Kuşkaya

Kuşkaya

Mesajgönderen Erbu tarih 14 Şub 2021, 15:21

Adanın ve tek şehrinin ismi şehrin göbeğinde bulunan dikilitaştan gelmektedir. Bu dikilitaşın dört tarafında artık kimsenin nasıl okunacağını bilmediği harflerle kazınmış uzun metinler bulunmaktadır. Tepesinde de şehrin ve tanrıçasının sembolü olan bir kartal bulunmaktadır. Şehir halkı tanrıçaları Erbu'yu zaman zaman bu dikilitaşın yanında, elini taşa dayamış ağlarken gördüklerini anlatırlar.

Kuşkaya, bir korsanlar cumhuriyeti tarafından yönetilen orta ölçekli bir adadır. Adada tarım yetersiz olduğundan ve başka yerlere satabilecekleri bir ürünleri de olmadığından hayatta kalabilmeleri için korsanlık yaparlar. Daha zengin topraklara sahip olan adalara akınlar düzenleyip buğday çalarlar, ticaret gemilerine musallat olurlar, satabilmek için mallarını ve satın alabilmek için paralarını çalarlar. Yaptıkları akınlarda insan kaçırdıkları ve yüksek meblağlar karşılığında sattıkları da olur. Bunlardan satamadıklarını gemilerinde çalıştırırlar. Bu esirler zamanla yükselip kendi gemilerine sahip olabilir, ya da kendilerine biçilen ücreti toplayıp özgürlüklerine kavuşabilirler. Kuşkaya da ırk ve din ayrımı gözetilmez, akınlarda başarı gösteren herkes adanın yönetiminin bir parçası olabilir.

Buna rağmen, cumhuriyetin meclisi belli başlı korsan aileleri tarafından kontrol edilir. Bu aileler bir aristokrasiye dönüşememiş zengin korsanların etrafında örgütlenmişlerdir. Kendi aralarında hizip çatışmaları sık sık baş gösterse de, varlıklarının dışarıya karşı bir olabilmeye bağlı olduğunun farkındadırlar. Kuşkaya'da etkili bir aile kurmanın temeli, korsanlıkta başarılı olmak, bir kaç gemilik bir filo oluşturmak ve daha küçük kapasiteli korsanları himaye edebilmekten geçer. Buna rağmen, bir büyük korsan öldüğünde ailesinin de dağılması normaldir. Büyük adamın ya da kadının peşinden giden takipçileri, o öldüğünde onun pozisyonu için savaşma ya da dağılma eğilimi gösterirler.

Kuşkayalılar çok başarılı korsanlar olmalarının yanında çok başarılı diplomatlardırlar. Ele geçirdikleri ürünleri kimlere satacaklarını iyi bilirler. Esir almanın ve esir düşmenin savaş hali olduğunu bildiklerinden, ele geçirdiklerinden fidye alabilmek ve esir düştüklerinde serbest bırakılmalarını sağlayabilmek için çevrelerindeki adalarla sıkı ilişkiler türütmeyi ihmal etmezler. Her şeyin ötesinde düşmanlarının kendilerine karşı birleşmesini engellemek için sıkı bir diplomasi yürütmek, herkesi kendilerine düşman etmemek ve korsan akınlarını sınırlı ve stratejik tutmak zorundadırlar.

Adanın belli başlı mekanları:

  • Kuşkaya şehri ve dikilitaşı

  • Tanrıtepe: Erbu'nun yaşadığına inanılan şehrin arkasında koruyucu bir melek gibi yükselen dağ.

  • Dertli Hanım Tapınağı: Ada açıklarında, çok çok uzaktan ancak görülebilen, bir adacık üzerinde Erbu'ya adanmış ufak bir tapınak. Tapınağın içerisinde hiç bir yazı, süsleme ve resim bulunmamaktadır. Tapınak deniz insanlarının uğrak yeridir. Kuşkayalı olsun ya da olmasın fırtınalardan korunmak, hastalıklardan medet dilemek, kârlı akınlara katılmak ve esir düşmemek için Erbu'nun kendilerini korumasını dileyen denizci ve korsanlar tapınağa adak adarlar, bağışlarda bulunurlar. Senede bir defa Kuşkaya şehir meclisinin baş rahibi tapınağa yapılan adakları toplar ve elde edilen parayı nereli olursa olsun esirlerin serbest bırakılması için harcar.

  • Kuşkaya Meclisi: Cumhuriyetin atan kalbi, hararetli tartışmaların merkezi, korsan akınlarının organizatörü. Kapısında "Tanrılara gücün yetmedi" yazar, sadece başarılı korsanların söz hakkına sahip olduğu ama bütün halkın girip çıkabildiği bir binadır. Meclis üyesi olabilmek için bir korsanın en az bir başarılı sefer yapmış olması gerekmektedir. İçinde divanların bulunduğu büyük bir toplantı salonundan ibaret, tavanı on metre yüksekliğinde tek katlı ama geniş dikdörtgen bir binadır. Toplantı salonu dikdörtgen şeklinde birleştirilmiş iki yüz kişiyi alabilecek kadar çok divanlar ve yerlere serilmiş halılardan oluşur. Üyeler bu divanlarda otururlar, konuşma yapacaklar yerlerinden kalkıp divanların ortasına yürür ve meclise hitap ederler. Seyirciler, divanların arkasında kalacak şekilde salona yayılarak tartışmaları ayakta dinlerler.

    Meclis birleştirici bir kurum olsa da, Kuşkayalıların bireysel özgürlüklerine düşkünlüklerinden dolayı onlara hükmedemez. Adanın kendine ait bütüncül bir donanması bile yoktur. Beraber hareket edebilmek için her seferinde bütün korsanları ikna etmek gerekmektedir.

  • Tophane: Kuşkaya'nın kan yapıcısı, kalbini destekleyen bölge. Adadaki gemilerin toplarını, barut üretimini, silah yapımını tophanedeki ustalar üstlenmiştir. Ateşli silahlar Kuşkaya'nın dışarı bağımlı olmadığı iki kalemden birisidir.

  • Tersane: Kuşkaya'nın elleri ve ayakları, hareket kabiliyetinin merkezi. Kuşkayalılar deniz güçlerine o kadar güvenirler ki tersane ve limanları meclislerinin olduğu küçük tepenin hemen altındadır. Meclis bahçesinden adanın gemilerini ve denizi görmek üzere tasarlanmıştır. Kuşkayalılar düşmanların hiç bir zaman gemilerini geçip adayı bombalayabilecek bir konuma gelemeyeceğine inanırlar. Bundan dolayı denizde kaybedip karada savaşmak için meclisi adanın içlerine taşımayı hiç bir zaman düşünmemişlerdir.
Erbu
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 14 Şub 2021, 14:36

Re: Kuşkaya

Mesajgönderen Panej tarih 20 Şub 2021, 09:38

Adanız onaylandı.
Resim
Kullanıcı avatarı Panej
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 268
Kayıt: 21 Ara 2012, 00:16


Dön Ada Yaratım

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir