bekliyordu. Yanına giderek “Temkinli olman çok güzel Victoria ama bu kadar da abartmana gerek yok.” diyecektim. Galiba bu üç günlük deniz yolculuğu mürettebatı benim düşündüğümden çok daha kötü etkilemiş olabilir.

Victoria’nın yanına gittikten sonra etrafa dikkatlice bakınca Rudelle’nin gördüğü belirsiz cismin hasarlı bir gemi olduğunu fark ettim. Nasıl ve neden bu hale geldiğini merak etsem de bunların cevabını almak için biraz beklemem lazımdı. Çünkü rotamıza bakarsak gemiyi es geçerek mutfağa inmeden önce görmediğim şimdi ise yeni fark ettiğim kara parçasına doğru gidiyorduk. Anlaşılan ben yokken rotacımız yine mucizeler yaratarak bize bir çıkış yolu bulmuştu. Adaya yaklaşınca Rudelle burasının Umaketsu bağlı olduğunu söyleyip demir atabileceğimizi belirtti. Bu birlik hakkında çok fazla bir bilgim olmasa da duyduğum kadarıyla onlara kazık atılmadığı sürece korsanlar da dahil herkesle iş yapabilen bir topluluktular. Üç günlük yolculuğumuzun sonunda şans biraz da olsa yüzümüze gülmüştü. Gideceğimiz ada en kötü senaryo da denizcilerin üssü de olabilirdi. Daha yolculuğun başında erkenden final yapmak zorunda kalabilirdik. Şuanda kafama takılan tek sorun liman da hiç geminin olmamasıydı. Böyle bir oluşumu ziyaret eden tek misafirlerin biz olması kulağa pek de doğru gelmiyor. Bu yüzden Sirius' seslenerek "Kaptan limanda hiç geminin olmaması pek hayra alamet değil. Belki de ben çok kötümserim ama dikkatli olmakta fayda var" diyecekeim.

Çok geçmeden limana yaklaşıp demir atmaya hazırlanırken “Usagi Machi’ ye hoş geldiniz.” Diye bağırarak bir adam isimlerimizi öğrenmek istedi. Neden bir adaya girmek için isimlerimizi vermemiz gerekiyor anlamadım. Yine de bu benim için çok da önemli bir sorun değil. Ancak tayfamız da ismini daha doğrusu ailesinin adını kullanırken dikkat etmesi gereken kişiler var. Victoria tayfaya katılmadan önce ana ailesini devirmek istediğinden bahsetmişti. Ailesi içinde nasıl bir konuma sahip emin değilim ama tutup onun yüzünde riske girmek de istemiyorum. Bu yüzden zaten yanında olduğum Victoria'ya sessizce " Bence konuşmayı şimdilik kaptan'a bırakalım. Durumun ne olduğunu bilmediğimiz için ailen belki seni geri istiyor olabilir. Soyadını kullanırken artık daha dikkatli ol." deyip kaptanın ve diğerlerinin ne yapacağını bekleyecektim.
Resim
İsim:Crusnik
Taraf:Korsan/Sirius Tayfası
Boy:1.85
Kilo:75
Yaş:20
Para:100.000
Kafa Ödülü/Rütbe:-

Karakter Puanları;
Güç:3
Hız:3
Dayanıklılık:5
Karizma:4

Özel Puanlar;
Meslek:Kimya 2 /Doktor 1
Dövüş Yeteneği:-
Şeytan Meyvesi:-
Pasif Başlangıç Yeteneği:P.Y.A.Y. / Şans

Saldırı Listesi:-


Eşya Listesi:-


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:-


Ödüller:-
Kullanıcı avatarı Crusnik
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 28 Eyl 2019, 17:55

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Sirius tarih 15 Eki 2019, 21:14

Adaya demir attıktan sonra Takeda, Barry ile birlikte gemiyi inceleme fikrini onaylamıştı, aralarında geçen muzlu diyalogdan sonra ise mutfağa doğru hareketlendi. Bu muz şakası Victoria'nın oldukça hoşuna gitmiş olacak ki kahkahalarla gülmeye başlamıştı, bu sırada da topun başında beklemek istediğini belirtmişti, bu isteğine "Nasıl istersen" şeklinde cevap verdim. Rudelle gemimizi son sürat adaya doğru götürürken, hasarlı gemi ile olan mesafemiz giderek açılıyordu. Doğal olarak yelkeni hasarlı olan bir gemiden çok daha hızlı ilerlediğimizden dolayı adaya onlardan önce demir atacaktık, açıkçası bu durum gemiyi inceleme fikrimizi sekteye uğratabilirdi.

Limana yaklaşırken hiçbir geminin adaya demirlemediğini görmek açıkçası beni oldukça şaşırtmıştı, sonuçta üç günlük yolculuk sonunda bulduğumuz kara parçasının bu kadar ıssız bir yer olması pek mantıklı gelmiyordu. Çok geçmeden Rudelle gerekli bilgileri vermişti, Umaketsu birliğine bağlı bir ada, bildiğim kadarıyla özerk bir ticaret birliğiydi. Mutfaktan dönen Crusnik bu esnada yanıma gelerek limanda gemi olmamasına dikkat çekmiş ve dikkatli olmakta fayda olduğunu belirtmişti. Başımla onu onaylarken bir yandan da kafamdan çeşitli düşünceler geçiriyordum.Adaya demir attığımızda karşımıza çıkacak şeylere göre nasıl hareket edeceğimize karar verecektim.

Çok geçmeden adaya yanaşmıştık, demir atmaya hazırlanırken geldiğimizi gören biri bize doğru yaklaşarak hoşgeldiniz dedikten sonra şehre giriş yapmadan isimlerimizi vermemiz gerektiğini söylemişti. Açıkçası pek çok ada gezdim ama böyle bir uygulamayı ilk kez görüyordum, bu durumun sebepleri ne olabilirdi diye hızlıca kafamda elemeye başlamıştım. İlk sebebi aranan birini bulmak için çeşitli güvenlik uygulamaları, ikinci sebebi adaya giren herkesi fişlemeleri, üçüncü sebebi de adada tekin olmayan bir şeyler döndüğünden çeşitli istihbarat toplama çabaları olabilirdi.

Gemiden ilk inen ben olacağım, bu sırada ilerlerken tayfama "Gözünüzü dört açın dostlarım" diyecek ve gemiden ineceğim. Ardından bize doğru gelen adamın karşısına geçip " Hoş bulduk dostum, benim geldiğim yerde birine adı sorulmadan önce kendini tanıtırsın. Ayrıca neden böyle bir uygulama olduğunu öğrenebilir miyim?" diyeceğim.
Resim


İsim:Sirius
Taraf:Sirius Korsanları
Boy:1.85
Kilo:70
Yaş:19
Para:300.000
Kafa Ödülü/Rütbe:-

Karakter Puanları;
Güç:4
Hız:3
Dayanıklılık:3
Karizma:5

Özel Puanlar;
Meslek:-
Dövüş Yeteneği:-
Şeytan Meyvesi-Jishaku Jishaku no Mi : 2
Pasif Başlangıç Yeteneği:İkna

Saldırı Listesi:-


Eşya Listesi:-


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:-


Ödüller:-
Kullanıcı avatarı Sirius
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 10
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:31

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Victoria Drusilla tarih 16 Eki 2019, 16:25

Uzun süredir topun başında oturup beklediğim için oldukça canım sıkılmıştı. Fakat gemiyi gördüğümüzden beri devam eden içindeki olumsuz düşünceler hala devam ediyordu. Karaya ayak basana kadar buradan ayrılmayı düşünmüyordum. Zaten kara parçasına iyiden iyiye yaklaşmıştık. Artık Rudelle adada dalgalanan bayrağı görebiliyordu. Bayraktan yola çıkarak adanın hangi ticari birliğe bağlı olduğunu bizimle paylaştı. Bu konularda fazla bir bilgim olmadı için sadece söylenenleri dinlemekle yetindim. Anladığım kadarıyla korsanları karşı olmayan bir birlikti. Fakat onları kızdırırsak sonuçları pek de iyi olmuyormuş…

Limana yanaşıp demir atmaya hazırlanırken gemimizin doktoru Crusnik yanıma geldi. Topun başına geçme eylemimi biraz abartı bir hareket olduğunu söyledi. Belki de dediklerinde haklıydı. Sonuçta karşımızdaki gemi oldukça eski ve hasarlı bir gemiydi. Kafamı hafifçe ona çevirerek ‘’Belki de haklısındır doktor’’ dedim. Fakat yapmaya devam ettiğim karşı gemiyi gözetleme eylemime devam ettim. Bu esna da Crusnik, Kaptanımız Sirius’a liman da hiçbir gemi göremediği için tedirgin olduğunu söyledi. Bu konuşmadan sonra Crusnik’in dedikleri benim de dikkatimi çekti. Çünkü gerçekten liman da herhangi bir gemi yoktu. Dikkat etmem gereken şeylerin sayısı giderek artmaya başlıyordu.

Limana demir atmaya hazırlanırken yerlilerden biri Usagi Machi’ye hoş geldiniz diye bağırdı. Ardından adaya girmeden önce isimlerimizi söylemimizi istedi. Bu konuda da şaka yapıyormuş gibi bir hali de yoktu. Gerçekten de elinde kağıt ve kalemle isimlerimizi söylememizi bekliyordu. Bunun adanın bağlı olduğu ticari birliğin yaptığı genel bir prosedür olup olmadığını bilmediğim için diğer tayfa üyelerini ne yapacağını gözlemlemeye başladım. Zaten topun başında beklediğim için ilk karaya ayak basan tayfa üyelerinden biri olma ihtimalim yoktu. Bu esnada Crusnik yine yanıma gelerek bu sefer sessiz bir şekilde, adımı kullanırken dikkatli olmam konusunda beni uyardı. Birilerinin anlattığım hikayemi bu kadar dikkatli bir şekilde dinlemesine sevinmiştim. Fakat bazı şeyleri yanlış anlamış gibi görünüyordu. Bu sefer ki konuşmamızda yüzümü ona dönerek '‘Madem kim olduğumu ve amacımı biliyorsun o zaman neden korkak gibi ismimi gizlememem gerektiğini de anlarsın’’ dedim. Yaptığımız bu kısa konuşma kaptanın dikkatli olmamızı söylemesiyle kesilmişti. Ardından Sirius az önce isimlerimizi öğrenmek isteyen ada sakiniyle konuşmaya başladı. Tam olarak ne yapacağımızı kestiremediğim için Sirius ve ada sakini arasında konuşmanın bitmesini beklemeye başladım.
Resim

Eşyalarınız:
2 adet MSP-3( Marine Standart Pistol) (90.000 x 2)
20 Adet Ekstra Cephane (10.000 x 2)
Kalan para: 100.000 Beli

Saldırı Tekniğiniz: Demon Twin Guns
Stiliniz: Ateşli Silahlar
Kullanıla Ekipman: İki adet tabanca
Açıklama: Stilin amacı orta ve yakın mesafeyi kontrol altına almaya dayanır. Genel olarak silahların hızlı çekilip ateşlenmesiyle güçlü bir dalga boyunu ele geçirecek mermileri ateşleyebilen hızlı bir stildir.
Şeytan Meyvesi:

Karakter Puanları
Güç:3
Hız:5
Dayanıklılık:3
Karizma:4

Özel Puanlar:
Meslek: 0
Dövüş Yeteneği: 1
Şeytan Meyvesi: 0

Pasif Başlangıç Yeteneği:
Sezgi,Hassas El
Kullanıcı avatarı Victoria Drusilla
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 6
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:16

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Barry Curtis tarih 16 Eki 2019, 17:18

Kaptandan da onayı aldığımıza göre artık gelen gemide ne olduğuna dair merakımı gdermemde bir sıkıntı kalmamıştı. Tabi geminin aşırı yavaş ilerlemesi dışında. bu hasarla bu çok normaldi gerçi. Demir attığımızda beklerken limanda biraz zaman geçirebilirdim ama adada bizi ne bekleyeceğini de bilmiyorduk. Bu yüzden şu an yarı plansız kalacaktım aslında. Önceliğim o ggemiye çıkıp bakınmak olsa da tam olarak ne yapacağıma adaya ayak bastığımda durumun gidişatına göre karar vermek en doğrusu olacaktı sanırım.

Enteresan bir şekilde Bella'yı saymazsak gemideki en sessiz kişi bendim şu anda. Crusnik ve Victoria kendi aralarında birşeyler konuşurken Takeda ise mizah şöleniyle ortamı şenlendiriyordu. Bir şeyler söyledikten sonra içeri doğru yol almıştı. O giderken arkasından "Muhtemelen beni yavaşlatırsın ama ben yukarı çıkıp gemiyi gözetlerken sopamı tutacak birine ihtiyacım olacak." diyecektim ve hızlıca sopamı alıp gelecektim. Bu sırada da limana giderek yaklaşıyorduk ve Rudelle de ada hakkında bir bilgi verip güvenli olduğunu bildirmişti tayfaya.

Gemi limana yanaştığında elinde kağıt kalemle bir adam dikilmişti Helios'un karşısına. Sirius temkinli olmamızı isteyerek önden inmeyi tercih etmişti. Diğer ikili de bunu pek sorgulamamış ve konuşma işini kaptana bırakmış gibi görünüyorlardı. Zaten bir yandan da kendi aralarında bir şeyi tartışıyor gibiydiler. Ben onları umursamadan kaptanın peşinden gidecektim. bu adamın bir balo görevlisi gibi karşımıza dikilmesinin nedenini merak ediyordum açıkçası. Sirius'un konuşmasının ardından onlara yaklaşacak ve "Sorun ne kaptan, davetli listesinde ismimiz yok muymuş?" diyecektim.
Resim

İsim: Barry Curtis
Taraf: Korsan/Sirius Korsanları
Boy: 1.81
Kilo: 78
Yaş: 20
Para: 170.000 Beli
Kafa Ödülü/Rütbe: -

Karakter Puanları;

Güç: 3
Hız: 5
Dayanıklılık: 3
Karizma: 4

Özel Puanlar;
Meslek: -
Dövüş Yeteneği: 1
Şeytan Meyvesi: 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: Akrobasi

Saldırı Listesi: -


Eşya Listesi:
Uncle Bo

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Uncle Bo


Ödüller:
-
Kullanıcı avatarı Barry Curtis
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 30 Eyl 2019, 13:41

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Takeda Shingen tarih 16 Eki 2019, 23:38

Mutfağa doğru yol alırken karnımın çokta acıkmadığını biliyordum fakat ada'da başımıza ne geleceğini bilmediğim için ufak tefek bir şeyler atıştırıp sıvı ihtiyacımı gidermem benim için iyi olabilirdi. Mutfağa gittiğimde Crusnik ve Hüsamettinle karşılaştım. Çok aldırış etmeden masaya oturdum, bu sırada tayfamızın gurur kaynağı olan bu ikili güverteye doğru yola koyuldu. Gurur kaynakları diyorum çünkü birisi karnımızı doyururken diğeri yeni bir şeyler keşfetmek uğruna kendini kullanıyor ve kimyasal maddeler ile cebelleşiyordu. Bir deney sırasında geberip gittiğini görürsem şaşırmazdım açıkçası. Herkesin tayfa'da önemli işleri vardı. Ben ise kendimi daha çok tayfa'nın dövüşmek zorunda olduğu durumlarda kullanışlı görüyordum. Onların çoğu bir mesleğe kendini vermiş ve zamanlarının büyük çoğunluğunu bu işe adamış olduklarından bu konuda kendilerini geliştirmemiş olabilirlerdi. Tabi bu aynı zamanda tayfamızın birlikte ve grup halinde dövüştüğü şartlarda büyük avantajlar sağlayabilir. Yine'de tayfamızın başına bir şey gelmemesi için Sirius ve bana düşen iş biraz daha fazlaydı ve bizim bunu layıkıyla yerine getirmemiz gerekiyordu.


Bir yandan bir şeyler atıştırırken bir yandan da dışardan gelen sesleri duydum. Sanırım karaya ayak basma vaktimiz artık geldi. Son bir yudum su içtikten sonra güverte'ye doğru hareketlendim. Limanda eleman'ın birisi bizlerden isimlerimizi istedi. Ben oralı olmadan gemiden inmeye karar vererek ilerlemeye başladım. Bu sırada benden önce Sirius yürümeye başladı. Kılıcımı yerine iyice sabitleyerek ellerimi cebime atıp gemiden inmeye başladım. Ben yere ayak bastığımda Sirius'da adama cevabını veriyordu, ben de bu sırada etrafı gözlemeye başladım. Etrafımızda ne gibi şeyler var, bu adam ne için bizden isim istedi, bunların hepsi belirsizliğini korusa'da bizim her an tetikte olmamız ve bunu etrafa belli etmememiz gerekiyor.

Ha bu arada bir de Barry ile konuşmamız vardı bunlar olmadan önce. Benim onu yavaşlatacağımı filan söylemişti sanırım ben mutfağa doğru giderken. O'nun içinde bir muz getirmiştim, eğer görevini başarıyla tamamlarsa ödül olarak bunu ona verecektim.
İsim: Takeda Shingen
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Taraf: Korsan/Sirius Korsanları
Uzunluk: 1,85
Kilo: 90
Deniz: One Blue

Eşya: Coldsteel Slicer
Para: 150.000

Karakter Puanları:
Güç:5
Hız:3
Dayanıklılık:4
Karizma:3

Özel Puanlar:

Dövüş Yeteneği: 2
Pasif Başlangıç Yeteneği: Sezgi

Resim
Kullanıcı avatarı Takeda Shingen
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:42

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Crocus tarih 20 Eki 2019, 22:57

Helios limana yaklaşırken tayfadakiler etraflarında neden başka gemilerin olmadığını merak etmeye başlamışlardı. Ne de olsa bir ticaret birliğinin limanı hiç boş olur muydu sorusu geliyor insanın aklına. Fakat bir süredir yoğunluktan dolayı liman boş olabiliyordu. Hele ki Usagi Machi kendi gemilerini teslimat yapmak için yolladığından beri. Bu durum adanın savunmasını zayıflatmış olsa da kendilerini korumaya yetecek güçleri vardı. Gerekirse paralı asker kullanırlardı.

Kaptan olarak onlara doğru yaklaşan adamla görüşme yapma vazifesini Sirius üstlenmişti. Daha önce böyle bir uygulama ile karşılaşmadıkları için temkinli davranıyorlardı. Adamdan haklı olarak önce kendisini tanıtmasını istemişti. Yanlarına gelen Barry ise belki de ortamı yumuşatmak için espri yapmıştı. Adam hafiften gülerek “Prosedür icabı isimleri alıyoruz. Patronun emri. Bu arada benim adım Jagaimo. Patronunkini de merak ediyorsanız artık onu kendisinden öğrenirsiniz. Evet sizinkileri alayım.” dedi. Yeni gelenlerle genelde aynı şeyleri yaşamaktan sıkılmış gibi bir hali vardı. İçinden patronun paranoyaklığı yüzünden uğraştığım şeylere bak diyordu. Bir an önce şu işten kurtulmak istiyordu. Bu sırada gözlerini Sirius’tan Takeda’ya çevirmişti. Takeda’nın kafasına göre takılması pek hoşuna gitmemişti. Karışıklık çıkmasını Jagaimo’nun işini uzatacaktı.

Resim

Jagaimo

Bu sırada diğerleri güverteden olan biteni izliyordu. Hüsamettin olanları görünce “Ah be mis gibi hazine olacaktı şimdi. Onun yerine şu keltoşa çarptık.” diye mırıldandı. Ama hala işin olumlu tarafından bakmaya çalışıyordu. Adada onların kar yapması için pek çok fırsat olmalıydı. İmkanları iyi değerlendirebilirlerse karlı çıkabileceklerini düşünüyordu. Rudelle’nin üzerinde görevini başarılı bir şekilde yapmanın mutluluğu vardı. Dümenin başında olayları izliyordu. İsabella geminin pruva kısmına yaklaşmıştı. Sessizliğini hala koruyordu.

Limanda ufaktan bir hareketlenme olmaya başlamıştı. Hasarlı gemi adaya iyice yaklaşmıştı. Bunu görenler limana toplanıyordu. Görünüşe göre bu gemi Usagi Machi’nin yolladığı teslimat gemilerinden birisiydi. Kalabalık, meraklı gözlerle gemiyi inceliyordu. Herkes bunun iyiye işaret olmadığının farkındaydı. Bildikleri tek şey geminin geri dönüş süresinin teslimatı gerçekleştirmelerine yetecek kadar uzun değildi. Yolda başlarına bir şey gelmişti. Acaba mallar ne alemdeydi?
En son Crocus tarafından 29 Eki 2019, 20:32 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: [Sirius Tayfası] Yok Mu Arttıran?

Mesajgönderen Sirius tarih 22 Eki 2019, 19:53

Adaya ayak basan kişilerin ismini alma organizasyonundan sorumlu adama sorularımı ilettikten sonra maymun dostumuz Barry yanıma gelip espirili bir kaç şey söylemişti.Kendisi her pozisyonda şaka yapmayı başarabilmesi ile ünlü bir maymun olduğundan açıkçası bu durum karşısında şaşırmamıştım. İsminin Jagaimo olduğunu öğrendiğimiz adam prosedür olarak isimleri aldığını ve bunun patronun emri olduğunu söylemişti. Zaten bu işi yapmaya pek istekli de değil gibi bir hali vardı, patron diye birinden bahsetmesi açıkçası ilginçti. Adayı yöneten mafya vari biri de olabilir,patron diye hitap edildiğine göre herhangi bir başkan yada yönetici olmadığı açıktı. Belki de ben fazla abartıyordum ama adada kaldığımız süreye göre bu patron hakkında daha fazla şey duyacağımız dan emindim.

Aslında ismimi vermek konusunda herhangi bir tereddüdüm yoktu, aranan ya da saklanan biri değildim bu yüzden bu mevzunun daha da fazla uzamasını istemiyordum. " Adım Sirius, bu gemide benimle yolculuk eden herkesten ben sorumluyum bu şekilde yazabilirsin" dedikten sonra tayfadakilere doğru dönüp "İsmini vermek istemeyen olursa sorumluluğu alıyorum, nasıl dilerseniz öyle yapın dostlarım" diyecektim.

Ben bunları söylerken denizde gördüğümüz hasarlı gemi limana yanaşmış ve kalabalığın ilgisini çekmeye başlamıştı. Bu kadar insan başına toplandığına göre gemi bu adadan yola çıkmış bir gemi olmalıydı.Daha yakından incelemek kalabalığa doğru hareketlenecek ve yürürken "Jagaimo bu gemi size mi ait, anlaşılan iyi bir yolculuk geçirmemişler" diyecektim.
Resim


İsim:Sirius
Taraf:Sirius Korsanları
Boy:1.85
Kilo:70
Yaş:19
Para:300.000
Kafa Ödülü/Rütbe:-

Karakter Puanları;
Güç:4
Hız:3
Dayanıklılık:3
Karizma:5

Özel Puanlar;
Meslek:-
Dövüş Yeteneği:-
Şeytan Meyvesi-Jishaku Jishaku no Mi : 2
Pasif Başlangıç Yeteneği:İkna

Saldırı Listesi:-


Eşya Listesi:-


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:-


Ödüller:-
Kullanıcı avatarı Sirius
OP: Sirius Korsanları
OP: Sirius Korsanları
 
Mesajlar: 10
Kayıt: 30 Eyl 2019, 20:31

ÖncekiSonraki

Dön Hikayeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir