Dört Muhafız ve Yeşeren Umutlar

Dört Muhafız ve Yeşeren Umutlar

Mesajgönderen Panej tarih 14 Şub 2021, 18:01

Bu muhafızların bir araya geldiğini görmek her zaman mümkün değildi! Ama emir gelmişti. Çağrı çok basitti... Hepsinin kafasında birden beliren bir ses şöyle yankılanmıştı "Jidori adasında yıkımı durdurun". Bu büyük yönetici, yönetim kişisi olarak adlandırılan ama çoğu kimsenin ismini bilmedi Shin-jou' dan gelen bir emirdi. Artık olanlara göz yumacak takati kalmamıştı. Bu büyük bir riskti. Dört muhafızı aynı göreve yollamak, düzenin yıkılmasını isteyenler için iyi bir fırsattı elbette. Dört muhafızın düşüşü demek okların tek bir yere yönelmesi anlamına gelecekti.

Jidori adası eski bir denizci üssüydü ve başıboş dolaşmaya başlayan korsanlar bir şekilde birleşerek ani bir saldırı gerçekleştirmişti. Bu üste elbette oldukça güçlü denizciler bulunmaya devam ediyor ve yıkılmış olsa da düzenlerini korumaya çalışıyorlardı. Savaş başlamıştı ve yaklaşık olarak ada bir ay süren bir bombardımanın ardından saldırıya uğramıştı. Taarruz başlamıştı ve insanlar ölüyordu. Korsanlar her yeri yağmalamaya başlamış her ne kadar direnişle karşılaşsalar da bir bir çemberi yarmayı başarıyorlardı. Artık son çembere gelmişti sıra. Yaşayan son amiral Sun-Tzu! Yönetimindeki birkaç dostuyla beraber son savunmayı yapacak olsa da bundan önce olanları anlatan bir mektubu eski dostu Shin-jou'ya ulaştırmayı başarmıştı. Shin-jou dikkatini bu adaya çevirmişti mektubu okuduğu an. Gücü sayesinde Jidori adasını bir süre gözlemlemiş ve olanlara daha fazla göz yummamak adına dört muhafızı birden göreve çağırmıştı. Beyaz muhafız Yönetim Adasını korumakla yükümlüydü ve emri aldığı an harekete geçmişti. Kabul edilemeyecek bir hızla Jidori'yi kurtarmak için ilerliyordu. O kadar hızlanmıştı ki bir şeytan meyvesi kullanıcısı olmasına rağmen denizin yüzeyinden yükselerek göğe ulaşmayı başarmıştı. Batmamış aksine yükselmişti.

Korsanlar adanın iç kesimlerine ulaşmışken etraflarını saran bir bitki örtüsü dıştan içe doğru adayı sarmaya başlamıştı. Bitki örtüsünün ani değişimi Yeşil Muhafızın habercisiydi ve tüm korsanlar onu tanıyordu ve burada bitki örtüsüne ciddi zarar vermişlerdi. Uluma sesleri eşliğinde bitki örtüsü hızla onlara yaklaşıyordu.

Kırmızı muhafız ise adaya çok ama çok uzaktaydı. Emre karşı gelerek rotasını Yönetim Adasına çevirmişti. Oranın güvenliğinin her şeyden değerli olduğuna inanıyordu.

İlk çarpışma gerçekleşmişti. Eski amiral Sun-Tzu o ünlü kılıcını savurmuş ve düşmanlarının üzerine bir sel dalgası felaket gibi çökmüştü. Karşısında ise korsanların balık adam kralı olduğunu hesaba katmamıştı belki de. Ya da bu onun için bir tuzaktı.

Dış hatta ise yeşil muhafızın geldiği yönün tam tersinden bir adam hiç bir şeyi umursamadan merkeze ilerliyordu. Muhafızların lideri altın kaplı bir bulut örtüsünün muhafazası eşliğinde hiçbir şeye aldırış etmeden düşmanlarını parçalayarak sadece yürüyordu. Bir taraftan bir altın bulutu diğer taraftan ise yeşillikler korsanların üzerine doğru geliyordu. Sun-Tzu ciddi bir şekilde yaralanmıştı ve balık adam korsana bakarak gülümsüyordu. İşte o anda gökten yere bir yıldırım düşmüş, yıldırım içinde ise Beyaz Muhafız toprakta bir oyun açarak balık adamı adeta yeryüzünden silmişti. Etrafında ve vücudunda dolaşan muazzam elektrik yüküyle savaşın seyrini tam anlamıyla değiştirmişti diğer muhafızların desteğiyle.

Sarı Muhafız olup bitene şahit olmuş ve kimin adaya ulaştığını iyi bir şekilde kavramıştı. Çok geçmeden sabaha karşı adanın yer yerinde ağaçlar belirmiş, çimenler yeşermiş ve adada yaşamayan hayvanlar varolmuştu. Ada sanki bir savaştan çıkmamış, bir yıkıma şahit olmamış gibiydi. Yeşil Muhafız ve Beyaz Muhafız birbirlerini uzun bir süreden sonra gördükleri için oldukça mutlu olmuşlardı.

Sarı Muhafız ise o sırada yaralı ama bir tecrübe abidesi olan amiralle ilgileniyordu. Onun alnına elini koymuş ve Sun-Tzu bayılmadan önce şu sözleri duymuştu "Seni ve dostlarını ağırlamak istiyorum. Sarı Muhafız sizlere eşlik edecek. Sizleri yanımızda görmekten mutluluk duyarız."

Olup bitenlerden haberi olan üçüz kardeşler ise en yakın adamlarını göreve çağırmışlar ve "Denizci kalıntıları ve o ihtiyar bir araya gelmemeli. Geldikleri takdirde oldukça güçleneceklerdir. Hazırlıklarını yapın o ihtiyarın olduğu adaya saldıracağız!". Odadan üç kişi ayrılmış ve hızlı bir şekilde gözden kaybolmuşlardı.

Bu yeni bir savaşın habercisi ve kimin av kimin avcı olacağının önem kazanacağı anlamına geliyordu.
Resim
Kullanıcı avatarı Panej
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 268
Kayıt: 21 Ara 2012, 00:16

Dön Kurgu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir