[Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

[Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 07 Şub 2013, 03:14

Sonunda bütün savaşlar sonlanmış, silahlar susmuş ve akan kanlar durmuştu. West blue da bir korsan zaferi yaşanmıştı. Ancak bütün deniz büyük değişiklikler yaşamıştı. Üç bela unsuru bile kalkmıştı denizden. Her ne kadar savaşı kazansalar bile başlarına büyük belalar almışlardı. Büyük usta Hansei'nin ölümü onlar için acı bir kayıptı. Bu yüzden hiç biri aldıkları zaferi, zafer diye nitelendirmeyeceklerdi.

Ama korsanlar yeni bir kan daha kazanmışlardı. Belkide savaşta çok önemli bir rol oynayan Teğmen Venita Van Verdell'di. Aslında eski teğmen demem gerekirdi. Çünkü savaşta kumandanlarının aldığı yanlış kararların, kendi adalet anlayışına ters düştüğünü fark etmiş ve adalet konusunda kendi yolundan ilerlemeye karar vermişti. Bu yüzden Nuke'un gemisine sığınmış, onlarla yolculuk etmeye başlamıştı.

Nuke ise Hansei'nin ölümünün ardından hemen geri çekilmiş ve savaş alanından uzaklaşmıştı. Başına aldığı belaların farkındaydı ve Grand Line'a doğru yola çıkmıştı. Bir günlük yolculuğun ardından Red Line'ı görmüşlerdi. Önlerinde her zaman bahsedilen Grand Line girişi uzanıp gidiyordu. Giriş bulutların üzerine kadar uzanan bir dağdan ibaretti. Kapı ise dağdan yukarı doğru tırmanan sulardan oluşuyordu.

Çok geçmeden geminin rotacısı güverteye çıkıp bağırdı "Girişe geldik. Herkes yerlerine. Dikkatli olun, bu zorlu bir geçiş olacak." diye. Herkes kalkmış gemide işinin başına geçmişti. Rotacı dümen başına iki kişi koymuş, bir çok kişi yelkenlerin iplerini tutuyordu. Kısa süre sonra gemi akıntıya kapılmıştı. Dağın üzerine doğru ilerleyen akıntı, gemiyi almış ve hızla çekmeye başlamıştı. Belkide işin en zor kısmı o bir gemi geçecek kadar olan yeri tutturmaktaydı. Gemidekiler bunu sadece o dağın arasındaki akıntıya girdiğinde anlayabilecekti.

Fazla sürmemişti. Gemi zaten çok hızlı hareket ediyordu akıntıda. Yelken direği sanki yerinden çıkacak gibi sallanıyordu hızdan dolayı esen rüzgarda. Ama başarmışlardı. Nuke ve tayfası o zor kısmı geçmişti. Şimdi gemi dağa doğru tırmanmaktaydı. Ama bir zorluk daha işte. Demek ki sadece ilk kısmı değil, bu kısmı da zormuş. Şimdi yelken direği iyice geri doğru esnemeye başlamıştı. Direği tutan adamlar hıkınıyorlardı. Kıpkırmızı olmuşlardı. Geminin güvertesine sular sıçrıyordu. Güvertede bulunan herkes sırılsıklam olmuştu. Nuke "Lanet olsun! Bu su adamım. Lanet olsun ateş yakamayacağız. Her yer ıslandı." diye bağrınıp etrafta koşturuyordu. Zaten bu koşturması fazlada sürmemişti geminin sarsıntısından dolayı yere kapaklanmıştı. Gemi feci bir sarsıntı ile yoluna devam ediyordu.

Bu tırmanma kısmı yaklaşık 5 - 10 dakika sürmüştü ancak gemidekiler sanki asırlardır tırmanıyorlardı bu bulutların üzerine çıkan dağa. Ancak dağın zirvesinde onları bekleyen bir mükemmeliyet vardı. Zirve bulutların üzerindeydi. Bu manzarayı hayatınızda kaç kere görebilirsiniz ki? Ama oradakiler gördü. O bulutların üzerini, o beyazlığı, o sonsuzluğu... Belki, belki cenneten düşen bir parçayı. Bunu görünce tekrar Nuke bağırdı "Bulutları yakmak istiyorum dostlarım. Hepsinin alevler ile hayat bulmasını istiyorum. Vooooahhhh!" diye.

Sonrasında ise gemi tekrar dağdan aşağı akıntıyla inmeye başlamıştı. Muazzam bir hıza ulaşmıştı gemi. Aşağı doğru akıntıyla ilerliyordu. Yelkenlerle ilgilenenler hemen yelkenleri kapattılar. Dümenin başındakiler dümeni bırakmışlardı. Artık dümene ve yelkene ihtiyaç yoktu. Gemi akıntıya kapılmış, kendi başına iniyordu aşağı doğru. Aşağı inişteki manzarada bir o kadar ilginç ve güzeldi. Herkesin hoşuna gitmişti. Bir çok kişi kafasını yukarı kaldırıp gözlerini kapatmıştı. Belkide uçtuklarını hissediyorlardı. Nuke ise yine yerinde rahat durmamıştı. Hızla geminin önüne koştu, kollarını iki yana açtı ve "Vooooaahhhhh!" diye bağırmaya başladı. İniş, çıkıştan daha hızlı olmuştu ve gemi "Şloppsss..." diye durgun sulara daldı. Dağdan gelen suyun etkisiyle biraz daha ilerledi ve mavi sularda durakladı. Çok zorlu bir geçiş olmuştu ancak Nuke ve tayfası bunu başarabilmişlerdi. Hepsinin bir elden çalışması sonucu sağ sağlim Grand Line'a girmişlerdi. Tepede güneş vardı ve mavilik önlerinde dümdüz uzanıyordu. Yeni bir dünya belkide yeni bir cennet. Devamını kim bilebilir ki?
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen Venita Van Verdell tarih 07 Şub 2013, 04:02

Venita kendisini oldukça yabancı olduğu bir ortamda bulmuştu. Korsanların arasındaydı artık... Daha bir kaç gün öncesine kadar karşılarında durduğu ve onlara karşı yapılan savaşın bir neferi olduğu güruhun içindeydi. Alfonso'yu kafasından vurduktan sonra karargâha dönemeyeceğini anlamıştı. Tek seçeneği olduğu için Nuke’dan sığınma talep ettiğini söylersek bu oldukça büyük bir yalan olurdu. Mermi tüfeğinden çıkmadan kafasında on-on beş senaryo oluşturmuştu bile. Ama en büyük yararı sağlayacağı seçenek Black Coke Nuke’un yanına katılmaktı. Bu tercihi yapmasındaki en büyük sebep korsan dedikleri bu herifin Ohara’da patlak veren faciada hemen harekete geçip kurtarabilecekleri kimse olup olmadığını kontrol etmek istemesiydi. Oysa bunu teklif etmesi gereken ilk kişi denizci yüzbaşısı Alfonso olmalıydı. Lanet bir kitabı düşünüyordu sadece… Lanet bir kitabı…

Tek bir kişi kurtulabilmişti Ohara’dan… Bir çocuk… Elinde ise bir kitap vardı sıkı sıkı sarıldığı. Acaba bu o kitap olabilir miydi? Hemen revire taşınmış olan çocukla ilgilenecek fırsatı bulamamıştı. Çünkü kaçıyorlardı. Nereye derseniz başka bir dünyaya; Grand Line’a!

Başları beladaydı. Hem de ne bela. Yüzbaşını vurması ki hala adamın ölüp ölmediğinden emin değildi, artı meydana gelen büyük savaş West Blue’da kalmalarını zorlaştıracaktı. Hemen rota çizildi ve gün sonu gelmeden Döndüren Dağa ulaşıldı. Gerçekten de Nuke oldukça hızlı bir gemiye sahipti. Ve biraz güncelleme ile oldukça güçlü bir gemi olabilirdi de.

Rotacının uyarsı ile kendisine tutunacak sağlam bir yere bulmuştu. Bir kamaraya da girebilirdi, orası daha güvenil olurdu belki ama Döndüren Dağ tecrübesini yaşamak istiyordu. Bundan ötürü dışarıda kalmayı seçmişti. Doğanın ve fiziğin bir mucizesiydi karşılarında dikinle yüze dağ. Yukarı akan bir su kanalı… Hayatta kaç defa böyle bir şeyi görmek nasip olabilirdi ki?

Büyük bir sarsıntı ile içine girmişlerdi akıntının. Rotacı habire emirler veriyor geminin parçalanmadan ilerlemesini sağlamaya çalışıyordu. Ama Nuke çılgınlar gibi davranıyordu. Gerçekten bu adamın kafasında birkaç tahta eksik olmalıydı. Dağın tepesine çıkana Nuke gemisinin ıslanmış olması nedeniyle hayıflanmıştı. Ama en tepeye ulaşıp Grand Line’ın kuş bakışı manzarası ile karşı karşıya geldikleri anda… Nuke göğü ateşe boğmak istediğini haykırmıştı. Ama Venita Van Verdell sonsuza dek havada asılı kalmayı tercih ederdi. Uçan bir gemide dünyayı dolaşmak isterdi… Yanında babası ve annesi olduğu halde… Onlar Göğün Kralı ve Kraliçesi olurdu. Kendisi ise aşırı şımartılmış olan prenses kızları… Sonsuza kadar o halde yaşayabilirdi.

Ama bu sadece bir hayaldi. Gemi yeniden aşağıya inmeye başladığında onu geminin kıçına doğru gerilmeye zorlayan bir güç binmişti üstüne ve bu hayalden çıkmıştı. Üstündeki görünmez kuvvete dayanmaya çalışıyordu. Zamanında gözlüklerinin camlarını indirmiş olduğundan oluşan baskıya daha iyi mücadele verebiliyordu. Çevresindeki korsanlar gözlerini açmakta bile zorluk çekiyor olmalıydı. Ama Nuke bu işten zevk alıyormuşçasına bağırıyordu. Ne manyak adam…

En sonunda bu curcuna sona ermiş ve Grand Line’a giriş yapmayı başarmışlardı. Toparlanmaya çalıştı ama ayakta durmakta zorlandığını fark etmişti. Böyle bir sarsıntı doğal olarak her insanın dengesini bir süreliğine alt üst ederdi. Sessiz maviliğe bakarak dengesini yeninde kurmaya çalıştı. Sonrasında ise Nuke’un yanına gidecekti. Artık peşlerine düşmüş olan denizcileri düşünmelerine gerek kalmadığından ona elini uzatacak ve;

“Merhaba, olumsuz şartlar nedeniyle tam olarak tanışamadık. Ben Venita Van Verdell. İçinde bulunduğum şu zor anda beni geminizde misafir ettiğiniz için teşekkür ederim. Beni konuk ettiğiniz süre boyunca sizin açınızdan yararlı olmaya çalışacağımı bilin. “ diyecekti resmi bir ifade ile.

“Bir denizciyim. Eski denizciyim demek daha doğru olur… Olayları siz de gördünüz. Ama aynı zamanda meslek erbabı birisiyim. Bir teknisyenim. Onarıma gerek duyan cihazlarınız ya da ekipmanlarınız varsa bunları tamir etmekten mutluluk duyarım.” Diye ekleyecekti daha sonra.

Asıl niyeti Nuke’u etkilemeyi başarıp kendisini tayfasına kabul ettirmekti. Daha sonra bu tayfayı kendi amaçları için kullanmayı istiyordu. Nuke’un kötü bir adam olmadığına inanıyordu. Eğer doğru şekilde teşvik edilirse ona her istediğini yaptırabileceği düşünüyordu. Ve en doğru teşvik unsurunun ne olduğunu daha Nuke’ile düşman olduğu sıralarda keşfetmişti. Harıl harıl yana kor ateş…
Venita Van Verdell
 

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 07 Şub 2013, 13:43

Bütün o curcuna bir anda sona ermişti. Herkes Grand Line'a girmenin veridiği mutluluk işe çılgınlar gibi bağırmaya başlamıştı. Hepsi zıplıyor, hepsi bir yerde dans ediyorlardı. Tayfa tam anlamıyla delilerden oluşuyordu. Sanırım Venita bu tayfaya göre normal olmasına rağmen, onların arasında garip kalıyordu. Kim bilir belki zaman prensesimizin bilmediğimiz başka bir yüzü daha çıkar ortaya. Sonuçta kumandanını vurabilecek kadar gözü kara birisi.

Artık resmi olarak tanışmak istiyordu Nuke ile. Yanına gidip ona elini uzattı ve kendisini tanıttı. Kendisini tanıtmasından sonra Nuke "Hah! Teğmen. Bende Black Coke Nuke." dedi ve bunu söylerken Venita'nın uzattığı eline önce sağ elinin avuç içi ile vurdu sonra aynı elinin arkası ile hareketin devamında elini yumruk yaptı ve üstten, alttan Venita'nın eline vurdu en sonda yumruğunu kalbinin üzerine iki kere yavaşça vurdu ve işaret ile orta parmağını Venita'ya doğru uzattı. Garip bir selamlaşma hareketi yapmıştı.

Venita'nın devamında söylediği sözlerden sonra arkasından bir ses "Hey! Hey! Dün bir bugün iki. Gemimizde istediğini yapabileceğini mi sanıyorsun? Bu geminin tek bir tamircisi var o da benim. Geminin marangozu Kiba. Bu gemide sadece ben tamir yaparım." dedi. Ardından diğer adamlara döndü ve "Siz ne bakıyorsunuz? Hemen aşağı gidin ve gemide bir şey var mı diye kontrol edin. Bende geliyorum şimdi." dedi. Geminin marangozu Venita'ya biraz sert çıkmıştı doğrusu.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen Venita Van Verdell tarih 07 Şub 2013, 19:00

İlginç bir selamlaşma şekli ile karşılık vermişti Nuke elini ona uzatmış olan Venita'ya. Sanki çok sıkı dostlar arasında yapılan ya da bir kulüpçe belirlenmiş gizli bir selamlaşmaydı. Tabi gizli olsaydı böyle ulu orta kullanılmazdı. O yüzden fazla samimi bir tokalaşma denebilirdi bu yapılan hareket için. Venita olan bitene şaşkın şakın bakarken durumu kavraması normalden biraz uzun sürmüştü. Bu şekilde bir karşılık beklemiyordu çünkü. Belki biraz soru sorulabilirdi ona veya neden yüzbaşının kafasını dağıttığını öğrenmek isteyebilirlerdi. Bu kadar da rahat olunmazdı ki!

Teklifini sunduğunda ise marangoz olduğunu söyleyen birisi ileri çıkarak tamir işlerinin ondan sorulduğunu söylemişti. Özür dileyerek haddini açtığını söylerdi normalde... Aslında hayır! Normalde olsa özür dilemekten öte bir şey yapar ve adama haddini bildirirdi. Bir denizci olduğu için ağırbaşlı davranması gerekiyordu.

İkinci bir defa düşündüğünde artık bir denizci olmadığını hatırlamıştı genç kadın. Yüzünde istemsizce bir sırıtış belirirken kafasından geçen şuydu; Artık normal davranabilirdi...

"Önce su kaçan kulaklarınızı temizleyin Senhor. Ben bir teknisyenim. Marangoz olduğumu söylemedim. Silahları tamir ederim ve gerekirse silahlar yaparım. Arıca gördüğüm kadarı ile sizin gerçek silahlara ihtiyacınız oldukça var. Ateşiniz güçlü olabilir ama bunu sadece denize dökmek ve birbirinizi ateşe vermek için kullanıyorsunuz. Benim ellerimde o ateş Kaptan Nuke'un hayalini gerçeğe döndürebilir. Gökte adını bile yazabilir alevden harfler ile." demişti kendinden emin bir tonda.

"Tabi hizmetlerimi istemiyorsanız beni yakındaki bir adaya bırakabilirsiniz de. Sonuçta bana herhangi bir borcunuz yok... Ama ben kimseye borçlanmak istemem. Yardım isterseniz söylersiniz. İstemiyorsanız da kendi bileceğiniz iş." diyerek yanlarından havalı bir tavırla ayrılmış ve oturacak bir yer bakınmaya başlamıştı.

"Ayrıca misafire ikram yapmak adettir. Tatlı bir şeyleriniz varsa çok müteşekkir olurum." diye eklemişti. Elbette bunu rica eder tonda değil gerçek bir prensese yakışır bir üslupla söylemişti. Sözlerinin bilinçaltında oluşturacağı anlam; "Bana tatlı getirmezseniz hayatı size zehir ederim " gibi bir şey olması için gayret etmişti.

Artık tohumları ekmiş ve filizlenmelerini beklemekten başka bir işi kalmamıştı. Nuke ona gelecekti. Bundan emindi. Ve bu olduğunda bazı talepleri olacaktı...

Venita Van Verdell
 

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 08 Şub 2013, 03:05

Venita'ya sert çıkışan marangoz, suratına soğuk su misali çarpan cümlelerle karşılaşmıştı. Yine o prenses uyanmıştı. Marangoza söylediklerinden sonra adam arkasını döndü, bir elini Venita'ya doğru kaldırdı ve "Hadi oradan be. Teknisyenmiş!" diyerek aşağı inen kapıdan içeri girdi. Adamın arkasından diğer bir çok adamda onu izlemişti. Bu sırada Venita gidip bir yere oturmuş ve Nuke ile konuşmaya başlamıştı. Doğrusu marangoza konuşma hakkı bile tanımamıştı.

Sözlerinden sonra oturacak bir yer aramaya başlamıştı. Ancak gemide oturabileceği bir yer bulamamıştı. Gidip geminin korkuluklarının kenarına dayanmıştı. Herkes çekip gittikten sonra ve Venita sözlerini bitirdikten sonra Nuke ortada kalmıştı. Önce marangozun gittiği tarafa kafasını çevirdi sonra Venita'ya. Bunu aynı hızda bir kaç kez daha yaptıktan sonra kafasını sağa sola hızlı hızlı çevirmeye başladı. Bir kaç saniye böyle devam ettikten sonra kafası Venita'ya bakarak durdu.

Hızlı adımlarla Venita'nın yanına gitti ve o da korkuluklara dayandı. Sonra "Demek adımı ateşle göklere yazmamı sağlayabilirsin ha Velita? Şuanda gemide tatlı bir şey yok ama çıktığımız ilk adada ben sana bir şeyler ayarlarım. Söylesene bu ateşle göğe yazma olayı nasıl oluyor?"
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen Venita Van Verdell tarih 08 Şub 2013, 03:48

Marangozun kendi kendine çemkirerek uzaklaşmasını bıyık altından sırıtarak izlemişti Venita. Adam ona cevap verebilecek entelektüel seviyede olmadığından çareyi kaba bir kaçma girişimi yapmakta bulmuştu. Adamın arkasından demin söyledikleri için bir kaç şey sıralayabilirdi ama kimsenin kendisinden nefret etmesini istemiyordu. En azından şu anlık... Planı başarıya ulaşırsa eğer kendisinden nefret etseler dahi hizmetinde olacaktı bu tayfadaki herkes.

Veee beklenildiği gibi Nuke oltaya gelmişti. Şimdi yavaş yavaş ipi sarması gerekiyordu ki avı kaçmasın. Nuke yanına doğru gelirken bir şeyin farkına varmıştı... Hem de çok öneli bir şeyin!

"Kıyafetim!" diye bağırmıştı. Sadece kıyafetleri değildi ıslanmış olan. Elleri titreye tireye saçlarına gitmişti. "Saçlarım!"

Öfkeden köpürüyordu... Yedek kıyafetleri veya kişisel bakım eşyaları yoktu. Ayrıca bu durumda bir saniye daha kalmak istemiyordu. Kıyafetlerini değiştirmeli ve saçlarını tuzlu deniz suyundan arındırmalıydı. Kafasındaki planı bir anlığına unutuvermişti. Ama böyle bir lüksü olmadığının da farkındaydı. Nuke’u çok bekletmeden söze girdi;

"Önce anlaşalım, sen bana ihtiyaçlarımı giderme konusunda yardımcı ol ben de sana adını nasıl gökte yazacağını anlatayım." demişti sinirini kontrol altına almaya çalışarak. "Kıyafetlere ve temizlenmeye ihtiyacım var. Ayrıca tüm teknik malzemelerin geride kaldı. Dolayısıyla yeni malzemeler almalıyım. Ve en önemlisi eğer sana yardım etmemi istiyorsan korsanlık konusunda bazı kurallar belirlemeliyiz. Sadece diğer korsanlara ve kanunsuz kişilere saldıracaksınız sivillere ve denizcilere gerekmedikçe dokunmayacaksınız. Bunun karşılığında ben size güçlü silahlar ve ateşinizi kullanabileceğiniz farklı yöntemler sunacağım." dedi pazarlık eden bir tüccar edası ile.

"Tabi eski usulle devam etmek isteyebilirsin. Ama benim yardımımla sahip olacağın güçle ateşin her zamankinden daha güçlü yanacak." demişti son olarak vurucu noktaya parmak basmak istercesine.
Venita Van Verdell
 

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 08 Şub 2013, 12:59

Venita iyice öfkeden köpürmeye başlamıştı. Belkide bu yer onun istediği gibi değildi. Belki bir prensesin hayat standartlarına göre çok düşüktü. Ama bu asi prenses bizi bir kere daha yanıltmayı başardı. Kararlıydı. Nuke ile konuşmasına bu şekilde devam etti. Nuke gözlerini sonuna kadar açmış ve Venita'nın söylediklerini iyice dinlemişti. Ancak Venita'nın son söylediklerinden sonra Nuke suratını biraz asmış, kafasını geri çekmiş ve yere bakarak düşünmeye başlamıştı.

Kısa süre böyle düşündükten sonra "Orada olanlar şaka değildi, değil mi? " diye sordu. Aslında bu onun Venita'ya bir sorusu değildi. Kendi içinde bazı düşüncelerini meydana çıkarmasıydı. Devamında ise "Şimdiye kadar ateşin hep hayat verdiğine inandım. Onu asla bir insanı öldürmek için kullanmadım. Ateş günahkar olmamalı. Ama, ama..." dedikten sonra sinirle geminin yan korkuluğuna yumruğunu vurdu ve "Ohara da ateş can aldı. Aslında can değil, canlar aldı. Bir çok insan öldü, savaşta bir çok arkadaşımız öldü. Ölümlerin sence neresi doğru? Güç ölüm getiriyorsa neresi doğru?" diye sormuştu Nuke. Kendi içiyle bir tartışma içerisinde gibi görünüyordu. Morali iyice bozulmuş ve öylece yere bakakalmıştı.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen Venita Van Verdell tarih 08 Şub 2013, 17:25

"Evet, şaka değildi Nuke... Orada yüzlerce ve hatta binlerce insan can verdi. Korkunç bir şekilde yanarak belki de... Ama bunun sorumlusu ateş değildi." demişti Venita, Nuke'un beklenmedik sözleri karşısında. Ancak asıl şaşırdığı şey kendisinin, adamı teskin etmeye çalışmasıydı. Elinde olmadan bu korsana karşı bir sempati duyuyordu. Hem, odak noktaları farklı olsa da, bir şeylere neredeyse aynı derecede bir tutku ile bağlı oluşları hem de kanun kaçağı da olsa şefkat ve merhamet duygularına sahip oluşu nedeniyle.

“Bu olaydaki suçlu ateş değildi. Ateşi o şekilde kullanan kişi ve kişiler suçlu. Aslında hemen hemen her şey kullanımına göre silah olabilir. Dediğin gibi ateş hayattır, makinelere can verir. Soğukta üşüyen canlıların ısınmasını sağlar… Ama kontrolsüz bir şekilde kullanıldığında ise zarar verir. Sadece ateş değil… Hayat için önemli bir madde olan su bazen bir sel veya baskın halini alıp canlar alabilir. Bir gemi kazasında denize düşen insanlar boğulabilir, sığınmak için kullandığın toprak ev başına yıkılabilir… Hava bile gereğinden fazla alındığında boğulmalara sebep olur. Kısaca neyi ne şekilde kullandığın önemli... Hayat veren bir şey hayat da alabilir.”
Demişti öğrencisine ders veren bir öğretmen edası ile. Ardından daha ciddi bir üslupla eklemişti;

“Eğer birisi makineleri masumlara zarar vermek için kullansaydı hedefim o kişiyi bulmak ve cezasını vermek olurdu. Sen ne düşünüyorsun bilmem Nuke. Ama ben senin yerinde olsaydım kendime çeki düzen verir ve Ohara’da yaşananların sorumlusunu bulmaya çalışırdım.”

Tüm bunları adamı avutup çabucak işine dönesi için söylememişti. Cidden üzülmüştü Nuke için. Kendi icatlarının ve ürünlerinin masumlarının canını almak için kullanıldığını öğrenseydi kendisi de boşluğa düşerdi muhakkak. Bu düşünce içinin sıkılmasına neden olmuştu. Elini saçını geri atmak için kafasına götürmüştü…

“Acaba artık yola çıkmamız mümkün mü temizlenmeye gerçekten ihtiyacım var!” demişti temizlik kelimesine vurgu yaparak.
Venita Van Verdell
 

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 08 Şub 2013, 17:35

Nuke'un bu düşünceli duruşu Venita'ya bir kapı açmış ve işleri birazcık garipleştirmişti. Prenses artık durgunlaşmıştı ve Nuke'a bir kaç ders veriyordu. Nuke yere bakarak Venita'yı dikkatle dinledi. Ardından ise "Haklısın. Hemen yola çıkmalıyız. " dedi ve sonrasında geminin ortasına doğru bir iki adım attı. Orada durduktan sonra bağırdı "Millet! Hemen hazırlanın! Yola çıkıyoruz. Ateşimi, aşkımı, bir tanemi adam öldürmek için kullananların peşinden gideceğiz. " diye.

O sırada güvertede olan bir adamı ise "Ama kaptan, çok yorgunuz ve Kiba gemiyi kontrol ediyor." dedi. Nuke o an duraklamıştı ve az önce havaya kaldırdığı kollarını indirip biraz duraksadı. Sonra Venita'ya döndü "Adam haklı önce işlerini bitirsinler." dedi. Ama o sırada Kiba ve aşağı giden diğer adamlar güverteye çıktılar. Kiba, asi prensese tip, yan bir bakış attı ve "Yola çıkmaya hazırız kaptan! " dedi.

Nuke ise tekrar kollarını hava kaldırdı ve "O zaman gidiyoruz. Hemen yelkenleri açın. Tam yol ileri, ,ileri, ileri..." diye devam etti sözlerine. Bir süre "İleri" kelimesini ardı ardına tekrarladı ve bir kolunu yukarı aşağı kaldırıp kaldırıp indirdi. Sonra ise Venita'ya döndü "İşte şimdi gidiyoruz. Gayet haklısın o adileri bulup günlerini göstermeliyim Velita." dedi. İşin ilgin yanı Nuke, Venita'nın adını ikinci kez yanlış telaffuz etmişti. Daha önce söylediğinde Venita bunu ya o an oldukça öfkeli olduğundan ya da dikkatinin başka bir yerde olmasından ötürü fark edememiş olmalıydı.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Venita Van Verdell] Cenneti Ateşe Vermeye

Mesajgönderen Venita Van Verdell tarih 08 Şub 2013, 18:23

Nuke artık kendisine gelmişti. Ve hiç vakit kaybetmeksizin adamalarına yola çıkılması için emir vermişti. Ama ne yazık ki gemi hala hazır değildi. Venita'nın sabrı taşıyordu. Saçlarının bakıma ihtiyacı vardı ve kıyafetlerini muhakkak değiştirmeliydi. Bağırıp çağırıp yavaşlıkları için mürettebatı azarlamak istiyordu. Ama şu anlık bir misafir olduğunu unutmamalıydı. Şimdiden gemi onunmuş gibi davranmasının hiç de iyi karşılanmayacağını tahmin ediyordu.

Bu sırada marangoz dışarı çıkmış ve yola çıkmak için hazır olduklarını söylemişti, ayrıca Venita'ya pis pis bakışlar atmayı da ihmal etmemişti bunu yaparken. Ama yapılan terbiyesizlik genç kızın pek umurda değildi. Kızıp, bağırarak onu kaale aldığını göstermek istemiyordu. Ortada hareket etmelerine mani olacak bir şey kalmadığını öğrenen Nuke da adamlarını hızla işe koşmuştu. Bir süre sonra yola çıkmışlardı. Bu da genç kadının biraz olsun rahatlamasına yol açmıştı.

“Umarım adamların Grand Line’da nasıl yol alabileceklerini biliyordur. Burada normal yöntemlerle ilerlemenin olanaksız olduğunu duymuştum.” Demişti genç korsan kaptanı, harekete geçtikleri sırada.

Bu esnada Nuke’un ikinci defadır adını yanlış telaffuz ettiğin işitmişti. İlk seferinde yanlış işittiğini düşünmüştü ama öyle değildi. Bu herif ona Velita diyordu.

“Kusura bakmayın Senhor Nuke ama adımı yanlış söylüyorsunuz. Velita değil Venita olacak. VE- Nİ-TA. VEEE-Nİİİ-TAAA.” Demişti bir bebeğe konuşmayı öğretiyormuşçasına.

Sonrasında biraz ufku ve denizi seyredecekti. Uygun bir anda ise bir soru yöneltecekti Nuke’a;

“Korsan olmayı neden seçtiniz? Ayrıca bu ateş sevdasının sebebini de çok merak ediyorum. Sorun olmayacaksa bana hikayenizi anlatır mısınız?"
Venita Van Verdell
 

Sonraki

Dön Manyetik Rota 3

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir