[Görev-Khasar] Maskeli Balo

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 26 Eyl 2012, 16:38

Peşi sıra gelen muhabbetlerden ve etkileşimlerden epey haz alıyordu Arakh suskunluğunu bozmasa da. Anlaşılması imkansız olsa da bu haz ikinci defa onu maskesinin altından gülümsemeye zorlamıştı. Aşçının sözlerinin üstüne Gomma'nın söylediği söz çok doğru bir cevaptı. Belki de sözcüklerin güvenilirliğine ve doğruluğuna gülümsemişti genç adam. Doğruydu... Değer verdikleri şey uğruna kan ve ateşte yürüyen insanlar... Gerçekten şanslılardı. Çünkü dünyanın bir yerinde "değer vermedikleri bir şey yüzünden" mecburî olarak kan ve ateşte yürüyen insanlar vardı. Ve yine doğruydu ki o insanlar sadece Denizciler değildi.

Herkes güverteyi yavaşça boşaltırken kaptanın cüceyi korkudan öldürürcesine "sakin" tavırları ve emri Arakh'ın bile içinde bir karamsarlık oluşturmuştu. En yakın adaya ha ?... Cücenin söylediklerine göre kısa yol fazla tehlikeliydi. Her zaman da böyle olmamış mıdır zaten ? Kolay yol beraberinde her zaman bir bokluk gerektirirdi. Ancak bizimle eşit de olsa kaptan Jaqqa'ydı ve Qoyinin sözleri bu gemide emirdi khewolar için. Verdiği cevaba bakılırsa Gomma da kısa yolu seçmiş, dolayısıyla tehlikeyi göze almıştı. İki Qoyi kararlarını vermişken kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiğini düşünmüyordu Arakh. Bu yüzden bir anlık arkasını dönerek sadece bir iki cümle söylemekle yetindi, karşısındaki maskeli katilleri henüz tam olarak tanımadığını düşündüğü cüceye. "Başımız belaya girebilir ha ? Belayı nasıl tanımlarsın khewo ? Bela hakkında, zorda kaldığın durumlar hakkında bir fikrin var mı ? Bildiğin tek bela küçükken marketten çaldığın şekerin üzerine market sahibinin seni yakalama anı değil mi ? Bu yüzden değersizsin..." Sözleri bittiğinde yeniden önünü döndü ve odaya giriş yaptı Arakh.

Yemek yerken o anımsayarak eğlendiği, Gomma'nın geçmiş muhabbeti yeniden hükmetti odaya. Söylediklerinin üzerine Arakh maskesinin altından hafifçe gülümsemekle kalmayarak "hahahaha !" diye yarım yamalak, atmayı hatırlayabildiği kadarıyla bir kahkaha attı. Masadaki ekmekten yeteri kadar büyük bir ekmek parçası kopardı ve yahninin sadece etlerinden bu ekmeğin arasına doldurduktan sonra masadan kalktı ve güverteye dönmek için harekete geçti. Her ne kadar eski anılar hoş da olsa, hatırlamak acı veriyordu Arakh'a. Masadan kalktıktan sonra kapıyı eliyle iterken, artık arkasında kalmış olan Gomma'ya uzattı sözcüklerini yüzünü dönmeksizin. "Hatırlamak için unutmak gerekir Qoyi." Ardından kapının arasından sıyrılıp güverteye yöneldi.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 27 Eyl 2012, 21:59

Büyük bir keyifle tekrar söyledi Jaqqa rehberin korkuyla zikrettiği ismi. Tekrar ve tekrar... ta ki yoluna taş koma ihtimali olan bu adamı umursanabilecek düşünlerinin arasına katmayı başarana kadar. Kaç kişi ya da ne kadar büyük oldukları gerçekten umurunda değildi aslında; ama yine de bilinçsizce düştü kafasında kurduğu eğlencenin içine ve sonunda omuzlarını ve Yanqokh'u hala sımsıkı bir şekilde tutmakta olan sağ elini fütursuzca titrerken buldu. Her şey Jaqqa açısından olması gerektiği gibi ilerliyordu ve kendini gemi yolculuğunun başlangıcına nazaran olduğundan çok daha iyi hissettiği kesindi.

Rehber'e söyleyecek başka hiçbir sözü yoktu Jaqqa'nın. Nereye gidilmesine gerektiğine çoktan karar verilmişti ve Khasar'ın kararı* bunu tetiklemedikçe, verilmiş kararı geri çevirmenin hiçbir imkanı yoktu. İştahını kabartan heyecanıyla birlikte, tek bir söz dahi söylemeden Qoylarının yanına gitti Jaqqa. Kendisine ayrılan sade kamarada, eskiden olsa kendisine büyük şeyler ifade edebilecek bir sofrada Qoylarıyla birlikte karnını doyurabilmek için.

Odada yalnız kaldıklarında artık bir parçası haline gelen maskeyi çıkartıp asla unutamayacakları anılarını, Qoylarının tekrar tazelemesine izin verdi Jaqqa ve amacını taşıyan düşüncelerini çarpık bir gülüşle dile getirirken neye benzediğini, ne olduğunu unutmamak için elini istemsizce biçimsiz suratında gezdirmekten alıkoyamadı yemeğine başlamadan önce. "Çok yakında hepimiz asıl açlığımızı gidereceğiz."
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 27 Eyl 2012, 23:34

Khasar'ın üç üyesi yemeklerini kendi usullerince yemişlerdi. Khasr'ın üç üyesiydiler çünkü diğerleri bunu hak etmemişti, sadece köleydiler. Gomma’nın gözleri yerine kullandığı küçük vampir yarasa karnını efendisinin sunduğu kanla doyurduktan sonra gece karanlığında uçmak için açık camdan fırlayıp gitmişti. Üç maskeli adam da karınlarını güzel bir yemekle doyurmanın keyfinin hissediyordu. Ya da hissedemiyorlardı, bedenleri böyle şeyleri fark edemeyecek kadar çok acı çekmişti belki de.

Yemeğinin dışarıda yemekte olana Arakh yarım saat kadar geçen bir sürenin ardından ufkun ötesinde parıldayan kırmızı ışıkları fark etmişti. Güneş mi doğuyordu acaba? Ama yön batı tarafındaydı, hayır Arakh yanan ateşin neye bezediğinin iyi bilirdi. Gök alev almıştı, denizin ortasında büyük bir yangın vardı. Neredeyse bir saatlik uzaktaydı bu olay ama durdukları mesafeden bile görülebilecek kadar büyüktü.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 29 Eyl 2012, 16:03

Yemeği bitirdiğinde yemek borusundan geçerek mideme ulaşan yiyecekler yalnızca tokluk hissi yaratan somutluklardı. Yıllarca boktan şeyler yedikten sonra damak tadımdan eser kalmaması doğal bir şeydi elbette. Acı, tatlı... Bu kavramlar Arakh için koca bir "hiçlik"ten ibaretti. Belki bir miktar acı, belki dayanılamaz bir acı... Unutulması güç bir kavramdı genç adam için.

Güvertede ufuk çizgisinin denizin uçsuz bucaksız "olmayan" sonuna sarıldığı noktayı izliyordu genç adam yediklerinin sindirilmesini beklerken. Dalgınlığı aniden pasparlak bir görüntü tarafından ele geçirilene kadar elbette... Güneş doğmuyordu, batıydı; güneş batmıyordu, zaten çoktan karanlık gökyüzüne hükmederek gece mahlasını almıştı. İki mavi yanıyordu uzaklarda bir yerde, genç adamın gözlerinin rahatça ulaşabildiği bir noktada. Arakh hiç düşünmeden arkasında kalan kamaranın içerisindeki Qoylara kapıyı aşarak onlara ulaşabilecek düzeyde bir sesle bağırmaya başladı, "Hey oi oi Qoyi ! Gözlerimin kilitlendiği şu ufka bakmanız gerektiğini düşünüyorum. Deniz ve gökyüzü yanıyor ! Tam anlamıyla !..." Ardından ise rotacı köleye yönelik olarak birkaç şey ekledi sözlerine, "Hey bodur khewo ! Şu karşıdaki ateş... Bir dürbün bul ve ona yakından baktıktan sonra neler olduğunu bana söyle ! Hemen !" Gerçekten eğlence ve tehlikeyle harmanlanmış kokular geliyordu Arakh'ın burnuna. Yanılmıyor olmayı umuyordu.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 29 Eyl 2012, 21:48

Önüne konan her şeyi, son kırıntısına kadar silip süpürmüştü Jaqqa ne yediğini bile umursamadan. Şimdiye kadar yemek zorunda olduğu bir çok şeyden çok daha lezzetli olduğu kesindi; ama hiçbir şey alıkonuldukları yalancı cennettekilerle kıyaslanmazlardı, kurtuldukları cehennemdekilerle ise asla. İşini yaptığı ve sahiplerini hoşnut ettikleri sürece bu güvertedeki her bir başa tahammül edilebilir ve ait oldukları yerde iki omuzunun arasında durmasına izin verilebilirdi. Yani, sanırım... ufak bir böcek gibi görmezden gelinmeleri gerekiyordu ve şu ana dek bunu sorunsuz bir şekilde başarabilmişti.

Ait olduğu yere, maskesinin gölgesine geri dönerken; aslında var olmayan bir tanrıya şükrederken buldu kendini Jaqqa. Arakh’ın çağrısı Khasar’ın çocuklarına sunulmuş bir şükran gibiydi. Arzuladığı şeye, asıl açlık duyu şeye olduğundan daha çabuk bir süre de kavuşabileceğinin verdiği heyecan ile yerinde duramıyordu artık. Bu bir işaret olmalıydı onlar için, Vojjor Qoyi'nin gerçekten var olduğunun kanıtı. O'nun kadar inanıyor olmasa dahi, Gomma'ya baktığında neredeyse bunu hissediyordu. Neler olup bittiğini görmek için sabırsızlanıyor olsa da, çıkmadan önce Gomma'nın da hissettiklerini bilmesini istedi. Yanan gökyüzü ve deniz kadar eğlenceli gelmişti Jaqqa'ya, bu yüzden konuşurken kahkahasına engel olamadı, hatta buna tenezzül bile etmedi. Bunun için hiçbir geçerli nedeni yoktu...

"Tanrın tarafından kutsanıyoruz Qoyi, çok eğlenceli çoook!"
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 29 Eyl 2012, 22:26

Hayvanlar özgür müdürler? Evet, düşünmezler. Evet, kaybettiklerinin acısını bir ömür yanlarında taşımazlar. Evet, günü yaşarlar gelecek kaygısı duymaz, geçmişin ağırlığını yanlarında taşımazlar. Evet, anın keyfini çıkarırlar. Ancak, temel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadırlar. Yemek gibi... Ve bu onları esir eder... Gomma'nın Rhoa'sı gibi. Gomma'nın gözleri gecenin karanlığında tiz çığlıklarıyla gökte bir yerlerde kaybolmuştu. Sesi dışında takip edemeyecekti az gören adam "kan yoldaşı"nı... Ama biliyordu ki, acıktığı anda geri dönecekti hayvancağız. Tanrısı tarafından beslenmek ve hatırlanmak ihtiyacı içerisindeydi. Bu ihtiyaçtan doğmuştu Gomma'nın tanrılığı. Belki de "Bu ihtiyaçtan doğmuştu Gomma'nın Tanrısı... İçimdeki boşluk yemeklere değil belki, ama bir boşluk olduğu kesin. Bu boşluğu dolduran Vojjor Qoyi'den başka kim olabilirdi ki?"

Yemeğini yiyip vücut dediği et ve kan torbasını doldurması gerekiyordu yine de. Rhoa'nın yaşamaya devam etmesi için kırbanın kanla dolması gibi Gomma'nın da yemeklerle dolması gerekiyordu. Isırdı, çiğnedi, yutkundu ve doldu. İşin garipliğini ve sıradanlığını atlatmak için de geçmiş günlerden söz açtı. Arakh'ın hoşuna gitmeyen bir bahis olmuştu belli ki. Qoy'u sofradan kalkarken Gomma arkasından şaşkın şaşkın bakmak isterdi, ama gözleri işe yaramıyordu böyle konularda pek. Şaşkın bakışlar veremiyordu, maskenin arkasından vermesi de pek mümkün değildi zaten. Ses çıkarırdı belki, ama bunu da yapmadı. Ortak acıları paylaşmak için ses çıkarmaya gerek yoktur. Dostunuzun etrafındaki havadan bile anlarsınız acısının büyüklüğünü. Ve bir de tabi sözler... "Hatırlamak için unutmak gerek..." diye mırıldandı kendi kendine.... "Saçma..." Yine de ses çıkarmadı, kelimeler insanlara ihanet ederler. Kelimeler yalancıdır, yalancı olmasalar Gomma'ya bir insan nasıl inanabilirdi ki?

Jaqqa ve Gomma sofrada başbaşa kalmışlardı. Gomma'nın gözlerinin görmemesine şükrettiği anlardan birisiydi bu muhtemelen. Qoylarını hep mağrur çocukluk yüzleriyle hatırlayacaktı. Onların suratlarındaki acı izlerine bu yüzden yakınlaşıp da bakmazdı. Zaten kulaklarında sonsuza kadar çınlayacak çığlıkları olduğu sürece bir şey görmeye de ihtiyacı yoktu. "Qoyi Jaqqa, asıl açlığımız hiç bir zaman dinmeyecek biliyorsun. Bu susuzluğu dindirecek bir kan gölü, bu şehveti sunduracak bir kalp atışı tanımadım daha. Dünyanın sonunda, denizin bittiği yerde Vojjor Qoyi'nin inayetiyle One Piece denen şeye ulaşırsak, tanrımız bize bu boşluğumuzu doldurma fırsatı da tanır mı dersin? Çok şey mi istiyorum yine?"

Jaqqa yerine Vojjor Qoyi cevap vermişti ona sanki. Vojjor Qoyi de kaprislerinden kurtulamamış olacak Arakh'ın sesini kullanmıştı. "Deniz ve gökyüzü yanıyor!" diye bağırdı Gomma, duyduklarından büyük bir haz alarak. Jaqqa'nın ardından güverteye fırladı. "Tanrı tarafından kutsanıyoruz!" diye tekrar etti yine Jaqqa'nın ardından! Hiç bir şey göremeyecekti baktığı yerde, ateşin çıtırtısını da duyamayacaktı bu kadar uzaktan. Ama Arakh'ın sesindeki heyecan yetecekti genç Aheshkeliye. Belki de Vojjor Qoyi'ye bir şükür mırıldanmalıydı...

"Gökler ve denizler bile yandığında...
Kurbanlar Vojjor Qoyi'ye sunulduğunda..."

Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 29 Eyl 2012, 23:13

Mutfak bölümünden apar topar çıkan cüce hemen gemi pervazına dayanmış ve ufuktaki manzaraya bakmaya çalışmıştı. Kafası anca geçiyordu ahşap engeli. Daha sonra pantolonuna sokuşturmuş olduğu dürbünü çıkarıp bakmıştı.

“Gemi direkleri görüyorum. Bu… Bu bir deniz savaşı…” demişti endişeli bir tonda.

“Denizciler hamlelerini yapmış olmalı. Hansei’yi kendi yurdunda gafil avlamayı deniyorlardır.” Dedi bir başka ses sakin bir tonda. Cücenin hemen ardından çıkan doktor piposunu yakarken konuşmuştu. “Hansei hakkında duyduklarım doğruysa bunu deneyenler şu an yaptıklarına pişman olmuştur. Onun bir şeytan olduğunu söylerler, savaştığı düşmanlardan hayatta kalanların çoğu delirmiş.”

Bu sırada gemi git gide daha da yaklaşıyordu kızıl göğe doğru. Gökte yangın nedeniyle oluşmuş bir duman bulutu vardı ve yıldızları saklamaya başlamıştı. İnsan çığlıkları duyulabiliyordu artık. Bir süre sonra gür bir sesin sözleri işitildi gecenin koynunda yayılıveren;

“Düşmanlarım için kurtuluş sadece acıdır. Acı benim için hayattır. Kılıcım şeytanın aracıdır. Merhametim ölümdür.”

“Ne dedi şimdi bu? Hiç bir şey anlamadım" demişti cüce. Anlayamazdı da diğerleri de… Üç maskeli adam haricinde kimse bu denilenleri anlayamazdı. Çünkü bunlar Aheshke dili ile söylenmiş sözlerdi.

“Kimse kıpırdamasın! Geminize hükümet adına el konulmuştur.” Bu ses tam arkalarından gelmişti. Dönüp baktıklarında 7 tane harap halde marine askeri gözlerine çarpmıştı. Onlar olayları izlerlerken geminin diğer tarafından güverteye çıkmış olmalıydılar. Her birinin ellerinde uzun kılılar vardı. “Dümeni çevirin, en yakın marine karargâhına gidiyoruz.” Demişti en başlarındaki adam. Oldukça yorgun görünüyordu diğer altı arkadaşı gibi ve ayrıca çoğu yaralıydı. Fakat bu, onların hala büyük bir tehdit unsuru olmasını engelleyemiyordu. Konuşan adam gözünü beyaz önlüklü doktora çevirip;

“Doktora ihtiyacımız var hemen işe başla.”


Geminin uyuşuk doktorunun sözleri ise oldukça manidardı;

“Bu ekstraya girer, patronlarla konuşun.”

Durum: Siz güvertenin sağ pervazına toplanmış durumdasınız. Yanınızda doktor ve dümenci bulunuyor. Her biriniz silahsızsınız. Gomma hariç, onun silahı sesi… Beş metre kadar önünüzde bir ok başı gibi dizilmiş 7 marine askeri duruyor. Her biri oldukça öfkeli görünüyor. Yanlış bir sözle hemen saldıracaklarmış gibi duruyorlar. Jaqqa marangozun kendi kamaralarından çıktığını görüyor sessiz bir şekilde ellerinde kendi orağı ve Arakh’ın silahları bulunuyor. Güven verici bir ciddiyetle kaptanının yüzüne bakıyor.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 30 Eyl 2012, 00:25

...Çığlıklar gökyüzünü saracak,
Zamanın aldığı geri gelecek...


Doğaçlama yazılmış bir ilahiydi bu... Doğaçlama yapılan her ayin gibi samimi, etkileyici ama eksik... Bu yüzden mırıldanılarak söylenmişti sadece, bu yüzden Vojjor Qoyi ile Gomma arasında kalmalıydı. Bir de etrafındaki bir kaç kişi...

O gemi direklerini göremiyordu genç adam... Yanan denizi ve gökyüzünü göremediği gibi! Ama gözbebeklerinin döndüğü tarafta her şeyi canlandırabiliyordu gözünün önünde. Bir deniz savaşı, dökülen kan ve çığlıklar! Birilerinin endişesi, birilerini zevke getiriyordu yine. Sonra doktorun sesini dinledi, rotacılarına göre daha çekilebilir bulduğu bu adamın dediklerini dinledi. "Hansei, şeytan, delirmek..." Birincisi hakkında bildikleri kulaktan dolmaydı, ikincisinin gözlerinin içine bakmıştı, üçüncüsünün kapısından dönmüştü. "Sıradışı bir şey yok..." diye mırıldandı gemileri olay yerine doğru ilerlerken.

Bir süre sonra güvertedekilerin yaşadığı heyecanı kendisi de yaşayabilecek duruma gelmişti. Onun gözleri bile ayırt edebiliyordu artık uzaklardaki bulanık kızıllığı. Yıkımın işaretçisi gözlerinin önündeydi, gözleri görmeyi reddetmek istese de bunu başaramıyordu. Ama daha da önemlisi çığlıklar! "Gihigihigihigihi... Tanrımıza ilahiler düzüyor, sıradan insanlar! Onun mesajcılarının da sahne alması gerekmez mi?" Kanı kaynamıştı, bu çığlık ve kan banyosu içerisinde tekrar vaftiz olup günahlarından arınmak istiyordu! Bu muhteşem ayini kutsayan sözlerle o tarafa doğru sesini yöneltebilirdi, bunu yapmak üzere hazırlanmıştı bile ama daha baskın çıkan bir ses onu durdurdu.

"Aheshke!" diyebildi demin gerilen bütün sinirlerini bir anda boşaltarak. "Aheshke!" diye tekrarladı. Neden şimdi? Neden bu kutsal toplantının ortasında? "Neden beni bile bastırabilen bir gürlükte!" Kaçtıklarından beri bu dili bir dördüncü kişiden duymamıştı. Belki de peşlerine düşmüşlerdi? Bundan korkmalı mıydı? "Zincirleri tutanlarla elbet kapışacaktık, bizi dizginleyen son şeyden neden şimdi kurtulmayalım?" Şaşkınlığı böylece havaya karıştı ve gözünün göremediği bulanık evrenin içinde kayboldu.

Yine bölünecekti planları... Vojjor Qoyi ayine onları hemen katmak istemişti belki de. Arkasından gelen seslerle beraber yavaş yavaş o tarafa döndü Gomma. Yorgun sesler... Kanlı ayinlere ilk katılan müritlerin önüne alışsınlar diye sunulacak yaralanmış kurbanlar gibi... Ama acele etmedi genç Aheshkeli, edebiyle dinledi hükümetin adamlarını, sonra da doktorun verdiği kapağı... Hoşuna gitmişti bu durum. Sahneyi alma sırası kendisindeydi. Khasar'ın altın dillisi olarak taleplere bir cevap vermeliydi. Bir iki adım ileriye çıktı gülümseyerek, kıyafetleri ve maskesi olmasa iyi bir ev sahibi bile sanılabilirdi!

Yüzünü sese döndüğünden ve tayfasındaki zarar verebileceği herkesi güvenli yerlerde bıraktığından emin olduktan sonra hafifçe öne eğildi ve sesinin inebildiği en tiz noktaya abanarak bir çığlık kopardı. Bu onun ünvanlarından birisiydi: Awazar- Çığlık atan!

Vojjor Qoyi'nin temsilcisi de tapınağa indiğine göre, ayin tüm hızıyla devam edebilirdi artık!

"Yüceltin onu ölümlüler
Çığlıklarınızla dökülsün günahlarınız,
Kan ve korkuda arının"

Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 30 Eyl 2012, 15:55

O kadar muazzamdı ki... ellerini geminin pervazına kilitlemeyi başardığında, kendini sakinleştirebilmek için tekrar derin bir nefes almak zorunda kalmıştı Jaqqa. Karşısında beliren şey gazabın en saf haliydi ve bunu hiç zorlanmadan iliklerine kadar hissedebiliyordu. Denizin ortasında cehennem gibi yükselen ateş, sadece yeri ve göğü esir almakla kalmamış; sanki hiç sönmeyecekmiş gibi ruhunu da sarmıştı Jaqqa'nın. Başka bir zaman, başka bir yerde olsa doktor'un ya da rehber'in söyledikleri zerre umurunda olmazdı; ama bunu yapan adam hakkında öğrendiği her yeni bilgi coşkusunu ve anın güzelliğinden aldığı zevki bir miktar daha arttırıyordu. Pek de uzun sürmeyen, bıçak gibi kesilen bir zevkin...

Daha sıkı geçirdi ellerini sımsıkı tutunduğu pervaza, çığlıklarla dolu gecenin göğsüne doğru bir acı bir çığlık da kendisi eklerken ve sonra hiç olmamış gibi sakinleşti. Biliyordu ki gece artık onlara ait değildi ve birer birer yok olan tüm o umutlarla birlikte, sığınabilecek bir yer bulabilmek için kendi kabuğuna çekiliyordu gizlice. Belki de amacı şahit olmak istememesiydi yaşanacaklara... Sadece o üçünün anlayabildiği sözcükleri, o da anlamış olmalıydı ve belki de sırf bu yüzden çekiyordu o kapkara örtüyü aralarına. Kimsenin bilmemesi gerekiyordu. Yüzlerini örten maskelerle, geçmişlerini geride bıraktıklarını düşünüyordu Khasar'ın çocukları; ama yine Idrik'in bozuk ve küflenmiş nefesini ensesinde hissetti Jaqqa ve yıllarca bedenini soğuk, kendi kanıyla ıslanmış bir duvara bağlayan zincirleri... Qoylarıyla birlikte tıslarcasına, büyük bir öfke ve hiddetle tekrarlıyordu. "Aheshke... Aheshke!" Ta ki hayatı boyuna duyduğu en saçma lafı işitene kadar.

İçlerinden birisi özgürlüklerini daha yeni kazanmış Khasar'ın çocuklarına ne yapması gerektiğini söyleme hakkını kendinde bulmuştu. Yanqokh yanında değildi; ama kendisine emir veren adamın dilini gırtlağından söküp almak için ona ihtiyacı olmadığının farkındaydı. Yine de, onu bu zevkten mahrum edemezdi. Bir yabancının, ağaç işleyenin, elinde belirmesi öfkesini kat ve kat arttırmıştı Jaqqa'nın. Sessiz adamın sözleri yoktu; ama gözleri amacını yansıtabilmesi için yeterliydi. Jaqqa'nınkiler gibi... Alışık olmadığı bu duyguyu nasıl hazmedeceğini bilmiyordu; ama Yanqokh'a kendini nasıl affettireceğini biliyordu. Silahının tekrar ait olduğu yere geri döndüğüne emin olduktan sonra, gemide tek bir yabancı kalmayıncaya kadar birbirlerini memnun edeceklerdi.

Rhaggat eveth'e çıkma gafletinde bulunan tüm bu insanları, inandıkları hiçbir şey kaderlerinden kurtarmaya yetmeyecekti. Qoylarına baktı Jaqqa ve Khasar'ın hükmünün çoktan verilmiş olduğunu gördü. Ağzından kendi dillerinde çıkan o tek kelime ise bir emir değil, hepsinin ortak arzusuydu. "Katlet!"

Yanqokh'u tekrar eline geçirdikten sonra Gomma'nın çığlığıyla birlikte ilk hedefine, kendilerine ne yapmalarını söyleyen adama doğru ilerleyecekti Jaqqa, sağ elinde tuttuğu silahını büyük bir kavis çizerek savurmak ve adamın bir daha konuşamayacak; hatta nefes alamayacak hale gelmesi tek arzusuydu.

Out: Jaqqa'nın geçmişi ve yaşam tarzı göz önüne alınırsa silahını bırakmış olması demek, ya amacını gerçekleştirmiş olması ya da ölümü kabullenmiş olması demektir. Onun dışında uyurken bile silahını yanından ayırmaz, ki RP içinde de hiçbir yerde silahımı yanımdan ayırdığımı, orada ya da burada bıraktığımı söylemedim. Gm kararına saygım sonsuz, kurgu gereği böyle şeyler gerekmiş olabilir; ama bundan sonrası için bu konuda hassasiyet gösterebilirseniz sevinirm.
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 01 Eki 2012, 00:16

"Katlet!"

Jaqqa'nın sesi anı yararak geçmiş ve emirden uzak bir komut olarak ulaşmıştı Arakh'ın kulaklarına. Birkaç dakikada gelişen olaylar az öncekinden bağımsız, kendi dairesinde yükseliyordu şimdi. İzlerini taşısa da, hala geçmişinden sözde ırak bu yaşamın henüz başındayken ellerinden alınmasına göz yumamazdı acının bekçileri. Ne kadar severlerdi o insanları. (!) Onların hayatlarını ellerinden alarak renksiz, hissiz ve silik bir hayata sürgüne gönderen o insanları... Bu insanlara intikam darbelerini vurmak için ne kadar amansız olmaları gerekiyordu acaba ? Acılarının alegorik simgesi olan maskesinde gezdirdi ellerini hafifçe. Sonrasında ise olay ve olguları anlam çerçevesi içine sığdırmak için konsantrasyonunu artırdı.

Cücenin umursamadığı ya da umursamaya gerek bile duymadığı sözlerinden sonra sakin ancak ciddi tavırlı doktorun sözlerine kulak kesilmişti genç. Sözlerini bitirdiğindeyse ise maskesinin altından hafifçe gülümsedi. "Delirmek mi ? Hahahah. Hepimiz biraz deli değil miyiz ?" Birkaç saniye içinde kahkaha sözcükleri dudaklarından dökülerek havaya temas edip kaybolmuş ve o hissiz, donuk ciddiyetini takınmıştı Arakh şimdi. Tek düşünmesi gerekenin zihninin saflığıyla, kulağına tanıdık gelen dil ve aksandaki birkaç cümleydi. Dünyada var olması bile hata olan cüce, yeniden o gereksiz yorumunu yapmıştı işte. Ancak onu azarlamaktan -ya da derisini yüzmekten- daha önemli işleri olan Arakh yalnızca cücenin söylenenleri anlayamaması üzerine ortaya koyduğu yakarışlarına iğneleyici cevap olarak gizemli sesin söylediklerini tekrar etti kendi dillerinde. Ardından sinirden neredeyse vücudundaki tüm gözeneklerden kan fışkırmasına neden olacak sözcüklere yöneltti dikkatini.

Özgürlüklerinin ellerinden alınmak istenmesinin normal şartlarda "bile" bu üç adam için yeterince sinir bozucu olması bir yana, bu kez özgürlüklerine kastedenler yarı ölü birkaç et yığınıydı. Ancak yaralı ya da sağlıklı, amaçlarının peşinden iz sürerlerken onlara engel olmak isteyen herkes ölümü hak ediyordu bu Khasar maktulleri için. Onlar, içlerinde yanan sonsuz ateşi cehennemin en dibiyle yüzleşirken çalmışlardı oradan. Şimdi ise birkaç çapulcunun bu yangını söndürme teşebbüsünde bulunmalarına izin verilemezdi.

...Ve işte karar verilmişti. Jaqqa'nın dudaklarından fırlayan sözcükler sanki söylenmesi beklenen bir komutmuş gibi harekete geçirmişti Arakh'ı. Elini beline attı ve -aslında orada olmayan- kılıçlarını çekmeye çalıştı tek hamlede. Ancak avuçlarına kavuşan koca bir boşluk olmuştu. Aptallık ederek yanına almadığı kılıçların intikamı olarak zor durumda kaldığı batıl düşüncesini aklından atamıyordu genç adam. Bir mite göre kılıçların ruhları ve hisleri vardı. Yashin ve Koyote'nin, Arakh'ınkinden daha fazla olduğu bariz...

Geminin marangozunun durumu kurtarırcasına ellerinde Jaqqa ve Arakh'ın ekipmanlarıyla kamaralardan çıktığını görmüştü Arakh. Hatta bir an için bile olsa, birşeyler hissedebilseydi bu adamı sevebileceğini bile tahayyül etmişti genç adam. 7 çapulcunun verdiği aşağılayıcı emirden sonra cüceye seslendi Arakh. "Dümeni sabitle. Bir yere ayrılmıyoruz. Denize iyi bak. Birazdan mavinin kırmızıya dönüşüne tanık olacak kadar şanslı olabilirsin." Cümlesini noktaladıktan sonra hızla marangozun yanına ulaşarak kılıçlarını alacak (Yashini eline, Koyote'yi kınıyla birlikte beline) ve birkaç adım ilerleyecekti. İçten içe kan dökmek istiyordu lakin rakiplerin konumları göz önünde bulundurulduğunda eğer saldırılırsa Jaqqa'nın Yanqokh'una av olabilirdi. Bu yüzden Jaqqa'nın hamlesini yapmasını beklerken dikkatli bir şekilde adım adım rakibe doğru ilerleyecek ve Jaqqa saldırdığında savurduğu silahının ardından toparlanana kadar ona karşı gelebilecek saldırıları durduracaktı temkinli bir şekilde.

"Hey Gomma Qoyi ! Tanrın bugünün akıbeti hakkında neler öngörüyor ?" Bu sözleri söylerken Gomma'nın konsantrasyonunu bozmamaya ve çığlığına kastetmemeye dikkat etmişti genç Arakh.


Out-not: Eksikler tamamlanmıştır; pek açıklayıcı olmadıysa da umarım az çok amacım anlaşılabilmiştir.
Arakh
 

ÖncekiSonraki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir