[Görev-Khasar] Maskeli Balo

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 01 Eki 2012, 22:37

Gomma'nın çığlığı ve yabancılara için garip sözcüklerden ibaret olan ağıtı geceyi oldurmuştu. Kesin bir itaat beklemekte olan yedi asker önce doktorun onlara vermiş olduğu karşılıkla afallamış, hemen ardından kulaklarını tırmalayan çığlıkla ürküp geri adım atmışlardı. İşte bu sırada fırlatmıştı dev marangoz Yanqokh adılı siyah orağı efendisinin ellerine.

Jaqqa silahını yanına almayı unutmuş ve bir yabancının elleri aracığıyla ona yeniden kavuşmuştu. İçini dolduran derin duygularla bir tek hamle ile demin onlarla emir telaki edercesine konuşan adamın kafasını boynundan koparıp atmıştı. Kendisini dahi koruyamamıştı adam Gomma’nın şeytani sesinden ötürü dikkati dağılmış olduğundan.
Bu sırada Arakh da kendi silahlarını gemi marangozunun ellerinden almıştı. Bunlardan kısa olanı kemerine iliştirirken uzun olanı sıkıca kavramıştı. Şölen daha yeni başlamıştı ve ilk kan dökülmüştü bile.

Şaşkınlıkları çok sürmemişti adamların. Arkadşalarının kafası olmadan yerde yattığını gördüklerinde öfkeyle kükremişti her biri. Ve saldırıya geçmişlerdi. Üç kişi Jaqqa’ya doğru yürümüştü. Çünkü kanlı orağı ile arkadaşlarını öldürenin o olduğu aşikârdı. İkisi Gomma’ya lanet sesi yüzünden arkadaşlarını kaybetmelerine neden olan kişiye saldırmıştı. Ve bir kişi de henüz bir şey yapmamış olan ama elindeki kılıcıyla bir tehdit unsuru olmuş Arakh’a yürümüştü. Doktor hemen kamaralara doğru kaçmış cüce ise ona verilen emir yerine getirmek için çapalara doğru koşmuştu. Bu sırada marangoza bağırmıştı;

“Yelkenleri çöz hemen!”

Sessiz adam ondan isteneni yapmak için hemen harekete geçmişti.

Durum; Gomma’nın üç metre ötesinde ona doğru gelen iki kılıçlı adam var. Bunları göremiyordu ama demin atmış olduğu çığlıkla birlikte ortaya çıkan yarasası bunu ona haber vermek için iki kez ince bir vikleme koymuştu. Gece karanlığından dolayı ona doğru gelmekte olan adamları zerre göremiyordu.

“Önünde iki kişi var Gomma Efendi! Sana çok kızgın gibiler. Bence az sola kaysan çok iyi olur, arkana da dikkat et iki adımda suyu boylarsın”demişti cüce adam, gevezeliği tutmuş gibiydi gene. Çapaları indirmeye hazırlanırken gözlerinin görmediğini bildiği işverenine sözleri ile yardımcı olmaya çalışmıştı

Jaqqa ise önündeki üç kişiyi görebiliyordu. İki metre kadar uzaktaydılar ve orağını savuruşundan kaçınmak için yayılmış vaziyetteydiler. Birisini dahi indirebilse, diğerleri hemen üstüne çullanacak gibiydi.
Arakh’ın rakibi ise hemen hemen 3 metre uzaktan kılıcını kaldırmış halde koşuyordu. Kafayı hedefleyen bir darbe gerçekleştirmek istediği ortadaydı.

Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 03 Eki 2012, 00:31

Bir insan ne zaman başlar ayak seslerini dost ve düşman olarak tanımlamaya?

Bir savaşın ortasında oradan oraya koşuşturan ayakları neden ayırt etmeye çalışır, neden ayakların yere vuruşlarındaki heyecanları, hiddetleri, nezaketi aramaya çalışır? Bir insanın dünyası duyduğu seslerse buna ihtiyacı vardır çünkü. Sadece bilinmeyeni anlamak için değil, ona bir anlam verip bilinmeyen üzerinde hakimiyet kurabilmek için... "Jaqqa! Danseder gibi adımlar, geniş ağızlı orağın havada verdiği resital... Arakh! Sert ve kendinden emin adımlar, neden düşmanın olduğu tarafa gitmiyor bu sesler peki?" Genç adamın olayın detayları üzerinde hakimiyeti yoktu elbette. Qoylarının silahlarını bir yabancının tuttuğunu bilse en az onlar kadar delirirdi kesinlikle. Ama gözlerini alanlar böyle rezaletlerden korumak istemişlerdi genç Aheshkeliyi belli ki.

Aheshkelinin kendi çığlığının verdiği tatminden sonra duyduğu şey, adımlardan başka, havada dans eden bir orağın şah damarına başını daldırıp hızını alamayarak omuriliği kırması ve bir kafayı yere fırlatmasıydı. Çok susamıştı Jaqqa'nın silahı, kana kana içmek için pınarın etrafındaki bütün engelleri temizlemişti. Bu durum Gomma'yı mutlu ediyordu, bu fırsatı kendisi sunmuştu çünkü. "Vojjor Qoyi'nin dilediği gibi. Kanının ilk damlası yere değdiğinde Athdrivar'ın bedelinin bir kısmı daha ödendi talihli adam!" Ama çığlıklar, pişmanlıklar ve acı dolu zevk sesleri de duysaydı daha memnun olurdu. Bunu kendi elleriyle yapabilme imkanı olmadığına üzülüyordu bazen, yine de onlara sunduğu fırsatlar karşılığında Qoylarının da Gomma'yı memnun etmek isteyeceğini biliyordu.Bunun üstünde çok durmadı o yüzden, önündeki karanlığa yoğunlaştı.

Her yerde beraberinde taşıdığı sonsuz karanlığı seslerle doldurmaya çalışırken, dost bir çığlık ona yardım eli uzatmıştı. Rhoa'ydı bu, yemeğini veren insana karşılık olarak hizmetini sunuyordu. Tanrısını memnun ediyordu. İki kişi vardı tam karşısında belli ki ve ona doğru geliyorlardı. Görebiliyordu şimdi Gomma, yaralı ve yorgun üzerine doğru gelen Denizcileri, onların beyaz kıyafetlerini canlandırabiliyordu karanlığın üzerinde. Bu kadarıyla yetinmiyordu elbette; hayallerini, acılarını, geçmişlerini canlandırıyordu karanlık dünyasında. Ve sesle dolduruyordu bütün bu tabloyu, tatlı çığlıklarının sesiyle...

Bu mutlu tabloyu bozan rotacılarının iğrenç sesi olmuştu. Sanki böyle bir şey isteyen olmuş gibi yardımlarını sunuyordu efendisine! "Bu insanı vecde getiren dini tabloyu bozmanın cezasını vermeli bir gün" diye içinden geçirdi Gomma ve rotacının dediği yönün tersine iki adım attı. Biraz inat vardı adımlarında, köle olarak gördüğü adama ihtiyacı olmadığını gösterme inadı. Ama daha çok kurnazlık vardı, çünkü rotacı köle konuştuğunda Gomma'nın yapabileceği hamleyi de bildirmiş oluyordu düşmanlarına.

Aslında bunların hiç bir önemi yok. Çünkü Gomma ilahisini haykırmaya başladığında, Vojjor Qoyi elbette koruyacaktı onu. Karşısında duran adamların kalplerine korku salacaktı, Qoylarınınkini de cesaretle dolduracaktı. Hem bu değersiz Denizcilerin kılıç darbelerini de bedeniyle karşılayabileceğine inanıyordu genç adam. İşkence boyunca binlerce darbeyi karşıladığı gibi. İkinci adımı yere değdiğinde dindar bir samimiyetle okumaya başladı bu yüzden. Korku ve Savaşın İlahisini okuyordu. İlk kısımlarını en azından...
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 03 Eki 2012, 02:10

Sükunet... saliseler sürse bile hüküm süren derin sessizlik. O an için, çok kısa bir süreliğine de olsa kapanan göz kapaklarının ardında hatırlamaya çalıştığı, farkında olmadan bağımlısı olduğu ve hasret kaldığı bir duygu gibiydi; ama hiçbir zaman en iyisi olmamıştı. Taşıdığı kutsal amacı gerçekleştirebilmek için atılan her bir adım ve o derin sessizliğin ardından büyük bir gürültüyle yere düşen cansız bedenler, işte o zaman gerçekten yaşadığını hissedebiliyordu Jaqqa; sadece bir başkasının zavallı yaşamına son verdiğinde...

Hızlı ve temiz bir hamleyle arındırmıştı kendini davetsiz misafirin rahatsız edici sesinden; yine de hasadının ilk ürünü olan o gereksiz ve sinir bozucu uzvu tüm dikkatiyle takip etmeye devam etti. Daha fazla konuşmasına müsaade edemezdi ya da O'na ya da gemideki herhangi birine tekrar ne yapacağını söylemesine... Bu yüzden yerde yuvarlanmasına ya da uzaklaşmasına izin vermeden, son hamlesinden sonra sol tarafında kalan Yanqokh'u yaşamı hızla akıp gitmekte olan kelleye son noktayı koymak adına saplayacaktı. Etrafını sarmakta olan üç adama söyleyecek son bir sözü varsa; arkadaşları bunu mutlaka yakından, çok yakından duymalılardı.

Sıranın ya da yöntemin pek bir önemi yoktu Jaqqa için, bu yüzden etrafını saran üç adamın kaderlerini kendilerinin belirlemesine izin verdi. Tanıdık bir ilahinin sözleri ona kim olduğunu ve amacını hatırlatırken, son derece emin olduğu tek bir şey vardı; en ufak bir yutkunma ya da göz kaçırma cür'etini bile gösteren her kimse bir Aheshkelinin tüm gazabını farkında bile olmadan üzerine çekecekti. Hedefi kim olursa olsun, hiçbir planlı savaş stratejisinin arkasına sığınmadan, büyük bir hızla rakibine doğru koşarak bir önceki hamlesinin aksi istikametinde, yukarıdan aşağıya doğru çapraz bir şekilde savuracaktı Yanqokh'u.
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 03 Eki 2012, 19:47

"Yanılmışım cüce khewo ! Şimdilik kana bulanan yalnızca gökyüzü oldu !"

Masmavi denizin kırmızıya döneceği konusundaki yanılgısı konusunda pek de üzgün değildi Arakh.Aksine deniz yerine kana bulanan gökyüzü onu daha çok tahrik ediyordu. Tek kaygısı daha fazla hazırlanmakla uğraşırsa geride ona da uğraşıp kan dökerek eğlenebileceği bir av kalmayacak olmasıydı. Bu yüzden harekete geçmesi gerektiğini beyninde ve kalbinde patlak veren yakarışlardan anladı genç adam. Ve tabi bir de ona doğru koşan et yığınından. Jaqqa'nın onların sözcüsü olduğunu düşündüren adamın kellesini uçurduktan sonra yandaşları epey sinirlenmiş gibilerdi. Ona doğru koşan adamı karşılamak için hazırlanırken, "Ah Qoyi ! Onları kızdırdın sanırım." diye seslendi yalancı bir kaygı tavrıyla. Ardından gerçek olmayan bu tedirginlik ifadesini bir anda yok edip gülümsemeye başladı, "İyi iş !"

Kendine doğru koşan yarı ölü adamın icabına bakmak kolaydı elbette. Ancak bu kötüler dünyasında ne kadar bencil olması gerektiğini bilse de, düşünmesi gereken başka insanlar da vardı. Qoylar... Jaqqa başının çaresine bakabilirdi; ama ya Gomma ? O da güçlüydü elbette ama yakın dövüşte ikiye karşı bir pek de ölümcül olamayacağı aşikârdı. En azından şimdilik...

Kısa bir planlamadan sonra kararını verdiğinde hızlıca bir kez daha teyit etti Arakh planını. Önündekini öldürüp kurtulabilirdi lâkin zaman kaybederek işini riske atmak istemiyordu. Öncelikle kendisinden daha değerli olarak gördüğü Gomma'ya destek çıkacaktı. Bu nedenle kılıcını kaldırmış gelen adamın kılıcını Yashin ile durdurarak karın boşluğuna bir tekme atmayı deneyecek ve eğer başarabilirse bir sürelik de olsa afallamasını sağlayacaktı. Her şey yolunda giderse Koyote'yi de belinden çekerek Gomma'ya doğru koşan iki adamın ortasına doğru var gücüyle koşacak ve iyice yaklaşarak arkalarından boyun hizalarına savurduğu Yashin ve Koyote ile kafalarını bedenlerinden ayırarak öldürmeye çalışacaktı. Yaptığı plana göre kendi konumunu iki adama göre ortalarsa, adamlardan biri sağında diğeri ise solunda olacaktı. Bu da sağ elindeki Yashin ve sol elindeki Koyote ile düşündüğünü gerçekleştirme imkanı tanıyacaktı genç adama. O hiç yaver gitmeyen şansı bu kez yaver giderdi belki de...


Not: Aynı notu tekrar geçeceğim sanırım. Kusura bakmayın, yaptığım saldırıları açıklama da pek de akıcı ve açıklayıcı olamıyorum. Anlayışınızı rica edeceğim.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 03 Eki 2012, 21:50

Gomma sükûnetini bozmadan, sakince adımlarını attı bu hengâmenin ortasında. Düşmanlarını gözleri ile göremese de aklında tasvir edebiliyordu. Hiç birinin yüzü yoktu kanlı boşluklar haricinde. Tanrısına adanmış kurbanlar olarak görüyordu onları. Cüce adamın sözleri işe yaramış mıydı, yaramamış mıydı pek önemli değildi… Önemli olan ibadetini yerine getirmekti. Tanrısının adı dudaklarından dökülürken şarkısını, ilahisini sundu gökyüzüne ve denize. Düşmanları sesini ilk defa duymuyorlardı ama gene de korku içlerine işledi. Sözcüklerin taşıdığı anlamı çözemeseler de kalpleri bir şekilde anlamıştı beklide. O anda teslim oldular Gomma’nın tanrısına. Ve bir bir kurban oldu bu iki adam Arakh’ın elleri arasında. Boyunlarından aldıkları darbeler onlar için gelecekte çekebilecekleri acıların sonu anlamına geliyordu belki de.

Arakh vaktinde yetişmişti arkadaşının yanına. Kensine saldıran adamı def etmesi sorun olmamıştı. Gelen darbeyi engellemiş ve ardından tekemsinin düşmanının, hayır kurbanının karnına geçirmişti. Zaten zor durumda olan bu adam bir saniye bile ayakta duramamıştı bundan sonra. Daha sonra da Gomma’nın yanına gitmiş ve sersemlemiş düşmanların işini bitirmişti. İstediği gibi kellelerini yerlerinden edememişti ama sonuçta kan dökülmüş ve canlar alınmıştı.

Şarkının ilk sözleri ile birlikte Jaqqa’nın karşısındaki üç kişi geriler olmuştu. Ama saldırmadı Jaqqa… Bekliyordu kurbanları ona gelsin. Ve cesaretini toplayan ilk kişi sağ taraftan atağa geçmişti. Oraktan kurtulma umuduyla eğmişti kafasını ama orak üstünden geçmiyordu. Direk tepesine iniyordu. Bir bıçağın karpuza saplanması gibi girdi Jaqqa’nın orağı hasmının kafasına. Çenesi kopup yere düşmüştü talihsiz adamın.

Ama bu sefer de diğer iki adam saldırıya geçmişti. Jaqqa büyük silahını saplandığı yerden kurtarmak ve yeninden savurmak için yeterli zaman sahip değildi. O sırada arkadaşları ise iki kişinin canını tanrılarına kurban etmekle meşguldü… Solundan ve tam karşısından genle adamlar ölümcül darbeler indirmek üzereydi… Kim ona yardım edecekti? Gerçek olup olmadığı meçhul tanrısı mı?

“İşverenimden uzaklaş adi köpek!”
dedi bir hırçınsakin bir tonda. Ve hemen karşısındaki adam kafasına bir rom şişesi yedi. Bu darbe onun yere yığılmasına sebep olmuştu. “İşte böyle yatarsın yere pis kokulu domuz!” diyerek ekledi cüce şevkle. İşini bitirdikten sonra ya sonsuz bağlılıktan ötürü ya da parasını düşündüğünden olsa gerek efendinse yardım koşmuştu. Soldan gelen adam ise kendisinin gemini öteki ucunda bulmuştu, bir halta yardımı ile sallanan marangoz gemi direğinden atlayarak kaptanına saldıran adamı gersin geri geldiği yere postalamıştı. Lakin yaptığı hareket sonucu adamın kılıcı göğsüne isabet etmiş ve bedenindeki sayısız kesik ve yaraya yeni bir tanesi daha eklenmişti. Fakat ağzından tek bir inilti bile çıkmamıştı, sessiz adamın.

Durum: Jaqqa orağını çıkarabilecek ve yeni bir saldırıya hazırlanacak şansı yakalamış durumda. Hemen Solunda Gomma ve Arakh karşılıklı olarak yeni kurbanlarının başında duruyorlar. Kafasına şişe yemiş adam Jaqqa’nın ayakları dibinde yatıyor ve toparlanmaya çalışıyor. Hemen sağında ise Arakh’ın tekmelediği adam duruyor o da yaşanan katliama korku dolu gözlerle bakmakla meşgul. Geminin diğer ucunda ise yerinden kalkmaya çalışan marangozun tekmelediği adam var. Bir süre kendisine gelmeyecek gibi duruyor.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 05 Eki 2012, 12:37

Dindar bir rahip, söylediklerinin dinleyicilerini coşturmasını ister. O kadar ki, dinleyicilerin vecd içerisinde attığı çığlıklar, çatlak seslerle söyledikleri ilahiler, rahibin sesini bastıran eğitilmemiş bağırtılar zevk verir ona. Bu gerçek bir rahibi gerçek bir assolistten ayıran şeydir. Çünkü ikinciler dayanamazlar seslerinin iğrenç gürültülerle bölünmesine. Mütevazilik içerisinde kabul edemezler başkalarının gösteriye katılmasını. Anlarsınız ya, birincisi için mesele göktekini memnun etmektir, ikincisi için gökteki söyleyenin kendisidir.

Gomma, bu haliyle dindar rahiplere daha yakındı. İki yüzlü bir dindardı o, tanrısını çağıranın da, yaratanın da, doğuranın da kendisi olduğunun farkındaydı genç adam. Tanrısının zatıydı, ama aynı zamanda onun babasıydı ve kuluydu da. Kendi kendine sunuyordu ilahilerini bir bakıma, göklere doğru gür sesiyle bağırırken. Sesinin korkuyla yere yıktığı adamlar da, gaza getirdiği Qoyları da kendisini memnun ediyordu, dolayısıyla Vojjor Qoyi'yi de.

"Gihii..." Kan ve Savaşın İlahisi etkisini göstermiş, iki denizci dizlerinin üstüne düşmüştü görmeyen gözlerinin önünde. Güvertenin tahtalarının çıkardığı tok ses bölmüştü ilahiyi. "Gihihihi!" İlahinin sözleri de sonuna yaklaşmıştı, bu yeni dindarlar korkunun sularında vaftiz olurken. Ama korku hiç bir zaman yeterli değildi arınmak için, kan da lazımdı! Kan da sunulacaktı bu gece Vojjor Qoyi'ye. Jaqqa'nın Yanqokh'unun sunduğunun fazlası lazımdı. Arakh'ı seçmişti kıskanç Tanrı mesajını tamamlamak için. Gomma'nın kulakları iki farklı boyuna dalan iki farklı metal vampir duymuştu. Canlı eti kesen metalin çıkardığı tatlı ses, ve engellerini yıkarak gökyüzüne akan bir kan ırmağı. "Gihigihigihigihi!"

Gökyüzünü inletiyordu genç Aheshkelinin tiz kahkahası. "Qoyi, Vojjor Qoyi kan akıtan elin olsun!" dedi iki cansız bedenin tamamen yere yığıldığı tarafa doğru bakarak. Sonra da Jaqqa'nın olduğu tarafa kulak kesildi. Duydukları hoşuna gitmiyordu aslında, ama Jaqqa'nın kurtulmasına yardım eden bu adamı tanrısının hizmetine sokabilirdi bir gün belki. Ya da sadece eline tutuşturduğu bir kaç kuruşla yollayabilirdi işine. Ya da ceza vermeliydi belki, Efendilerinin işine karıştığı için. Bunu herkes bilir, savaşmak efendilerin işidir! Zafralar bu kutsal göreve yeltenmemelidirler...

Yine de keyfini kaçıramayacaktı bu karışıklık. Yere düşen bedenlerin çıkardığı tahtaya çarpma sesi bu gibi karışıklıkların üstünü örtmeye yetiyordu Gomma için. Hala hayatta olan birileri vardı galiba, ayini bir ileri boyuta taşımak için yeterli olurdu bu: "Qoyi, geceyi hayatta kalanların çığlıklarıyla inletmek istemez misiniz? Çığlık arıyor bu kulaklar, kana susamış gözlerinizin aksine! Benim tatminim çığlıklarda, kan fışkırtan kesik damarları göremiyorum..."
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 07 Eki 2012, 11:58

Ölüm, nedense onu en çok arzulayan kişilerin kapısından ıraktır ve kötü bir şaka gibi her zaman ondan kaçanların kapısının önünde bulur kendisini. Kim olduğuna, geçmişinde neler yaptığına ya da gelecek planlarına bakmaz. Ne iyidir, ne de kötü, üstelik adalet nedir bilmez. Tek ve en iyi bildiği şeyi, uğruna yaratıldığı görevi yerine getirmek için yaşar ki buna yaşamak denilirse. Zamanını dolduranın canını almak için...

Hıh! Jaqqa mı? Hayır, O'nu ölümle kıyaslamıyorum bile; çünkü adım gibi eminim ki amacını gerçekleştirmeden önce O'nunla yüzleşmek zorunda kalsaydı. Bunu denediklerine pişman etmek için ikisi birden elinden gelenin en iyisini yapardı. Nasıl tanımlayacağımı bilemiyorum. Cesaret doğru kelime değil; cesaret ümitsiz bedenlerin üzerine çöken korkuyu savmak için kendini kandırmak üzere kullandığı geçici bir duygu sadece. Son derece kırılgan ve açıklarla dolu... Jaqqa için kullanabilecek tek kelime ise muhtemelen korkusuz olurdu. Bedeni bile, artık kendisine ait değilmişçesine deforme olmuşken, neredeyse kaybedecek hiçbir şeyin olmamasından kaynaklanan umursamaz bir korkusuzluk.


Düşmanlarının sayıca üstünlüğünü hiçe saymıştı Jaqqa Yanqokh'u, hareket etme cür'etini gösteren ilk adamın kafasına derinlemesine sapladığında. Arda kalanların ise ne yaptığı ya da ne yapacağını hiç önemsememişti silahını, gömüldüğü yerden çıkarmak için bastırmaya devam ederken. Mental olarak sıradaki rakibine daha ilk hamlesini yaptığı sırada hazırlanmıştı bile; ancak kapıldığı ahengin büyüsünü bozan ve olaylar zincirinin içinde buldu kendini. Bu yüzden, tekrar eline aldığı silahıyla tek yaptığı şey sadece durmak, çevresinde olan biteni idrak etmeye çalışmak oldu.

Rehber'in şişesi ve anlamsız sözleri peşinden yere yıkılmıştı saldırmak üzere gelen rakiplerinden bir tanesi ve ayaklarının dibinde toparlanmaya çalışıyordu. Bir diğeri ise ağaç işleyenin saldırısına maruz kalmıştı. Bu ikisinin ne yapmaya çalıştığını anlayamıyordu Jaqqa. Aralarında yer almak için mi, yoksa rakiplerini çalmak için mi uğraşıyorlardı bilemiyordu. Hissettiği bu karmaşık duygu, olduğundan daha fazla hiddetlenmesine yol açmıştı. Üstelik Khasar'ın arzusu, Gomma ile dile gelmiş bariz bir şekilde kan ve çığlık isterken daha fazla düşünmedi Jaqqa. Tek ve temiz bir şekilde öldürmek üzere keskinleştirdiği silahını, hiç kullanmadığı bir şekilde kullanmak için kaldırdı tekrardan. Toparlanmaya çalışan adamın, silah tutan kolunun dirseğini paramparça edecekti silahının sapıyla bıçağının bir bütün olduğu o noktayı kullanarak; ama devamını getirmeyecekti. Öğrenmek istediği bir şeyler vardı. Bu yüzden rehbere son derece öfkeli bir tonla seslendi. Kendi dilinde değildi bu sefer söyledikleri, bu gemideki Khasar kanı taşımayan herkesin bunu anlamasını istiyordu.

"Başladıysan... Bitir! Yavaşça... Kan ve çığlıkla. Buraya gel!"
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 08 Eki 2012, 11:58

"Ölümün soğuk nefesini ensenizde hissetmek bu olsa gerek." diye mırıldandı Arakh, metalin eti kesişinden aldığı hazla. "Şanslısınız...!" diye tısladı yeniden yapmacık bir hayranlık gülümsemesiyle. "En azından her gün, tekrar tekrar ölmek zorunda kalmayacaksınız; bizim gibi..." Hayatları boyunca cehennemi yaşamış, öyle ki, ölmek istemiş ancak ölememiş olan Khasar maktullerinin -Qoyların- elinden ölmek çoğu zaman armağandı. Hatta bir lütuf... Neyse işte. Gerekenden fazla konuştuğunu farketmişti genç adam.

Ayaklarının önünde yere yığılan "leşlere" bir kez daha "hayranlıkla" baktıktan sonra bir cam kırılma sesiyle arkasını döndü Arakh. Kurbanlardan birinin kafasında parçalanan rom şişesinin sahibi cüce köleydi. Zaten bu yeterince sinir bozucu değilmiş gibi, bir de akrobat vari hareketler yaparak havada süzülen marangoz, sanki kasıtlı olarak ölümü istiyormuşcasına işlerine karışmıştı. Ancak bununla daha sonra ilgilenmeye karar verdi Arakh, aklında yapılması gereken daha önemli işlerin olduğu gerçeği belirerek boy gösterirken. Zaten Jaqqa'nın sözlerine bakılırsa o, khewolara gerekli dersi verecek ve uyarıyı nazikçe (!) yapacaktı. Bir avcının avının çalınmaması gerektiğini herkes bilirdi. Aksi halde o hırsız avcının yeni avı olurdu.

Herkesin yapması gerekenler akıllarında belirmişti yavaşça. Bu yüzden kendi yapacağı şeyin planlarını yaptıktan sonra az önce tekmelediği adama doğru, kalkmasına/toparlanmasına izin vermeyecek bir hız temposunda yürümeye başladı bir yandan kanı silkelemek için kılıcını sallayarak. "Bana bir halat getirin ! Ya da onun gibi bir şey..." şeklinde hedefi belli olmayan bir emir verdikten sonra tekrar afallamış adama döndü. "Kellen havada uçarken kendi ölü bedenini görmek istemiyorsan kıpırdama !" diye fısıldadı ve gelmesini emrettiği malzemeyi beklemeye başladı. Geldiğinde önündeki kurbanı bağlayacak ve Gomma'ya sunacaktı.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 08 Eki 2012, 15:27

Gomma izliyordu… Bu yanlış oldu… Gomma dinliyordu…

Arakh rakibine kımıldamamasını emretmişti. Yerden doğrulmaya çalışan marine öksürüklere boğulmuş halde olduğundan zaten kımıldayacak durumda değil. Sağ elini kaldırıp pes ettiğini gösterdi… Marangozun getirdiği ipi alan Arakh hasmını bununla bağlamıştı. Bu sefil durumdaki adam kaderinin ne olacağını bilseydi belki o anda kendi kılıcını saplardı böğrüne. Fakat daha fazla acı çekmek istemiyordu belki… Yerde yatan arkadaşlarının kaderini paylaşmak istemiyordu… Korkuyordu bir insan olduğundan dolayı… Fazladan bir saniye daha yaşamak için çabalıyordu.

Jaqqa ise silah tutan elini parçaladığı rakibinin başında cüceye seslenmişti. Efendisinin istediği şeyi duyan cüce bir anlığına donakalmıştı.

“Ehmm… Şey… Sandım ki siz bu işi halledersiniz. Benim tek derdim yara almanızı egellemekti. Bu onun bunun ç…” cüceni gözleri yerde yatmakta olan cansız bedenlere baktığında beyni olan şeyleri yavaş yavaş anlamaya başlamıştı. Marineleri öldürmüşlerdi… Başları belaya girmişti ve hiç dönüş yoktu. İşverenleri düşündüğü gibi bir gurup maskeli ucube değildi. Bu kişiler kan dökmekten hoşlanan, hastalıklı insanlardı. İşi sürekli eğlenceye vuruyordu ama anladı ki bir gün sırf yeterince canları sıkıldı diye onu da öldüreceklerdi.

Bu esnada geminin diğer tarafından bir su sesi gelmişti. Marangozun tekmesi ile o yana uçan marine kendisini suya atmıştı. Ve cüce koşmaya başladı… Küçük beyni için fazlaydı tüm bunlar. O sadece iyi bir para karşılığında biraz gezmek istiyordu. Belki kendisini sevebilecek bir kız bulabilirdi bu yolculukta. Geldiği yerde herkes onunla dalga geçerdi. Belki başka yerlerde saygı duyan birileri çıkardı ona. Bu düşüncelerle marine gibi kendisini karanlık suya attı. Belki ölecekti ama terk ettiği gemide onu bekleyen kaderden çok daha iyi bir son olabilirdi bu onun için.

Jaqqa elini ezmiş olduğu adamın başında duruyordu cüce kendisini suya attığı sırada. Kendisinden beklenmeyen bir hızla koşmuştu. Yaralı marine ise acı içinde bağırmaktaydı bu sırada. Çığlıkları geminin içini dolduruyordu. Arakh ise bağladığı adamın başındaydı. Marine kısık bir ses tonu ile sordu; “Bize ne yapacaksınız?”

Ve Gomma ise tüm bu olanları dinliyordu. Öksüren adamın sesini duymuştu. Eli parçalanan adamın kemiklerinden gelen sesi, suya atlayan iki bedenin çıkardığı gürültüyü ve çok uzakta olmayan, onlara yaklaşmakta olan bir geminin sesini…
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 09 Eki 2012, 23:44

Kaçış, hiçbir zaman kesin bir kurtuluş olmamıştır. Kötü nefesini her zaman ensende hissedersin. Artık senin bir parçan haline gelmiştir; ama sen umursamamayı seçersin. Kendini kandırırsın yani... Ta ki aslında ondan hiç kaçamayacağını anlayıncaya kadar. İşte o zaman gerçek savaşın başlar. Bu süre, korkuyla yaşamayıp güçlenerek yoluna devam edenler için büyük bir lütuftur. Diğerleri mi? Diğerleri hiç yaşamayı hak etmemişlerdir ki... Onlar için dileyebileceğim tek şey sonlarının hızlı ve acısız olmasından ibarettir. Tabi bir Khasar'ı, özellikle de yaşamana izin verenleri yarı yolda bırakmadıysan. İşte o zaman... tek yapman hayal gücünü biraz genişletmek ve sonunun olabildiğince hızlı olmasını dilemekten ibarettir.

Gemiyi büyük bir hızla terk eden rehberin arkasından sadece bakmakla yetindi Jaqqa. O'nu hiçbir zaman anlamamış, anlamaya çalışmamıştı bile. Kaçan denizcinin peşinden gittiğini düşünmek belki de fazla iyimser bir düşünce olurdu. Sonrasında neler düşünürdü; ya da ne yapardı bilmiyordu; ama bir süre daha meşgul olacağı için, umursamamayı tercih etti. İlk elden kendine ait olan, yine kendisine bırakılmıştı. Bu yüzden acının gerçek anlamını bile bilmeyen ve hükmü çok daha önceden verilmiş birisinin çığlıklarını daha fazla uzatmak istemiyordu. Hiç düşünmeden indirecekti silahının sivri ucunu yerde acıyla bağıran denizcinin kalbine doğru.
Jaqqa
 

ÖncekiSonraki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir