[Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

[Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 19 Eyl 2012, 01:05

Pek çok hikaye vardır, hikayelerin de kahramanlara ihtiyaçları vardır elbette. Bu kahramanlar bazen kutsal bir görev için yola çıkmış olurlar, bazıları da zaferler kazanmak için savaşırlar. Ve bazıları da sadece macera ararlar...

Gözümüzü aşağıya, East Blue'nun mavi sularına çevirelim. Uçsuz bucaksız denizde, akıntılar ve esen rüzgarlar yardımıyla yolculuk eden küçük gemiyi görüyoruz şu an. Tepsinde kara bayrak sallanıyor ve ardında bir kaç saniyede yok oluveren beyaz bir iz bırakarak olabildiğince hızlı bir şekilde ilerliyor.

Amaçları ne olabilir? Arzuları ne olabilir? Bu küçük gemideki insanların her birinin bir hikayesi var ama gelecekte onları bekleyenler ne olabilir? Bunları siz de merak etmiyor musunuz?

Gelin bu küçük geminin misafiri olalım ve onların maceralarına ortak olalım. Ben, kim miyim? Söylemeyi unutmuşum, affedersiniz. Ben Anlatıcı'yım. Ve şimdi sizlere Diablo tayfasının hikayesini anlatıyorum.

Kanjiro adasından ayrıldıklarında beri iki gün geçmiş durumda Orada yaşadıkları şeyler başka hikayelerin konusu olmuştur muhakkak. Bundan dolayı biz bu konulara giremeyeceğiz.

Tüm gemi halkı uyanık, gün öğleye yaklaşmış durumda. Bulutsuz gökyüzünde parlayan güneş gemi güvertesine vuruyor. Herkes kendi işi ile meşgul. Geminin sessiz marangozu gölge bir yer bulmuş şarap şişesinden yudumlar almakla meşgul. Rotacının geminin yönünü kontrol etmesinden bu yana geçen zamanda pek bir sorun çıkması mümkün değil. Elindeki harita ile yakınlardaki bir adaya doğru yol alıyorlar. Yolculuklarının bitmesi büyük olasılıkla bir gün daha sürecek.

Tayfanın erzakı yeterli düzeyde. İçecek ve su ihtiyaçlarını üç gün boyunca karşılayabilecekleri malzemeleri var. Tabi şu an öğle yemeği vakti ve tayfa üyeleri yavaş yavaş acıktıklarını fark ediyorlar.

Out: Bir süre kendinizce takılın ben gerek duyulduğunda girerim.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: (Rp-İçi) Diablo Tayfası

Mesajgönderen Parte del Yelmo tarih 19 Eyl 2012, 01:22

Kanjiro Ada' sına vedamın üzerinden iki gün gibi bir süre geçmişti. Üzüntü, yıkım ve yeni bir başlangıç için yaşanan heyecan... Hepsini aynı anda yaşamak ne kadar büyük karmaşaya yol açsa da artık yapmam gereken farklı şeyler vardı. Yine prenstim hatta şimdiki prensliğimi daha çok sevmiştim. Etrafımdaki insanların bana olan bağlılığı sahte değildi. Çıkarları için Yelmo olarak seslenmiyorlardı, arkadaşları olduğum için bana Yelmo diyorlardı.

Bu şekilde geçen iki gün ve düşüncelerimle savaşmak zorunda kaldığım o acı anlar. Hepsini geride bırakarak görevime odaklanmalıydım. Kendim olmam için biraz daha süreye ihtiyacım olsa da arkadaşlarım için güzel bir yemek hazırlamam gerekiyordu. Tayfanın aşçısı bendim ve mutfağı yönetmekle görevliydim. Dikkatli bir şekilde dilimlediğim yiyecekleri masanın üstüne yerleştiriyordum. Gelişigüzel bir yerleştirme değildi bu. Göz zevkime uygun bir şekilde arkadaşlarımın beğeneceğini düşünerek bu şekilde diziyordum. Bir süre bu şekilde uğraştıktan sonra gerekli malzemeleri masanın üzerine yerleştirmeyi başarmıştım. Sakin geçmekte olan güne biraz canlılık kazandırmak, etrafımdakileri daha mutlu etmek için güzel bir yemekten daha iyi ne olabilirdi ki! Geride bıraktıklarımı unutamadığımı, biraz da kırgın olduğumu belli etmemeye çalışarak;

''Öğle yemeği hazır. Karnı acıkanlar ve bir şeyler atıştırmak isteyenler gelebilir. Akşama kadar bir yeniden yemek hazırlamayı düşünmüyorum.''diyordum.

Tabaklara servisleri yapmıştım ve sıcak yemekler yavaş yavaş soğumaya başlamıştı. Soğuk yemekten pek hoşlanmadığım için ben yerimi almıştım ancak herkesin gelmesini bekliyordum. Hep beraber yenen yemeğin tadının daha güzel olduğunu öğrenebilmiştim.
Ölüler Pişmanlıklarını Mezara Götürürler. Nefret ise yaşayanların yarattığı ve büyüttüğü bir ilüzyondan ibarettir.

Resim

Resim


İsim:Parte del Yelmo

Taraf:Korsan

Takım Bonusu:Yekpare Vücut

Boy:178

Kilo:73

Yaş:23+1

Para:435.000

Güç:5+1

Hız:3

Dayanıklılık:4+2

Karizma:3

Meslek:1

Dövüş Yeteneği:1+3

Pasif Başlangıç Yeteneği:1

Yanında Taşıdıkları:

Pıtape-Ğuse
Askılı Çanta
Puro x3 (15 Adet)
Zippo(Puronun Hediyesi.)

Eşya Listesi

Diablo Tayfası

Saldırılarım

Ödüller
+6 Puan


Geminin İsmi:Jigoku
Çeşidi: Cavaler
Ekipman
- 1 adet Old buddy (Geminin önünde)
- 20 atımlık top cephanesi
-23 Birim Erzak
-10 Birim Tedavi Malzemesi
-8 Birim Gemi Tamir Malzemesi
-0.000.000 Beli
-Fıçı Bira x4
Oyio-NPC
Kullanıcı avatarı Parte del Yelmo
 
Mesajlar: 125
Kayıt: 12 Eyl 2012, 15:12

Re: (Rp-İçi) Diablo Tayfası

Mesajgönderen Luther Lanzo Lapierro tarih 19 Eyl 2012, 02:00

Güneş tam tepemden bana vuruyordu ve ben geminin ön tarafında kılıcımı bir aşağıya bir yukarıya deli gibi sallıyordum. Güneşin ve yaptığım antrenmanın etkisi olarak alnımdan, saç diplerimden terlerim akıyordu. Sorarsanız antrenmana ihtiyacın var mı diye yok. Neden mi antrenman yapıyorum çünkü 2 gün önce sevdiğim insanlar öldüler. Yaşadığım, hayat bulduğum adayla birlikte yok oldular, yandılar. Ve benim bütün sinirlerim tepemde. Bunu arkadaşlarımdan çıkarmamak için bütün hırsımla kılıcımı sallıyorum. Her sallayışımda yüreğimden bir parça dert uzaklaşıyor, dalgalara kapılıyor ve gidiyor.

Hangi amaç uğruna denizler olduğumu bilmek bana huzur veriyor en azından. Babamın, annemin intikamını alacağım. En öz olanların hemde manevi olanların. Gerçi bunların arasında pek manevi veya öz diye bir ayrım yapamam. Benim için hepsi aynı. Hükümet yıllarca insanları ezdi, adalet dağıtıyorum diyerek para topladı ve para vermeyenleri suçlu olarak gösterdi. Köleliği başlattı ve en önemlisi iki kere ailemi katletti. Bir insanın ailesi kaç kere gözünün önünde öldürülebilir ki? Birincisi bile acıyken ikincisini yaşamak beni gerçekten derinden vurdu. Hayata tutunmaktaki tek sebebim ise kardeşim. Tobimaru için, adalet için burdayım.

Bütün bu kafamdakiler eminim sadece 2 gün daha kafamda kalacaktır. Biz insanlar böyleyiz. İstediğimiz kadar değer verelim, yerlere göklere sığdıramayalım onları kaybettiğimizde en kıymetlilerimiz oluyor ve 2 gün sonra unutuyoruz. Kalbimize gömüyoruz, üstünüde bir güzel örtüyoruz. Ama biz bunu yapmazsak hayatımıza nasıl devam ederiz? Bir imkanı var mı ki? Sürekli o insanların acısıyla yaşayamayız. Bende bunu yapmaya uğraşıyorum işte. Her kılıç sallayışımda hayata bir adım atıyor ve kendime dönüyorum. Artık bir şeylerin farkındayım. O hayalini kurduğum denizdeyim. Olmam gereken yerdeyim ve ustam benim burda olmamı sağlayan kişi.

Bir, iki, bir, iki... Antrenmanın ağırlığı ve güneşin sıcaklığı dolayısıyla olsa gerek karnımda bir açlık hissetmiştim. Ancak yemek yiyesim hiç yoktu. Zaten iki gündür doğru düzgün bir şey yiyemiyordum. Yelmo, yemeği hazırlamış olacak ki arkadan bize bağırmıştı. Ben dönüp "Benim hakkımı bir kenara koy Yelmo. Şuan hiç iştahım yok." diye seslendim. Sonra tekrar kılıç sallamama döndüm.
Luther Lanzo Lapierro
 

Re: (Rp-İçi) Diablo Tayfası

Mesajgönderen Miyamoto Tobimaru tarih 19 Eyl 2012, 15:26

Kanjiro... Annem, babam... Kısa bir süre önce hepsinin yok olması çok üzücü. Özellikle annemin ve babamın ölüşü. Böyle bir katliamdan kurtulabilenler ise sadece 5 kişi. Ve şimdi bu 5 kişi intikam için hükümeti devirmek istiyor. İlginç bir hikayemiz var. Ama amacımızı gerçekleştireceğimize inanıyorum. Zaten başka bir şansımız da yok. Çünkü bizler artık korsanız. Hükümetin baş düşmanlarıyız.

Haritalara bakarken düşündüğüm adayla ilgili, bizle ilgili düşüncelerimi Yelmo'nun seslenişi kesti. Saat öğle saatlerine yaklaşıyordu ve acıkmıştım. Benim için iyi bir haber vermişti. Yemekleri soğutmak istemediğim için hızlıca son kez her şeyi kontrol ettim. Rotamızı, rüzgarın yönünü, denizin durumunu... Bu sırada da Hirako'nun dediklerini duydum. Büyük ihtimalle hala öfkeliydi. Ardından masaya, haritaların yanına koyduğum şapkamı aldım ve aşağı inmeye başladım. Bu sırada güneşin altında antrenman yapan Hirako takıldı. Üzüldüğü, öfkeli olduğu her halinden belliydi. Aynı hisleri ben de paylaşıyorum. Ama ölenleri geri getirmenin bir yolu yok. Eğer varsa da ben bilmiyorum. Yapabileceğimiz tek şey onların intikamını almak ve onları kalplerimizde yaşatmak. Kendimizi bu üzüntüye, öfkeye kaptırmak ise yapacağımız en son şey olmalı. Ama Hirako da bunu biliyordur. Ve büyük ihtimalle öfkesini sonlandırmak, kafasını dağıtmak için antrenman yapıyordur.

Ona fazla ilişmeden hemen mutfağa geçtim. İçeride sıcak yemekler bekliyordu bizi. Ceketimi, şapkamı, kravatımı çıkarıp düzgünce müsait bir yere koydum ve masaya geçtim. Yelmo da masaya oturmuş geri kalanların gelmesini bekliyordu. Ona "Günaydın. Aslında bunu demek için biraz geç oldu ama neyse. Bugün nasılsın?" dedim. Ardından onunla birlikte ben de beklemeye başladım. Bizimkiler gelse de bir şeyler yesek artık. Ondan sonra da kafamı dağıtmak için biraz uçacağım. Hem rotamızı falanda gözlemiş olurum.
Miyamoto Tobimaru
 

Re: (Rp-İçi) Diablo Tayfası

Mesajgönderen Velma Van Verdell tarih 19 Eyl 2012, 17:16

2 gecedir erkeklerin kamarası olarak adlandırdıkları bir yerde uyumuştu Will. Bu yüzden dün gece benim kamaramın önünden geçerken tutup odama aldım çocuğu. Her ne kadar onlara güveniyor gibi olsam da Will'i onlarla yalnız başına bırakacak kadar güvenmiyorum. Yani, tamam iyi insanlar olduklarını kanıtladılar. Hepsinin acı duyguduğu bir olayı var ama... Bilmiyorum işte, konu Will olunca aşırı korumacıyım. Herhalde bu gece yanımda olduğu için kanlı canlı, nefes alıp verir halde olduğunu bilmeseydim uyku girmezdi gözüme. Sabah kalktığımızda da pek bir konuşma geçmemişti tüm tayfa arasında. Çünkü belli ki adadan tek kurtulanlar biz olduğumuz için.

Her ne kadar ada hakkında hepsinin iyi anıları olsa da ben Kanjiro adasından her zaman nefret etmişimdir. Tamam, Will'i orada tanıdım. Neredeyse beni ben yapan tüm olaylar orada oldu ama... Fakirlik, kimsesizlik, yalnızlık kadar kötü şeyler olamaz! Ailem olsaydı orada belki daha harika olurdu, ha? Belki o zaman mutlu olurdum belki adada? Ama işte yoktu ailem. Ailem kaybolduktan sonra düştüğüm lanet bir zindandı benim için orası. Kralın adamlarından kaçarak aç kalmamaya çalışmak, her gece başka bir yerde uyumak. Sürekli hasta olmak... Belki de bu yüzden artık daha dayanıklı bir kızımdır, kim bilir. Gene de asla özlemeyeceğim Kanjiro'yu, asla da sevmeyeceğim!

Şimdi tayfayı tek tek düşünürsem, Will benim hayatımın anlamı! Onun için yaşıyorum ve yaşıycam! Sonra Hirako var. O liderliğimizi almış durumda, Will'i ölümden kurtardığı için ona borçluyum bu yüzden ona her türlü yardıma hazırım. Bir de Hirako'nun kardeşi var. Tobimaru. İyi biri ve o iğrenç tatlı meyvelerden yemiş. Yazık onunki biraz garip bir şey çıkmış ki hayvanımsı bir şeyler yapıyor kendini. Benimki öyle bir şey olsa kendimi denize atardım. Şaka şaka atmazdım. Will'i korumasız bırakmam ulan! ''Öğle yemeği hazır. Karnı acıkanlar ve bir şeyler atıştırmak isteyenler gelebilir. Akşama kadar bir yeniden yemek hazırlamayı düşünmüyorum.'' aha bu da Yelmo. Kanjiro'nun prensi. Tabi ada yandığı için bi prensliği kalmadı. İlk demiştim eğer emir falan verirse dalarım buna diye ama bir artistliğini görmedim. Sadece kendi çapında kaprisleri var, ve bu da onu eğlenceli biri yapıyor. İşte bu kişiler tayfamı oluşturuyor- Hey! Hayır bir kişi daha var. Oyio! Tayfada hakkında hiç bir şey bilmediğim tek kişi herhalde. Böyle sessiz, kasıntı, hiç bişeye bulaşmayan, sanki burada olması zorumlulukmuş gibi davranan, salağın teki! Evet, aslında Will'i odaya yollamamamın nedeni o herif!

Gemi giderken saçlarımın dalgalanmasını sevdiğim için öylece saf saf dururken duygum Yelmo'nun sesini. Hirako da yemek yemek istemediğini söyledi hemen. "Hah!" diye bir ses çıkardım "Hakkı kenara koydurmak diye bir şey yok canım! Küçükken bulduğumu anında mideye indirmezsem köpekler gelip elimden alırlardı!" dedim sert bir şekilde ve sonra topuklularımı yere sert sert vurarak Oyio'nun yanına gidip diktiği saçma şarabını tutup ağzından çektim. "Daha öğlen oldu ve sen kafayı bulacaksın herif, kalk yemek yiyoruz!" Adamın kolundan tutup çekiştirmeye başladım. Eğer engel olmazsa Will'imi de alıp mutfağa yol alırdık. Eğer engel olursa ne halin varsa gör der onu da bırakırdım. Her ne kadar mutsuz bir başlangıç da yapsak, sonsuza kadar böyle kederli kalamayız.
Velma Van Verdell
 

Re: (Rp-İçi) Diablo Tayfası

Mesajgönderen Will Brown tarih 19 Eyl 2012, 18:51

Güneş ışınlarının yüzüme vurması ile merhaba demiştim bir sabaha daha. Gözlerim biraz kamaştığı için tam olarak gözlerimi açamıyordum ve yataktan da kalkmaya üşeniyordum açıkçası. Ne de olsa yaklaşık 8 yıldır böylesine rahat bir yatakta hiç yatmadım. Sokaklarda, yerlerde, çöplerde yattım hep. Bu yüzden yataktan kalkmadan bağırmıştım hayvan gibi.

"Günaydın beyler."

Birkaç dakika daha kendime gelmek için yüzüme tokat atmış, dilimi ısırmış ve ardından da kendimi yataktan aşağıya atmıştım. Acıyan sırtımı biraz ovaladıktan sonra ayağa kalkmıştım ve o anda anlamıştım burasının erkek kamarası olmadığını. Neresi burası ve en önemlisi buraya nasıl geldim? Gemide böyle bir yer olduğunu bilmiyordum daha önce. Aklımda kalan tek şey ise gece bir tuvalete kalktığımda sonrası... Hafızamı zorluyordum kendi çapımda ama buraya nasıl geldiğim bir türlü aklıma gelmiyordu. Bir de garip, güzel ve tanıdık bir koku vardı odanın içinde.

O sırada çoktan öğlen olduğunu anlıyorum. O kadar uyudum mu ki? Normalde ben sabah saat 5 'te kalkıp bir kaç tur koşan üstüne biraz okçuluk ile ilgili antrenman yapan biriyim ama nedense bugün uyuya kaldım işte. Ardından üstümü başımı düzeltip kapıya doğru ilerlemeye başlamıştım.

Dışarıya çıktığımda karşıma çıkan ilk kişi Velma olmuştu. Güvertenin ortalarına yakın bir yerde saf saf duruyordu. Hızlı bir tempo ile yanına doğru ilerlemeye başlamıştım hemen. Kıza yaklaştıkça sıktığı parfümün odada kokan şey ile hemen hemen aynı olduğunu anlamıştım. Bu da demekti ki orası onun odasıydı. Peki ben oraya nasıl gittim? Acaba uyku sersemiyken kızın odasına gidip ahlak dışı şeyler mi yaptım kıza. No! Tabiki de hayır. 8 yıldır bunu yapmadıysam şimdi de yapmam.

"Günaydın" diyorum Velma 'nın yanına geldiğimde. Yelmo 'nun çağrısı ise takip ediyor benim konuşmamı.

Velma 'nın tayfada hiç konuşmadığım kişi olan marangoz ile kavgasını izlerken bir anda aklıma Radar geliyor ve büyük bir merak ile "RADAR! RADAR!" diye bağırmaya başlıyorum geminin ortasında. Birkaç dakika bekledikten sonra nasıl olsa beni bulacağını bildiğim için Velma 'nın yanına doğru ilerliyorum ve marangoz ile kavga etmesini engellemek için kolundan tutarak mutfağa doğru ilerlemeye başlıyorum.

Mutfaktaki herkese "Günaydın!" dedikten sonra bir sandalye çekerek oturuyorum ve diğerlerinin başlamasını bekliyorum.
Will Brown
 

Re: [Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

Mesajgönderen Luther Lanzo Lapierro tarih 19 Eyl 2012, 20:25

Aşağı yukarı kılıç sallaya sallaya kollarımı yormayı başarmıştım. Zaten kan ter içinde kalmakta cabası. Ama ilerleme kaydedebildim en azından. Biraz daha olsa rahatım, kafamdakileri attım. Kılıcımı yere bıraktım ve güvertenin önüne doğru ilerledim. Açık gökyüzünden denize düşen güneş gözlerime parıldıyordu. Sanırım artık tayfaca yeni bir sayfa açmalı ve önümüze bakmalıyız. Yoksa bu engin denizler bizi yutacak. Ustamın bana öğretilerinden biriside kararlı olmaktı. Kararlı olmazsak, dikkatli davranmazsak şimdiye kadar çok kişi yemiş bu deniz bizide yer.

Hemen geri döndüm ve yere bırakmış olduğum kılıcımı kınısına soktum. Onun böyle yerde durmasını istemem. Kılıcım benim onurum, geçmişim benim onurum. Bu iki şeyi asla unutmayacağım. Açtığım bu yeni sayfaya arka sayfadan geçen izler olacak. Geçmişi hep hatırlayacak ve geleceğimi bu şekilde çizeceğim, tayfamın geleceğini bu şekilde çizeceğim. Sonra sözlerime sesli bir şekilde devam ettim "Yer, gök ve deniz şahidim olsun, kılıcımın üzerine yemin ederim ki hayatım pahasına tayfamı koruyacağım. Geçmişimdeki gibi yanımdaki insanların ölmesine izin vermeyeceğim." diye yemin ettim. Bu sözlerimin ardından bütün keyfim tekrar yerine gelmişti. Artık yapmam gerekeni biliyorum. İçeride yemek yemekte olan tayfamın yanına gideceğim ve güzel bir öğüt vereceğim.

Mutfağa yöneldim ve içeriye girdim. Herkes oturmuştu, yemeğine başlamıştı. Doğrusu çoktan Velma benim hakkımı önüne almıştı. Neyse akşama yeriz bizde ne yapalım. Masada bana kalan son boş yere oturdum ve "Günaydın ve hepinize afiyet olsun millet. Bildiğiniz gibi 2 gün önce adamızı kaybettik. Yelmo, sen hatıralarını kaybettin. Tobimaru sen ve ben... Ah! Sen ve ben ailemizi kaybettik. Belki Velma seninde orada hatıraların vardı, aynı şekilde Will seninde. Oyio bunların içerisinde senide sayıyorum dostum çünkü sende o adadaydın. Ben o adada özgürlüğümü kazandım, aile sahibi oldum. Ama bir şey biliyorum ki aile sadece kan bağlarıyla olmaz. Size bu konuşmayı yapıyorum çünkü artık siz benim ailemsiniz. Bunu sakın unutmayın! Biz bir aileyiz. Hayatımızda sadece yeni bir sayfa açtık. Her neyse değinmek istediğim ikinci konu var ve bu konuda hepinizin fikirlerini almak zorundayım. Şimdi tayfa erkekleri için bir oda, kaptan için bir oda, Velma için bir yatak odası ve bir muayene odamız var. Sona bir boş odamız kalıyor ki onuda hayvanlarımız fetetmiş durumda zaten. Bu konuda kimsenin bir sıkıntısı yoktur. Ancak ben gemide her zaman gözetleme kulesinde birisinin durmasından yanayım. Denizler tehlikeli ve ne zaman ne olacağını bilemeyiz. Bundan sonra sırayla nöbet tutacağız. Her neyse eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?" diye sözlerimi bitirdim. Yemek vaktinde onların kafasını bu kadar yormak istemezdim ama bunları onlara söylemeliyim.
Luther Lanzo Lapierro
 

Re: [Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

Mesajgönderen Miyamoto Tobimaru tarih 19 Eyl 2012, 20:45

Herkes geldikten sonra yemeğe başladık. Ben aç olduğum için hemen daldım yemeğe. Zaten bu yüzden çıkardım kravatı ceketi falan. Yemeklerin tadı da cidden çok iyiydi. İyi ki Yelmo gibi bir aşçımız var. Yoksa aç aç dolaşıp duracaktık şimdi. Ya da kuru ekmek yiyecektik. Ve her türlü yemeğimiz daha çabuk bitecekti.

Ben yemeği bitirmek üzereyken içeri Hirako geldi. Yanımıza oturup selam verdi ve başımızdan geçenleri, planlarını falan anlattı. Plan da sayılmaz aslında. Sadece önlem. Hep bir gözcümüz olacaktı. Ve bu görevin ilk adamı ben olacağım. Zaten uçmayı planlıyordum. İyi oldu bu.

Hirako eklemek istediklerimizi sorduğu sırada peçeteyle ağzımı sildim. Ardından elimi çeneme koyup "Eklemek istediğim. Hmmm..." dedim. Ardından da "Hah, buldum. İlk gözcü benim." dedim ve masadan kalktım. Sonra da kıyafetlerimi alıp odama yöneldim. Kapıdan çıkmadan da "Birazdan işe başlıyorum." dedim. Sözlerimden sonra odama gidip kıyafetlerimi yatağımın üstüne koydum. Ortalık yerde bırakıp bizimkileri rahatsız etmek istemem. Ardından ortalığı biraz karıştırıp dürbünümü buldum. Oradan da mutfağa geçip dürbünü bıraktım ve "Bunu kullanırsınız. Bir şeyler olursa seslenin. Çok uzaklaşmayacağım. Hadi ben kaçtım." diyerek dışarı çıktım. Ardından da tam formuma geçip geminin üstünde uçmaya başladım. Ve tekrar o duyguyu hissettim. Adını ben de bilmiyorum. Ama çok değişik bir duygu. Daha fazla kalmak isterdim ama ben bu geminin rotacısıyım ve işi boşlarsam başımıza neler geleceğini kimse bilemez. Bu yüzden çok uzun tutmayacağım işi. Ayrıca etrafı da gözetleyeceğim iyice. Belki önemli bir şey görürüm.
Miyamoto Tobimaru
 

Re: [Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

Mesajgönderen Velma Van Verdell tarih 19 Eyl 2012, 23:24

Will beni kolumdan tutup çekiştirene kadar ben de adamı çekiştiriyordum ama Will kolumu tuttuğu an bıraktım adamı ve Will'in beni mutfağa götürmesine izin verdim. Yahu bu Will ne iyi çocuk ya, ne cici çocuk. Tutmadığı elim ile saçını düzelttim ben de çocuğun, biraz kabarmıştı. Eh tabi yeni kalktı dana. Sonra mutfağa gittik. Şimdi hani bu prens var ya Yelmo, ben aslında onun böyle her gün kıçını kırıp yatacağını düşünmüştüm ama ilginçtir ki adam çok iyi yemekler yapıyor. İki gündür yediğim gayet güzel yemekler ama uzun bir açlıktan sonra yenilen bir ekmek gibi değerlerini bilmiyorum sanırsam. Tobimaru ve Yelmo zaten mutfaktalardı. Biz de girdiğimizde kafamla selam verdim bunlara huysuz huysuz sonra da Will ve Yelmo'nun arasına oturdum. Masanın başında duran tabağa uzandım hemen Yelmo'nun önünden ve kendi önüme çektim. "Yemiycem dedi, biz yiyoruz bunu." diyerek kaldırdım ve çatalımla Will'in tabağına yarısını boşalttım. Yemeyecekse biz yeriz kardeşim!

Yemeği yerken bu sırada Hirako daldı içeriye. Bizim ayyaş hala gelmemişti, onun yemeğine de alabilirdim yani... Böyle olduğuma bakmayın yemek buldum mu yerim ben. Her neyse Hirako'nun kara kanları kaynamıştı belli ki, bize gene ada ile ilgili şeyler söyledi. Bence bunu sürekli düşünmek yerine bırakmalılardı ki acısı dinsin ama gene de bana ne. Ben sevmiyordum zaten. Will'in ağzının kenarında kalan yemeği silerken Tobimaru gözcülük yapacağını söyledi. Sonra da kalktı gitti. "Benim de söyleyeceğim bir şey var efendiler." dedim sonra da kendi tabağıma dönüp ağzımı yemekle doldurdum. Hepsini bir anda yuttuktan sonra "Şu herif" kafamla kapıyı işaret ettim. "Bana hiç tekin gelmiyor yani, hem sabah da içiyor falan. Ben bildiğin adama güvenmiyorum. Dün Will'i odasında yatırmadım mesela." dedim hızlı hızlı. Her an kalkıp gelebilirdi çünkü. Gelince susar pis pis bakardım kendisine.
Velma Van Verdell
 

Re: [Görev-Diablo Tayfası] Yeni Bir Sayfa

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 20 Eyl 2012, 00:18

Bir kaptan gemisini ve tayfasını korumak için herkesten güçlü olmalıdır. Miyamoto Hirako'da bunun bilincindeydi işte. Günün erken saatlerinde başlayan antrenmanları hala devam ediyordu. Yakıcı güneş altında çalışması nedeniyle teni koyu bir ton almıştı. Bedeninde akan terler gergin kaslarının etrafından kayıp geçiyordu. Kolları antrenmandan ötürü ağrısa da eğitimli vücudu bu ağrıyı kısa sürede yok edecekti. Bu sırada geminin aşçısının sözleri ile birlikte mürettebat canlanmış ve işlerini bırakıp onları bekleyen sıcak yemeğe doğru harekete geçmişlerdi.

Tayfanın can tatlısı kızı Velma rahat durmuyordu, o gün de takılacak birini arıyordu ve bulmuştu da; marangoz Oyio... Onu kolundan yakalayıp mutfağa götürmeye çalışmıştı ama pek başarılı olamamıştı. Oyio bağdaş kurmuş şekilde içkisini yudumlamaya devam ediyordu. Cevap vermemişti Velma'ya. Sadece kısık gözlerle bakmakla yetinmiş sonra da bakışlarını yeniden denize doğru çevirmişti.

Mutfak sohbeti olağandı, yemek zengin değildi gerçi. Ama tayfanın birbirilerine duyduğu saygı ve güvenden ötürü daha bir tatlı geliyordu yemek onlara. Kendi payını Velma'ya kaptıran Hirako buna hiç aldırış etmeden gemi ahalisini önemli olduğunu düşündüğü bir kaç mevzuda bilgilendirmişti.

Yemekleri bitmeye yakın geminin rotacısı ve kaptanın kardeşi Tobimaru yerinden kalkmış ve en büyük keyfi için gözcülük yapmayı bahane ederek odasına gitmişti. Toobimaru yemiş olduğu bir meyveden ötürü bir kuşa dönüşme gücüne sahipti. Belki de göklerin en hızlı kuşuna, bir Gökdoğana. Odasında kıyafetlerini çıkarıp yeniden güverteye çıkıp biçimini mucizevî bir biçimde değiştirip uçmaya başlamıştı. Çevresine bakınırken uzaklarda, en azından bir kilometre ötelerinde hareket halinde olan bir gemi görmüştü. Görünüşe göre gittikleri yönden onlara doğru yaklaşıyordu bu gemi.

Mutfağa geri döndüğümüzde ise durum şöyleydi; millet yemeğini yerken Velma tayfalarının yeni elemanı hakkındaki endişelerini döküyordu arkadaşlarına.

"Güvenip güvenmemen benim için bir mesele değil. Ben işimi yapmak için para aldım, seni mutlu etmek için değil." diyerek girmişti içeri Oyio. Ayakları da kendisi gibi sessizdi anlaşılan. Elinde bir sadak dolusu ok tutuyordu. Bunları gidip Will'e verdi. " Ok ve yay taşıdığını görmüştüm bundan dolayı ihtiyacın olabilir diye dün gece sana bunları yaptım. Herhalde sendekilerle birlikte 35 okun oluyor böylece. Vaktim olursa sana biraz daha ok yapabilirim" demiş daha sonra yemeğini yemek için masasına oturmuştu. "Yemek de güzel kokuyor" diye mırıldandı ve kaşığını daldırdı.

Not: Will, imzana ok sayısı olarak 35 adet yazabilirsin.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Sonraki

Dön East Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Semrush [Bot] ve 1 misafir