[Görev - Hierro] Kral

[Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 02 Kas 2014, 21:12

Kilisenin dört denizden çekilmesinin ardından 1 yıl geçmişti. Artık denizlerde eskisi gibi sadece korsanlar ve denizciler vardı. Belki adını henüz duymadığımız bir çok gezginde yer alıyordu ancak konumuzun kahramanları korsanlar. Bu yüzden gezginler pek bizi ilgilendirmiyor şuanda. Gözlerimizi açık denizlere çevirdiğimizde bir geminin meltem rüzgarı ile aheste aheste yeni maceralara yelken açmış olduğunu görüyoruz. Hadi gelin, gemiyi ziyaret edelim sizlerle. Bakalım içindekiler kimlermiş, ne yapıyorlarmış?

Geminin bayrağı ilk gözümüze çarpan şey oluyor. Hierro tayfası değil mi bu? Evet, evet konumuzun kahramanları işte. Geminin burnunda 3 kişi konuşmakta. Bunlar tayfanın savaşçıları. Aralarında fısırdaşıyorlar. Sabahın erken saatlerinde kalkmışlardı ve belki nöbet tutuyorlar, belkide öylesine takılıyorlar kim bilir. Geminin diğer elemanları ise yeni yeni uyanıyorlardı. Bakalım bizim kahramanlarımız Lorent, B. ve Keanue ne yapıyorlar? Eminim kendileri ne yaptıklarını bize anlatabilirler. Güneş ise yeni yeni yükseliyor, saat 8 - 9 civarları ve rüzgar tam istenildiği gibi geminin arkasında.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen B... tarih 03 Kas 2014, 00:57

Yakmıştı sigarasını, gözleri ile denizi izlerken genç adam. Duruyordu, denizi izlerken gemini burnunun yakınında bir yerde. Yalnız olmak istiyordu aslında şu an. En sevdiği şeydi yalnızlık, onun için. Üstüne de yakınca sigarasını, yoktu ondan daha iyisi. Fakat her zaman işler, istediği gibi gitmeyebiliyordu. Örneğin şimdi. Arkasından, kulağının pasını alan birkaç ses çifti. Bu duruma karşı yapabilecek bir şeyi de yoktu. O yüzden, kimse yokmuş gibi yapacaktı. Bitip, dinmesini bekleyecekti o seslerin. Eğer kendisine bir soru yöneltilirse, duymamış gibi yapacaktı. Tabii bunda başarılı olamazsa, konuşmaya da tenezzül etmeyecekti. Sevmezdi genç adam konuşmayı. Hele ki, gereksiz muhabbetleri. Aslında gereksiz şeylerin hiçbir yanını sevmezdi. Onları düşünmezdi bile. Gereksiz tanımı, genç ve öfkeli adam için bayağı genişti işin aslı. Geniş olmasına genişti, ama her zaman bu konu gereksizdir diye kestirip atmazdı. Yine de üstünde dururdu bazen. Belki de birkaç laf bile edebilirdi. Sonuçta değişken bir yapıya sahipti. Hala gelişmekte ve kendini geliştirmekte olan biriydi. Hiç unutmazdım, bir gün ona nazik davranan kadının birine; "Teşekkür ederim" demişti. O an aslında tarihe geçmeliydi. Bu genç adamın yapacakları arasında, en son sırada bile yer almazdı. Teşekkür etmek ve B... İkisinin bir araya gelmesi, biraz komik işin aslı.

Her neyse. Gemi burnunun yakınlarında duruyor demiştik genç adam. Denizi izliyordu ve derin düşüncelere dalıyordu. Zaten bu amaç ile çıkmıştı, gemi güvertesine. Tek istediği biraz huzur ve bir şeyler düşünebilmekti. Tabii yüzüne çarpan rüzgarın, verdiği his de genç adam için muazzamdı. İlginçtir, sigara ve rüzgar ikilisine bayılırdı. Saçlarının arasından, rüzgarın akıp gitmesine de aynı şekilde. Zaten sese rağmen, geminin burun kısmında bulunma sebebi de buydu. Pek fazla zevki yoktu, genç adamın yaşayabileceği. Sınırlıydı yapabilecekleri. Yapabileceklerinden zevk alacağı şeyler, sınırlıydı desek daha doğru olur aslında. İşte bu yüzden, rahatsız olsa bile bazı durumlardan. Zevki için katlanabiliyordu. Şu an yaptığı gibi. Sevmiyordu yani işin aslında, konuşmaların yanında bulunmayı.

Bu kadar boş işlerin ardından, yavaş yavaş sigarasını içmişti genç adam. Biten sigaranın izmaritini, çok sevdiği denize atmak istememişti. Kirlenmesini istemezdi denizin. Temiz ve berrak olmasını isterdi. Tabii her istek, gerçek olmuyordu. Uçsuz bucaksız denizlerde, kim bilir kaç tane canlı vardı. Bunlar arasında elbette olacaktı birkaç denyo. Zaten farkındaydı da bunun genç adam. Ama her şeye rağmen, kendisi bu şeyi yapmayacaktı. Her neyse. Önce elindeki izmariti, avucuna alacaktı. Sonra elinde ufak çapta bir patlama oluşturacak ve izmaritten arda kalan dumana bakacaktı. Sonrasında da, geminin ters tarafına geçecekti. Kahvaltı çıkana kadar, güvertenin boş ve sessiz bir yerinde oturacaktı.
This world rotten!
Everyone must be destroyed!
I will do it!

Resim
Resim

İsim: B
Taraf: Hierro
Boy: 1.88
Kilo: 72
Yaş: 24
Para: 100.000 :beli:
Kafa Ödülü/Rütbe:

Karakter Puanları;
Güç: 6
Hız: 4
Dayanıklılık: 4
Karizma: 1

Özel Puanlar;
Meslek:
Dövüş Yeteneği: 1
Şeytan Meyvesi: 3 ( Bomu Bomu no Mi )
Pasif Başlangıç Yeteneği: PYAY

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:

Ödüller:
Kullanıcı avatarı B...
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 23 Eki 2014, 11:18

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen Keanu Hunter tarih 04 Kas 2014, 01:38

Berbat bir sabaha uyanmıştı. Güneşin gözlerine gelip onu uyandırmasından nefret ediyordu. Saate baktığın da daha erken olduğunu görmüştü, bu kadar erken kalkmazdı normalde ancak bu sabah farklı hissediyordu. O yüzden tekrar uyumamaya karar verip yatağından kalkmıştı. Gözlüğünü takmış ve kamarasında bir süre etrafa boş boş baktıktan sonra kapıyı açıp çıkmaya karar vermişti. Tahta kapıyı açmasıyla o kulaklarında çınlamaya başlayan gıcırtı sesi deli etmişti Keanu'yu hayvan dürtüleri harekete geçmişti adeta. Sabah kalkmanın siniriyle daha da bir gıcık olmuştu. Bütün gün aksi olacağı belliydi şimdiden. Sinirli bir şekilde güverteye çıkmıştı, atışacak birilerini arıyordu. O anda aralarında sohbet eden savaşçıları görmüştü. Merak ediyordu bu adamları, pek bir şey bilmiyorlardı bu adamlarla ilgili. Hem merakından hemde siniri geçer diye soru soracaktı. Yanlarına gidip önce selam vermiş ardından "Beyler, hikayeniz ne lan sizin? Olayınız ne? Oturup lak lak yapıyorsunuz sürekli bir işe yarayın, nöbet falan tutun ibneler!" demişti. Sinirinden olsa gerek atar yapmıştı, normalde de aklına geleni söyleyen biri olduğu için bu huyu hep sıkıntı çıkartmıştır. Savaşçılardan makul bir açıklama bekliyordu.

Bu sırada havaya bakıp günün aslında ne kadar güzel olabileceğini düşünmüştü ama sonradan siktir edip hayatın zorluklarını hatırlayıp içerlenmişti. Bir küfür daha hayata adamıştı kendince. Düşünmüştü ardından, tekrar gökyüzüne bakmıştı. Rüzgarı hissediyordu vücudunun her tarafında, ani bir titreme ile kendine gelmişti. Etrafına bakmış, ardından da ufuk çizgisine göz gezdirmişti ama görünürde hala ada yoktu. Gemileri de yeterince hızlı gitmesine rağmen bir yere varamamışlardı. Sabırsız bir çocuk gibi bekliyordu. Bir an önce karaya ayak basmalı, avlanmalıydı. Öldürme dürtüleri canlanmış ve istemsiz bir şekilde kükremişti. Garip karşılanabilirdi ama umursamıyordu Keanu. Sadece bir ada bulup aklına ne geliyorsa yapmak istiyordu. Denizde olmak geriyordu onu...
Resim

Resim

İsim: Keanu Hunter
Taraf: Hierro Tayfası
Boy: 1.80
Kilo: 78
Yaş: 23
Para: 100,000
Kafa Ödülü: 0

Karakter Puanları;
Güç: 5
Hız: 4
Dayanıklılık: 4
Karizma: 2

Özel Puanlar;
Meslek:
Dövüş Yeteneği:
Şeytan Meyvesi: 3 (Neko Neko no Mi, Model: Siberian Tiger)
Pasif Başlangıç Yeteneği: Param yok ama Yetenekliyim, İz Sürücülük

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:


Ödüller:
Kullanıcı avatarı Keanu Hunter
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 27 Eki 2014, 21:57

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen Lorent D. Rhaegar tarih 04 Kas 2014, 02:53

Out: Yerleşme düzeni, 1. Kamara: Lorent, 2. Kamara: B..., Keanu, 3. Kamara: Joshua, Lost, 4. Kamara: Randy, Danny, 5. Kamara: Merlin, Leroy şeklindedir.

"Tak! Tak! Tak!"

Sahneye çıkış anonsunu yapıyormuşçasına, topuklarına vura vura çıkmıştı Lorent, Libra Morte'nin güvertesine. Yeni bir maceraya atılmanın verdiği heyecan ve onları nelerin beklediğine dair aklında oluşan soru işaretleri nedeniyle tüm gece uyuyamasa da, sebebi meçhul bir şekilde mahmurdu gözleri. Bu mahmurluğun getirisi, henüz aydınlanmakta olan havaya bakamadığı için gözlerini güvertenin tahta zeminine dikmiş, kafası eğik bir şekilde geminin burnuna doğru yürümekteydi. Attığı her adımda daha da netleşerek kulağına ulaşan seslerin ne olduğunu anlamak için gözlerini hafifçe ovuşturup rüzgar yüzünden önüne düşen saçlarını dağınıkça geriye attıktan sonra sesin geldiği nokta olarak belirledi odak noktasını. Tayfalarına yeni aldıkları üç hapishane kaçağı kendi aralarında, Lorent'in henüz öğrenemediği bir konuda konuşuyorlardı. Açıkçası öğrenmekte istemiyordu genç kaptan; bilmesine gerek yoktu. Bu yüzden orada konuşan üç adama insan değil de, üç hayalet ruh muamelesi göstererek yanlarından geçti gitti ve geminin burnuna ulaştığında arkasını dönüp sırtını geminin uç kenarına yasladı. Ardından boynunu yavaşça çevirerek önce gökyüzüne, sonrasında ise denizin ve gökyüzünün birleştiği o kutsal noktaya dikti bal rengi gözlerini. Güneş henüz doğmaktaydı yeni güne, belli ki alacakaranlık ertesiydi zaman. Ufuğa bakarken ise ellerini gözlerinin üzerinde tuttu, uzaktaki bir şeyi görmek istercesine.

"Hey Lost! Nereye gittiğimiz hakkında bir bilgin vardır umarım ve umarım cevabın kaybolduğumuz yönünde değildir. Zira her ne kadar kaybolmaya karşı tutarsız bir tutkun olsa da ben hiç havamda değilim." diye seslenmişti yeni uyanmış olan pasaklı rotacılarına, bir yandan ufuğa bakarken imâlı imâlı. Ardından ise suskunluğu reddedercesine aşçılarına seslenmişti, fazla konuştuğu için kendisinden soğumuş bir halde: "Joshua! Sanırım tayfanın bir kahvaltıya ihtiyacı var. İçimden bir ses bugünün uzun ve zor bir gün olacağını söylüyor." Joshua ergenlik döneminde ve bu dönemin verdiği huysuzluğu ve asiliği üzerinde taşıyan bir gençti. Bu yüzdendi belki de hiç kimseyle konuşmayacağı kadar kibar konuşması genç kaptanın. Zira veletin eski patronunu sırf fazla emir verdiği için öldürdüğünü ve eğer Lorent'e karşı da asiliğine yenik düşerse kendisinin, hislerine karşı koyamayıp genç aşçıyı ortadan ikiye ayıracağını biliyordu. Ve açıkçası ilk maceralarında tayfalarının en önemli elemanlarından birini kaybetmeyi hiç istemiyordu Lorent. Öyle ya, çok uzun sürecek bir hikayenin ilk bölümündelerdi henüz...
Resim
Resim

İsim: Lorent D. Rhaegar
Taraf: Korsan - Hierro Tayfası
Boy: 185 cm
Kilo: 80 cm
Yaş: 23
Para: 0 :Beli:
Kafa Ödülü/Rütbe: Not yet!

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 3
Dayanıklılık: 3
Karizma: 6

Özel Puanlar;
Meslek: Doktorluk: 1
Dövüş Yeteneği: Çift Kılıç Stili: 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: İkna

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
-

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
2x Coldsteel Slicer

Ödüller:
-

Tayfa Adı: Hierro Tayfası

Tayfa Üyeleri:
Hyou (Kaptan)
B (Yardımcı Kaptan)
Keanu Hunter (???)
Joshua (Aşçı)
Lost (Rotacı)
Randy (Marangoz)
Denny, Merlin, Leroy (Savaşçı)

Geminin Adı: Libra Morte

Geminin Çeşidi: Scout

Geminin Ekipmanı:

2 adet Ek Yelken Direği (60.000 Beli)
2 Ek Kamara (60.000 Beli)

Tayfa Hazinesi: 20.000 Beli
Kullanıcı avatarı Lorent D. Rhaegar
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 27 Eki 2014, 21:40

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 04 Kas 2014, 13:39

Tayfanın hepsi neredeyse uyanmıştı. B. , geminin önünde sessiz sakin kendi takılmasına devam ediyordu. Bu sırada güverteye Keanu çıktı. Sabah sabah asabiydi biraz görünüşe göre. Hemen gidip 3 mahkuma sataştı. O anda birden Denny, genç adamın burnuna sağlam bir yumruk geçirdi. Keanu, burnuna yediği yumrukla birlikte gözlerindeki görüşü kaybetti ve kıç üstü yere düştü. Genç dostumuzun burnundan sıcak kanlar dudaklarına doğru akmaya başlamıştı. Ardından Leroy "Üstlerinle nasıl konuştuğuna dikkat et lan piç! Bir dahakine bize böyle bir tavır takınırsan kendini denizde bulursun." dedi. Keanu'nun burnu kırılmıştı ve canı çok yanıyordu.

Aynı anda kaptan, tayfanın genç rotacısına seslendi önce. Genç rotacı ise güverteye çıkmaya çalışırken "Yakınlarda bir ada var kaptan, öğleden sonra orada oluruz." dedi. Bu sırada burnuna parmağını sokmuş, karıştırmaktaydı. Ardından aşçı ise kaptanın söylediklerine "Git de hazırla o zaman, ben gelirim yemeye." diye bağırdı. Bunlardan sonra güverteye çıkan kaptan Keanu ile mahkumlar arasında olan olayı görmüştü. Bunu B. de görmüştü. Zaten güvertede başka da kimse yoktu henüz. Rotacı zaten kendi halindeydi, bu yüzden olaya karışacak gibi durmuyordu.

Out: Tayfa npcleri linki kaptan?
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen B... tarih 04 Kas 2014, 14:54

"Gereksiz." demişti, oturduğu yerden genç adam herhangi bir yüz ifadesi takınmadan. Ardından bir iç çekmişti, donuk bakışlarının eşliğinde. Yaşananlar ve yaşanacaklar, tamamen gereksizdi onun için. Enerji kaybı veyahutta boşa nefes harcamak anlamına geliyordu. Bu yüzden uzak durmak istiyordu olaylardan. Fakat uzak duracak konumu da yoktu şu an. Yerde burnu kanayan Keanu için bir şey hissetmiyordu işin aslı. Ama az önce rütbe geyiği yapılmıştı. Üst ve ast ayrımı söz konusuydu. Fakat gemi de iki kişi rütbeliydi, diğerlerine göre. İlk olarak geminin kaptanı vardı. Kaptan Lorent. Diğer kişi de genç adamdı. Yardımcı kaptanıydı bu geminin. Nedenini bilmediği bir şekilde, birkaç olay zinciri sonrasında olmuştu. Ki pek de umursamıyordu bu rütbeyi. Fakat, kaptan dediği adamdan gelince, ister istemez kabul etmişti bu teklifi. Her neyse. Bu sebepten ötürü, bu işe karışmak zorunda olduğunu hissediyordu.

Bu yüzden oturduğu yerden doğrulup, dikilecekti ayağa. Sonrasında ayaklarını sert sert vurarak, ben geliyorum dermişcesine gidecekti tayfa üyelerinin yanına. Onun için yerde yatan adam ile ayakta duranlar arasında pek fark yoktu. Sadece gemi içinde huzursuzluk istemiyordu. Başını ağrıtacak şeyleri hiç sevmezdi. Ya da huzurunun bozulmasını. Aslında tek istediği sessizlikti... Fazlası değildi yani. Ama işler her zaman söylediğim gibi, genç adamın istediği gibi gitmeyebiliyordu. Şimdi işleri yoluna koymak adına, kendinden taviz verecekti. Ve; "Bu tayfada rütbeli iki kişi vardır. Ben ve kaptan. " diyecekti, yine aynı donuk bakışlarıyla. Sonra cebinden bir dal sigara çıkarıp, ufak bir patlama oluşturup ucunu yakacaktı. Sigaradan bir kere çektikten sonra, rüzgara bırakacaktı ağzındaki dumanı ve onun eşliğinde de;"O yüzden, kendinizi kimseden üstün görmeyin." diyecekti bir yandan sigarasını da içerken.

Bu konuşmayı yaptıktan sonra, daha fazla orada durmak için bir sebebi kalmayacaktı. Görüntü kirliliği, ses kirliliği. Pek sevmezdi bu tür şeyleri. Bu yüzden konuşması biter bitmez ayrılacaktı. Ama ayrılmadan önce, yerde yatan Keanu'ya aşağılayıcı bakışlar atacaktı. Sanki onun bu kadar zayıf olmasına sitem edermiş gibi. Bunları yaptıktan sonra, sigarasını tüttürüp, az önce geldiği şeklin tam tersi bir şekilde yumuşak adımlar ile dönecekti boş bulunduğu yere. Orada olmasını istediği tek şey, sessizlikti. Kahvaltının da yakın bir zamanda geleceğini zannetmiyordu zaten. Rüzgar eşliğinde sigara yapmak şu an için en iyi seçenekti sanırım. Her ne kadar aç karınlı olsa da.
This world rotten!
Everyone must be destroyed!
I will do it!

Resim
Resim

İsim: B
Taraf: Hierro
Boy: 1.88
Kilo: 72
Yaş: 24
Para: 100.000 :beli:
Kafa Ödülü/Rütbe:

Karakter Puanları;
Güç: 6
Hız: 4
Dayanıklılık: 4
Karizma: 1

Özel Puanlar;
Meslek:
Dövüş Yeteneği: 1
Şeytan Meyvesi: 3 ( Bomu Bomu no Mi )
Pasif Başlangıç Yeteneği: PYAY

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:

Ödüller:
Kullanıcı avatarı B...
 
Mesajlar: 4
Kayıt: 23 Eki 2014, 11:18

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen Lorent D. Rhaegar tarih 05 Kas 2014, 00:57

"Fazla atar göte batar." - Anonim

Şahit olduğu durum karşısında bir anda beynine kan sıçradı Lorent'in. Maceralarının başladığı günde, henüz sabahın köründe, hem de tayfa kaptanının gözleri önünde bu gerçekleşen durum onun sinirlerini o kadar bozmuştu ve boynundaki anlık belirginleşen damar o kadar şişmişti ki dokunsalar patlayacak ve etrafa kanlar sıçrayacakmış gibi duruyordu. "Bu ne cüret, bu ne cüret?!" diye iç geçirdi, öfkesinin bedenini ele geçirerek hareketlerine yön vermesine izin vermemek için verdiği çaba gözle görülebilecek kadar barizdi. Ona göre bu engin okyanusta o kadar fazla düşman vardı ki, daha fazlasına gerek yoktu; bu nedendendi işin aslı bu derece öfkelenmesi. Düşmanlarıyla mı savaşacaklardı yoksa birbirleriyle mi? Kaptan olarak, konunun onunla en ufak alakası olmasa da kendisini sorumlu hissediyordu genç. Bu nedenle bir an önce olaya dahil olup bu tatsızlığa bir son vermesi gerektiğinin farkındaydı.

Sakince yerinden doğruldu ve eliyle birkaç kez üzerine vurarak, bulaşmış olabilecek olası tozu silkeledi. Ardından olayın yaşandığı noktaya doğru yavaş ancak sert adımlarla ilerlemeye başladı. Bir yandan sinirini bastırmaya çalışıyor, bir yandan ise aklından söylenebilecek en doğru sözleri kurmaya çalışıyordu. Ta ki yardımcı kaptanının sesi rüzgara karışarak kulaklarına ulaşana kadar. B, gerekli müdahaleyi yapmış ve Lorent'i büyük bir zaman kaybından kurtarmıştı. Zaten yardımcı kaptanın sözleri üzerine daha fazla söz eklemeye gerek olmadığını düşünüyordu. Yine de beden diliyle de olsa tepkisini belirtmezse, sinirini bastırmak için vermiş olduğu bütün çabaların boşa gideceğinden emindi. Bu nedenle önce Keanu'ya gözlerini dikti ve boş ve duygusuz bir ifadeyle tam da gözlerinin içine dikti gözlerini. Bir şey demesine gerek yoktu, Keanu anlamış olmalıydı genç kaptanın ne demek istediğini. Ardından ise önce B'ye, sonrasında ise tayfasına yeni katılmış üç savaşçıdan biri olan Denny'e uzandı göz uçlarıyla. B'ye onu büyük bir yükten ve boş laflardan kurtardığı için minnettarlıkla kafa salladı; Denny'e ise Keanu'ya yaptığı gibi bir süre poker ifadesi bürünmüş bir suratla bakmakla yetindi. İmalı bakış ve beden dili bölümünü tamamladığında ise usulca yerde yatan adamının yanına doğru ilerledi burnunun durumunu görmek ve gerekiyorsa, gereken müdahaleyi yapma amacıyla.

Peki asi, ergen aşçıları ne olacaktı? Tayfa üyelerinin kendi aralarında tartışmalarına bile hareketlerini kontrol etmekte zorlanacak seviyede öfkelenirken onun bu saygısızlığına göz mü yumacaktı? Biraz evet, biraz hayır... Bu doğrultuda Keanu'nun yanına vardığında, kendilerine bakmaksızın seslendi önce asi aşçıya, sonra ise pasaklı rotacıya: "Yerinde olsam beni o bıçaklayarak öldürdüğün ustan ile karıştırmazdım; zira seni temin ederim ki basit bir aşçı-başından çok daha öteyim! Şimdi, bir şeyler hazırla!" Çocuğun yaptığı saygısızlığa karşı gösterdiği bu sakin tavrı onu bile şaşırtmış ve kendisini tanıyamamasına neden olmuştu genç kaptanın. Çünkü bu tür saygısızlıkları kaldırabilecek kadar geniş bir kişiliğe sahip değildi. Belki de çocuğun asi tavrı, içinde bulundukları zamandan birkaç yıl öncesini hatırlatıyordu Lorent'e; ondandı bu anlayışlı tavrı. Çocuğa karşı tehditvari ve imalı konuşmasını bitirdikten sonra yeniden girişti lafa. "Tamamdır Lost! Bizi oraya götür!"


Yeni ada, yeni oyun!
Resim
Resim

İsim: Lorent D. Rhaegar
Taraf: Korsan - Hierro Tayfası
Boy: 185 cm
Kilo: 80 cm
Yaş: 23
Para: 0 :Beli:
Kafa Ödülü/Rütbe: Not yet!

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 3
Dayanıklılık: 3
Karizma: 6

Özel Puanlar;
Meslek: Doktorluk: 1
Dövüş Yeteneği: Çift Kılıç Stili: 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: İkna

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
-

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
2x Coldsteel Slicer

Ödüller:
-

Tayfa Adı: Hierro Tayfası

Tayfa Üyeleri:
Hyou (Kaptan)
B (Yardımcı Kaptan)
Keanu Hunter (???)
Joshua (Aşçı)
Lost (Rotacı)
Randy (Marangoz)
Denny, Merlin, Leroy (Savaşçı)

Geminin Adı: Libra Morte

Geminin Çeşidi: Scout

Geminin Ekipmanı:

2 adet Ek Yelken Direği (60.000 Beli)
2 Ek Kamara (60.000 Beli)

Tayfa Hazinesi: 20.000 Beli
Kullanıcı avatarı Lorent D. Rhaegar
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 27 Eki 2014, 21:40

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen Keanu Hunter tarih 05 Kas 2014, 01:08

Bugün gerçekten berbat bir gündü. Berbat bir sabaha uyanmış ve berbat hissediyordu Keanu. Her şey tam anlamıyla bok gibiydi. Gerçi hangi günü güzel geçiyordu ki. Tayfaya katıldığından beri böyleydi bu, kaptanları, saygı duyduğu adam bir D.'idi belkide bu yüzden bela bırakmıyordu peşlerini kim bilir. Ancak seviyordu Kaptanı Lorent'i ve Yardımcı B'yi. Sahip olduğu tek aileydi çünkü, onlardan başka kimsesi yoktu ve bir yere de gidemezdi. Burada olmaktan zevk alıyordu en azından, birlikte yaşayacakları maceraları bekliyordu. Bu berbat olayları da ciddiye alsaydı hayatı gerçekten çekilmez olurdu. Şimdi de yerdeydi Keanu...

Beklenmeyen bir hamle. Acı verici bir sonuç. Yerde burnu kanlar içinde yatıyordu. Acı da çekiyordu ama sinirden acı hissedemeyecek durumdaydı. Tayfa içinde böyle bir olay beklemezdi. Vesile olmuştu belki ama istemeyerek yapmıştı, beklemiyordu yumruk yemeyi. Düşünmeden konuşan bir adam Keanu, böyle şeyler olması normaldi gerçi. Bir şey yapmaya kalmadan B gelmişti, bir şeyler söylemiş ve giderken aşağılayıcı bir şekilde bakmıştı Keanu'ya. Üzücü olsa da haklıydı B. Ardından kaptan da gelmiş ve olaya dahil olmuştu. Bir şeyler bekliyordu ondan avcı lakin bir şey dememiş ve sadece beden dili ile anlatmıştı derdini. Anlamıştı Keanu kaptanını. Bir şey demeye de gerek yoktu zaten. Yerde öylece kaptanı izlerken yanına gelmiş ve burnunu sormuştu. Bir şey hissedemiyordu sinirden Keanu ama kırıldığını düşünüyordu, "Bilmiyorum, kırıldı sanırım. Bir şey yapabilir misin?" demiş ve ayağa kalkmaya hazırlanmıştı. Bu kadar zayıf değildi Keanu, olamazdı. Yavaşça yerden kalkıp, yarı formuna geçecekti, geçiş tamamlandığın da olabildiğince sert kükreyecekti. Göz dağı vermek istiyordu, saldırmayı düşünmüştü ama yanlış bir hamle olacağını fark etmişti son anda. Kükredikten sonra dik dik bakıp Lorent'in yanına gidecekti burnuna bakması için. Ancak bu burada bitmemişti, intikamını sonradan alacaktı. Sonuçta intikam soğuk yenen bir yemektir. Keanu da doğru zamanı bekleyip intikamını almaya yemin etmişti.
Resim

Resim

İsim: Keanu Hunter
Taraf: Hierro Tayfası
Boy: 1.80
Kilo: 78
Yaş: 23
Para: 100,000
Kafa Ödülü: 0

Karakter Puanları;
Güç: 5
Hız: 4
Dayanıklılık: 4
Karizma: 2

Özel Puanlar;
Meslek:
Dövüş Yeteneği:
Şeytan Meyvesi: 3 (Neko Neko no Mi, Model: Siberian Tiger)
Pasif Başlangıç Yeteneği: Param yok ama Yetenekliyim, İz Sürücülük

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:


Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:


Ödüller:
Kullanıcı avatarı Keanu Hunter
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 27 Eki 2014, 21:57

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 05 Kas 2014, 23:23

Ortalık sabah sabah biraz karışmıştı. Keanu'nun burnu kanıyordu ve bu duruma ilk ses getiren kişi B. olmuştu. Hemen tayfanın hiyerarşik düzeninden bahsetti çevredekilere ve ortamdan çekilip, sessiz köşesine hareketlendi. Kaptan ise ilk olarak aşçıya çıkıştı. Ardından genç adamının burnunu kontrol etti. Kırık yok gibi duruyordu ve kanama da soğuk tedavisi ile durdurulabilirdi. Fakat çok fazla kan kaybetmemesi için hastanın burnuna tamponda gerekiyordu. Bunları rahatlıkla anlayabilmişti tayfanın genç doktoru ve kaptanı Lorent.

Bu sırada Denny, ikilinin yanına geldi ve kaptana "Konuşmamız gerekiyor Lorent, özel bir yerde, sadece sen ve ben." dedi. Sesi oldukça ciddiydi. Bu sırada güvertenin uç kısmında bir köşeye oturmuş ve sigarasını içmekte olan B. 'nin yanına Merlin gitti, o sırada genç savaşçı kafasını yukarı kaldırdı aynı anda birisini dinliyormuş gibi "Hıhı... Evet, tamam!" dedi. Sanki yukarıdan bir ses ona bir şeyler anlatıyordu ve o da onları dinliyordu. Bu fasıl bittikten sonra Merlin, B. 'nin önüne eğildi ve "Yukarıdaki sakallı ve uzun adamın sana bir mesajı var." dedi kısık bir ses tonu ile. Ardından elini uzatarak "Nah!" işareti yaptı ve "Nah sana bu sitede role play yapmak." dedi. Ardından yerinden kalktı ve omuz silkerek yukarıya "Umarım bu yeterli olur." dedi.

Out: Daha önce söylemiştik ancak yaptırım uygulamamıştık. Demek ki kendimizi anlatmak için banlamamız gerekiyormuş. B. kişisinin yaptığı nankörlükten sonra bu sitede yeri yooook! Emeğimize saygı göstermiyorsanız, iki yüzlülük yapıp geri gelmeyin hele ki size sunduğumuz iyi niyeti suistimal etmeyiniz.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev - Hierro] Kral

Mesajgönderen Lorent D. Rhaegar tarih 09 Kas 2014, 05:18

İlk maceralarının daha en başında olan tüm bu olaylar kendisini kaptanların yüz karası olarak nitelendirmesine neden oluyordu genç Lorent'in. "Ne kadar da gereksiz!" diye mırıldandı yeniden, Denny'nin Keanu'nun suratındaki eserini teşhis koymak amacıyla incelerken. O kadar da sağlam vurmamış olacak ki burnunda kırılma yok gibi duruyordu; oysa ki tanrı inancından yoksun biri olmasına rağmen kırılma sesini duyduğuna yemin edebilirdi genç doktor, belki de edemezdi... Sağlam vurmamış derken; yavaş vurmuş da değildi elbet. Yoğun kan akışı da bu tezimi doğrulayacak nitelikteydi. Teşhisini koyduktan sonra gerekli pansumanı yapmak, tampon yapmak, için mutfağın yolunu tuttu bez yahut peçete tarzı bir şeyler almak amacıyla.

Mutfağın yolunu tuttuğu sırada, az önce Keanu'nun suratını dağıtan hapishane kaçkını yanına gelmiş ve onunla özel bir konuda baş başa konuşmak istediğini söylemişti genç kaptana. Her ne kadar kendisine hiyerarşik düzeyinden ötürü altındaki kişilerin "kaptan" şeklinde hitap etmesini beklese de, bu seferlik es geçecekti; zira bugünlük daha fazla olay ve iç kavga istemiyordu tayfasında. Bu nedenle hafifçe kafasını tamam dercesine salladı ve ekledi: "Olur, tabi. Fakat önce az önce yüzünü dağıttığın adamın burnuyla ilgilenmeliyim. Malum, kan kaybı ihmale gelmez. Senin de nakama katili olarak anılmak istemediğinden eminim." Ardından tekrar harekete geçirdi ayaklarını mutfağa doğru. Tampon için uygun malzemeyi bulacak ve Keanu'nun burnuna gereken müdahaleyi yapacaktı.

Yaralı adamın burnuna pansuman yaptıktan sonra onurunu zedelememek adına kendisinin bile zor duyacağı bir şekilde eğilecek ve kulağına, "Bugünkü girişin tamamen saçmalıktı. Henüz kimse samimi olmayı bırak, birbirinin yüzüne bile aşina değilken yaptığın pek de akla hizmet değildi ve bunu senin de anlamış olduğunu umuyorum..." şeklinde fısıldayacak ve tekrar ekleyecekti: "...bir de, şu ironik marangoza git de bir bak, etrafta görünmüyor. Malum hikayesini ve kişiliğini biliyorsun; tamir etmekten çok sökmekle ilgileniyor. Libra Morte'nin sonunun da geçmişte söktüğü o korsan gemisi gibi olmasını istemiyorum." Söyleyeceklerini bitirdikten sonra yeniden doğrulmuş ve olağanın aksine, seri adımlarla az önce onunla konuşmak istediğini belirten Denny'e, "Kamarama gel!" şeklinde seslenmiş ve kendisi de kamarasının yolunu tutmuştu. Normal şartlarda her ne kadar sakin biri olsa da yaşananların stresinden olacak, içten içe resmi elbiseli savaşçının "özel" olarak nitelendirdiği konunun kötü bir durum belirtmemesini umuyordu. Zira henüz ilk maceralarının başında biraz da motivasyona ihtiyacı vardı doğal olarak.
Resim
Resim

İsim: Lorent D. Rhaegar
Taraf: Korsan - Hierro Tayfası
Boy: 185 cm
Kilo: 80 cm
Yaş: 23
Para: 0 :Beli:
Kafa Ödülü/Rütbe: Not yet!

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 3
Dayanıklılık: 3
Karizma: 6

Özel Puanlar;
Meslek: Doktorluk: 1
Dövüş Yeteneği: Çift Kılıç Stili: 1
Pasif Başlangıç Yeteneği: İkna

Saldırı Listesi:
-

Eşya Listesi:
-

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
2x Coldsteel Slicer

Ödüller:
-

Tayfa Adı: Hierro Tayfası

Tayfa Üyeleri:
Hyou (Kaptan)
B (Yardımcı Kaptan)
Keanu Hunter (???)
Joshua (Aşçı)
Lost (Rotacı)
Randy (Marangoz)
Denny, Merlin, Leroy (Savaşçı)

Geminin Adı: Libra Morte

Geminin Çeşidi: Scout

Geminin Ekipmanı:

2 adet Ek Yelken Direği (60.000 Beli)
2 Ek Kamara (60.000 Beli)

Tayfa Hazinesi: 20.000 Beli
Kullanıcı avatarı Lorent D. Rhaegar
 
Mesajlar: 8
Kayıt: 27 Eki 2014, 21:40

Sonraki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir