[Görev-Khasar] Maskeli Balo

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 10 Eki 2012, 18:01

“Bize ne yapacaksınız?”

Tam yerinde bir soru olduğu aşikardı. Evet... Ne yapacaklardı bu ıslah edilmiş köpek yavrusuna ? Şu an akıllarında hiçbir şey yoktu ancak kararsızlığın ve gecikmenin kötü sonuçlar doğuracağını herkes bilirdi. Kafasını bir kazığa mı geçirseydi, yoksa diri diri mi yaksaydı ? Değersiz kölenin hayata tutunma çabalarını ve yüzündeki telaşı gördükçe aklındaki fantezilere bir yenisi ekleniyordu Arakh'ın. Öyle ki bu fanteziler onu o kadar tahrik ediyordu ki mantıklı düşünme yetisini bile neredeyse kaybetmiş durumdaydı. "Hiç..." diye tısladı Arakh psikopatça gülümseyerek. "Birazcık oyun oynayacağız."

Tüm bunlar olurken marangozun akrobatik tekmesine maruz kalan denizcinin suya atlamasının ardından çıkardığı ses -öyle olduğunu umuyordu ki- gemideki herkesin ilgisini çekmişti. Ancak birisi vardı ki, olanlar onun ilgisini çekmekten çok basitçe planlar yapmasına neden olmuştu. Cüce khewo... Elbetteki Jaqqa'nın tehditkar ve korkutucu sözlerinden atlamamıştı suya, ya da tam olarak bunun için... Eğer kaçmaya çalışan denizcinin peşinden gitmediyse, büyük ihtimalle kendini azad etmeye karar vermişti. Bu kadar kolay mıydı gerçekten ? Cüsseler karşılaştırılırsa ve mesleki farklara bakılırsa bir denizcinin peşinden gitmek pek uygun değildi bu cüce khewo için. Böyle düşününce ikinci şık daha cazip ve olası geldi Arakh'a. "O kadar kolay değil..." Bu cümleyi o kadar sessiz söylemişti ki onu, yalnızca kendisinin duyduğundan emindi. Cümle dudaklarından dökülerek bir fısıltıya dönüşmüştü. Sonrasında ise kılıçlarını kınına soktuktan sonra eğildi ve bağladığı et yığınının saçlarından sıkıca kavradı genç adam.

Yapacağı şeyin, tutsağın canını yakacağını biliyordu. Yine de bu şimdilik bir hiçti. Bu nedenle saçından tuttuğu değersiz varlığı sürükleyerek kendi kamarasına doğru ilerlemeye başladı. Oyun vakti... Bunu yaparken ise Gomma'ya pek de yüksek olmayan bir tonda seslendi aklına takılan bir olgunun icabına bakması için. "Qoyi ! Şu cücenin icabına bak ! Nasıl yapacağın sana kalmış..." Ardından ise az önceki cümlesini gölgede bırakacak bir ses tonuyla gürledi. "Doktor ! Marangozun yarasıyla ilgilen. Yalnızca bir çizik bile olsa ...!"

Aceleci tavırlarla tutsağı sürükleyerek kamarasına doğru ilerliyordu. Kamarasına girdikten sonra yapacağı şeyler aklında belirmişti bile. Kapıyı kilitleyecek ve eğlenceli (!) bir sorguya başlayacaktı. "Neden bahsettiğimi ve ne istediğimi biliyorsun. Lafı uzatmayacağım. Konuş, yalnızca anlat ! Bilmek istediklerimi..." Neyi kastettiğini anlamış olmalıydı tutsak, genç Arakh'ın. Elbetteki baba mesleğini veya işini severek yapıp yapmadığını sormayacaktı böyle bir durumda. Neler olduğunu, neden onlara saldırdıklarını, başlangıçta neden yara bere içinde olduklarını... Hepsini teker teker öğrenecekti. Onu öldürmesi bile gerekse...
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 10 Eki 2012, 18:53

İnsanın dünyası seslerden ibaret olunca küçük şeyleri de farkedip bunlara takabiliyor maalesef. Öksürük mesela... Sıradan bir insan için bir şey ifade etmeyen bu şey, Gomma'nın sinirini bozardı! Sonuna kadar hem de! Sağlıklı çığlıkları dinleyip zevke gelmek varken, öksürük de nesi? Hangi hastalıklı ruh zevk alabilirdi ki öksüren bir adama işkence etmekten? Yok yani, öksüren adamın atacağı çığlığın desibeli ne olabilirdi? Nasıl zevk verebilirdi zar zor çıkan bir ses? "Oooo Vojjor Qoyi! Dünyada bu kadar kötü insanlar da mı var?" diye düşündü Gomma müstehzi bir gülümseme ile, öksüren bir insana işkence etme fikrini zihninde döndürürken. Sonra Jaqqa'nın sesini işitip daha büyük bir iştiyakla gülümsemeye başladı, neredeyse lutfedip ses bile çıkaracaktı! "Bu kadar düşük bir işi ancak bir zafra yapar! Qoy Jaqqa, sen byük bir bilgesin!"

Ümitsizliği hissetmek istemişti o an Gomma. Çok taraflı ümitsizliği! Cırtlak sesli rotacılarının içine düşeceği çıkmazı duymak istiyordu, korkuyla atan kalbini hissetmek istiyordu. Ve demin kopan koluyla dizlerinin üstüne çöken Denizcinin çıkmazını, yaşama isteğini duymak istiyordu! Bunun düşüncesi bile gaza getiriyordu genç Aheshkeliyi. Ağzı kulaklarına varmıştı tam anlamıyla. Bu kadar büyük bir gülümseme çok nadir görülürdü suratında. Zaten görünce de muhtemelen acı içerisinde inliyor olurdunuz...

Ama beklediği bağırtı gelmedi. Bunun yerine kıçı yere yakın olan bir şansızın can havliyle attığı bir kaç adımın tahtaya değdiğinde çıkardığı tok ses gelmişti kulağına. O kadar tatlıydı ki! O kadar heyecan vericiydi ki bu adımlardaki yaşama isteğini ve korkuyu duymak! "OOOOooo Vojjor Qoyi! Her gün yeni bir zevk katıyorsun hayatıma!" Bu sefer dayanamamıştı Gomma heyecanına. Kendi dilinde bağırmaktan geri duramamıştı içinde bulunduğu zevk halinden dolayı! Neredeyse o 12 yaşlarındayken, Aheshke adasında güzel kadınları mıncıklamak için ona verilen şansa eş değerdi bu! Arakh'ın bir şey demesine bile gerek yoktu, Gomma cırtlak sesli kölesine hayatının dilemmasını yaşatacaktı şimdi. Yüzünü o tarafa döndü ve en gür sesiyle geceleyin savaşla dalgalanan denize seslenmeye başladı:

"Zafra!" Sanki adama hitap etmiyordu da emir veriyordu. "Zafra! Nereye gittiğini sanıyorsun? Aramızda olduğun sürece paranı tıkırında ödemedik mi?" Görmeyen gözleri zevkle kısılmıştı Gomma'nın. Operanın insanı kendinden geçiren noktasına gelmişti ne de olsa: Hoshor Lekh: Altın Dil! Her kelimenin üstüne basa basa konuşmasına yüksek perdeden devam etti: "Gecenin bir yarısı bir savaşın ortasına atlıyorsun! Buz gibi sularda ölmezsen, öldüren Hansei olmayacak mı? Geri dön! Düşmanlarımıza ne yaptığımızı gördün! Geri dön, bizden kaçış yok! Paranı alıp hizmetini yaptığın sürece zarar görmeyeceksin, sen de biliyorsun bunu! Şeytandan kaçmanın tek yolu ona yoldaş olmayı kabul etmektir!"

Gomma'nın sesi duyulmuş olmalıydı. Geri dönsün ya da dönmesin, sözlerinin kölesine paniği yaşatacağından emindi genç adam. Çünkü ikna edici olmak istediği zaman bunu yapabilirdi Gomma! Cücenin panik içerisinde bağırmasını bir şeyler söylemesini hatta gemiye dönmesini bekliyordu ki, kulağına dalgaları yaran bir geminin sesi ilişti. Gecenin içinde başka sesler de vardı ne yazık ki! "Qoyi bir gemi yaklaşıyor!"

Bu yeni durum, Arakh'ın odasına gidip olacakların zevkini çıkarmasına engel olacaktı genç adamın. Maalesef!
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 10 Eki 2012, 20:20

"Neyden bahsettiğini bilmiyorum! Buraya Hansei'ye bir ders vermek için geldik ama bozguna uğradık. Başka anlatabileceğim bir şey yok.” Demişti marine öfkeli bir tonda. Demin savunmasız arkadaşının kalbine saplanan orak ile acı bir şekilde can verdiğini görmüştü. “Beni de öldürecekseniz öldürün hemen. İşkence edecekseniz de size söyleyeyim, ne atacak çığlığım kaldı ne de dökecek gözyaşım. İçimde insanlık namına var olan her şey iki dakika önce öldü.” Diye devam etmişti öfkeyle. Eğer Arakh bu adamın gözlerine bakacak olursa oldukça tanıdık bir ifade görecekti. Kendisinin ve kanım dediği diğer iki kişinin sahip olduğu ifadenin aynısını…

Jaqqa hızlıca infaz ettiği adamın başında duruyordu. Şimdi ayakları dibinde üç ceset olmuştu orağı ile canlarını aldığı. Geminin ahşabı beklide günler boyunca çıkmayacak olan kırmız kanla boyanmıştı. Gökteki ay ve yıldızlar bu kanın oluşturduğu aynadan yansımaktaydılar. Gökte beyaz bir ay parlarken yerde kan kırmızı bir ay duruyordu. Gomma’nın sesi Cüce koşarken duyulmuştu. Ama Jaqqa, dümencinin yaşadığı panik nedeniyle bu söylenenlerin tek kelimesini bile anlamadığını görebilmişti. Marinenin arkasından geveze cüce de gemiden atlayarak gözden kaybolmuştu. Marangoz ise Arakh’ın sözlerinden sonra doktor ile aşçının bulunduğu mutfağa yönelmişti. Yarasından akan kan çıplak bedeninde bir nehir sureti oluşturmuştu.

Tüm bunları göremedi Gomma. Ama hala yaklaşmakta olan gemiyi duyabiliyordu. Çok geçmeden diplerine kadar gelecekleri ortadaydı. Bu esnada bir ses duyuldu geminin geldiği yönde.

“Qwashnii!”

Bunun manasını biliyordu Gomma ve Jaqqa. ‘Şeytanlar’ demekti… Ve anavatanlarında pek kullanılmayan bir sözdü. Çünkü şeytan için ayrı bir kelime kullanmalarına gerek yoktu halklarının. Onlar kendi şeytanlarını yaratırdı çünkü.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 13 Eki 2012, 21:04

Bir tane daha... yitip giden bir yaşam daha! Nafile çırpınışların, ümitsizce hayata tutunmaya çalışan parçalanmış bir kalbin gittikçe zayıflayan atışları. Ölenlerin ardından sükunetle dinlenmesi gereken ufak bir senfoni, bir marş gibi; ancak tekrarının olup olmadığını bilmediğiniz ve daha iyisini bulup bulamayacağınız konusunda sizi ümitsiz bir şüpheye düşürenlerinden. Her tekrarında sizi yenileyen, hiç bitmesin istediğiniz; ama sonu iyi ve ya kötü de olsa her zaman biten. Hissettiği şey mutluluk değildir elbet. Adı yoktur sadece... ya da siz ne olduğunu unutalı çok uzun zaman olmuştur; ama onun yerine çoktan bir başkasını koyarsınız istemeden. Ne kadar süreceğini bilmeseniz bile, onun için her zaman bir yer olur içinizde... Uğruna kanlar dökülmüş olsa bile. Suratınıza umarsız bir gülümseme yerleştirir. Sanırım Qoylarına ve beraberce giriştikleri işin gzle görülür sonuçlarına bakarken Jaqqa'nın hissettiği tek şey de buydu.

Memnuniyet!


Gözlerini kapattı Jaqqa, kalanların getirdiklerini içine çekebilmek için ve bir de hatırlamak adına. Başından beri umursamadığı; ama her nasılsa dikkatleri üzerine çekmeyi başaran rehberin korku dolu ifadesini aklında tutabilmek için. Gomma belki net göremiyordu; ancak O'da hissetmiş olmalıydı. Yine de, kelimelere dökmekten çekinmedi Jaqqa. "Qoyi, rehber yolunu seçti; ama bizsiz gidecek. Yalnız ve ölü bir yoldan. Denizlerin merhameti üzerine olsun ki, tanrına bir adak daha adayabilelim." Basit bir istek gibi görünen bu sözlerin ardında açıkça yatan gerçek istediği Qoyları gerçekten iyi biliyordu. Bunu kimin yapacağı ya da zamanı önemli değildi şu an için, sadece zamanı geldiğinde bir karar verilmesi gerekecekti; ancak ilgilenilmesi gereken başka bir olayın içerisine girmişlerdi ve bu kararı ertelemek için geçerli bir sebepti.

Qoylarının fazlalıklarla işini bitirip tekrar bir araya gelmeleri için beklerken, yönünü yanaşan gemiye çevirecek ve sesin sahibini bulmak için yanaşan gemiyi ve üzerine bulunan herkesi süzecekti. İtham edilen sözcüğe karşılık söyleyecek ya da üzerine düşünecek bir şeyi yoktu. Üzerindeki kanları temizlemek için umarsızca Yanqokh'u savururken, o tanıdık dili ilk duyduğundaki tepkinin aynısını vermekle yetindi. "Aheshke!"
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 14 Eki 2012, 14:45

Tanrının sesi herkese ulaşmaz... Herkes seçilmiş değildir çünkü, kulakları onun sesini duymak için yeterince temiz değildir çoğunun. Böyle doğar günahkarlar, kafirler, mürtedler. Tanrının sesi ile olan ilişkileri belirler her şeyi. Kimisi bu hakim sese kulaklarını kapatır ta en başından. Kimisi onu işine gelince duyar, işine gelmeyince duymazlıktan gelir. Bazısı da onu dinlerken, sanki kulağına ninni okunuyormuş gibi uykuya dalar ve bu densizliğinin cezasını huzurdan kovularak görür. Tanrı Vojjor Qoyi, sesi de Gomma olunca denklemler biraz olsun değişir ama. Yaratılmış Tanrı'nın sesi herkesten gür çıkar, çünkü var olmadığı gerçeğini gürültüye getirip ikna etmelidir günahkar insanı! Yaratılmış Tanrı'nın yaratıcı rahibinin sesi korkutucudur, çünkü anlaşılamayanı anlatır çoğu zaman. Korkuyla görür işini, ikna edicilikle olduğu kadar. Ama bu her zaman işe yaramaz...

İşte kaçıyordu Rhaggat Eveth'in cırtlak sesli rotacısı. Reddetmeyi seçmişti Vojjor Qoyi'nin sesine bu kadar yakın olmasına rağmen. Son ikna çabaları da boşa gitmişti, adam hiç bir şeyi dinlemeden denize atlamıştı gecenin karanlığında ve savaşın ortasında. İnsanların en aşağılığı olmayı seçiyordu. Hakikati görüp, onun yanında yaşayıp, onun sesini dinleyip, bütün bunlara rağmen onu bir kenara iterek. Vojjor Qoyi'nin laneti onun üzerinde olacaktı bundan sonra. Gecenin karanlığında buz gibi sularda donardı belki, belki de içine daldığı savaşın ortasında ismi bilinmeyen bir zayiat olarak tarihin karanlık sayfalarına gömülürdü. Vojjor Qoyi bulutları yarar ve üstüne bir şimşek gönderirdi belki de? "Onun sesine düşecek bütün bu görevler belli ki... Asil Tanrım insan işlerine direkt müdahele etmeyecek kadar burnu büyüktür." diye mırıldandı Gomma. O ne yapacağını düşünedursun karar verilmişti, ne Gomma tarafından, ne de Vojjor Qoyi tarafından. Jaqqa konuşmuştu, Gomma'ya susmak düşerdi artık.

Az gören gözlerini dalgaları yaran geminin geldiği tarafa çevirdi böylece. Ve gelecek işareti bekledi. Onun işareti kelimelerle olurdu, ve kelimeler selamladı onu. Biraz önce geceyi titreten ses yine konuşuyordu, yine Aheshke dilinde. Şeytanlar diye sesleniyordu geceyi yaran ses. Şeytanın olmadığı bir yerde, şeytanın olmadığı bir dinin yaratıcısına şeytan diyordu adam. Aheshke'de bile nadir kullanılan bir kelimeydi bu. Belki eski dinlerden kalma bir şeydi, ama Aheshke'de herkes artık biliyordu ki, insan şeytanını kendi içerisinde taşırdı, kötü olmak için de iyi olmak için de görünmeyen şeylere ihtiyaç yoktu.

"Athchomar Chomakea Ifak!" dedi Gomma, Vojjor Qoyi'nin ve Kahasar'ın sözcüsü olarak. Aheshke'de kullanılan selamlama çeşitlerinden birisiydi bu da. "Saygı, saygı duyulmayı hakedenlerindir yabancı!" demekti aşağı yukarı. Karşısındaki insanı tartmak için kullanılırdı. Sadece değerini kanıtlayanlarla işimiz olur bizim demekti bir nevi. Sonra da dinlemeye koyuldu, bu işin nereye gideceğini merak ederek. Karşısındaki Aheshkelinin onlardan ne istediğini, eninde sonunda olacak dövüşün şimdi olup olmayacağını merak ederek...
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 14 Eki 2012, 18:14

Maskesini delerek gözlerine ulaşan ve daha sonrasında bir sinir patlamasına dönüşerek beynini ele geçiren şeye bakakalmıştı Arakh. Karşısındaki et yığını ona, onların -Qoyların- ifadesiyle bakma cesaretini göstermişti. Daha doğrusu "ifadesizliğiyle"... Bir de sözlerindeki tutarsızlık eklenince psikopat ruh hali Arakh'ın beynindeki kilit zincirlerini kırmak için delice davranmaya başlamıştı. Ne demekti Hansei'ye ders vermek için geldik... Onların karşısında bile hiç şansı olmayan bir grup çaylağın, West Blue'nun en ünlü korsanlarından biri olan Hansei'ye ders vermesi olası mıydı ? Üstelik amaçları bu olsa bile, bozguna uğradıktan sonra neden onlara saldırarak şeytana ruhlarını satmışlardı. "Tutarsız, tutarsız, tutarsız...!" diye haykırdı Arakh her kelimede artan bir ses tonuyla.

Yüzündeki hissizlik ifadesiyle Qoylara hakaret edercesine bakan adama bir süre daha baktıktan sonra içindeki psikopat ruha teslim etti bedenini ve bir kukla haline geldi. "Bu ne cüret ! Sil yüzünden şu ifadeyi ! Gerçek acı hakkında ne bilebilirsin ki !" Yavaş hareketlerle elini yüzüne götürdü ve maskesini çıkartarak asıl hissizliğin ve acının bakışını gösterdi karşısındaki zavallıya, onun o ezik bakışını bastırmak amacıyla. Ardından paltosunu yakasından beri yavaşça açarak araladı. Altındaki giysiyide hafifçe kaldırdıktan sonra kendi etrafında bir tam tur dönerek vücudundaki yaraları ve anıları gösterdi. Bütün bunları yaparken, adamın, gerçek acının ne olduğunu kavrayabilmesini umuyordu. İşini bitirdikten sonra yeniden giysisini indirdi, paltosunun önünü ilikledi ve maskesini yeniden suratına geçirdi. Ardından "tüm gücüyle" adamın çenesine bir yumruk patlattı. Çenesi kırılabilirdi, ancak ölmemesi için -kendine ait bir tanrısı olmaması nedeniyle- Gomma'nın tanrısına duâ etti gelişigüzel. "Bütün bunları gördüğüne göre..." Adamın saçından tutarak yeniden sürükledi ve kapının kilidini açtıktan sonra güverteye çıktı.

Güverteye çıktıktan sonra bir an ne yapacağını unuttu ve onlara doğru gelen gemiye takılı kaldı. Ardından ise Gomma'nın Aheshke dilinde söylediklerine kulak verdi. Avuçlarında olan saç tellerinin sahibi olan adamla ilgilenmekten olayları kaçırmıştı ve şu an için bildikleri sınırlıydı. Ama az sonra bir partinin olmayacağı da barizdi. Savaş, kızgın soluklarıyla üzerlerine yürüyordu. Elindeki zavallıdan bir an önce kurtulmak için güvertenin kenarına kadar yaklaştı ve onu zaten daha önceden etkisiz hale getirdiği gibi elleri ve ayakları bağlı bir şekilde denize fırlattı. "Ups... Elimden kaydı." O pis ve yapmacık sırıtması yeniden yüzünde belirmişti. Birkaç saniye sonra hiç olmamış gibi o hissiz ifadesini takındı ve onlara doğru gelen gemiyi gözetlemeye başladı.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 14 Eki 2012, 20:43

Arakh esir etmiş olduğu askerin başında düşünceleri ile cebelleşiyordu, adamın söyledikleri ile olan bitenler arasındaki bağın kendince manasız olduğuna kanaat getirmişti. Ama yaralı er için olan bitenler böyle miydi? Hansei’nin nerde olduğu yönünde bir istihbarat almışlardı. Ana yurdu olan adaya dönüyordu ve bu, onu pusuya düşürmek için büyük bir fırsattı. İki gemi yollanmıştı onlara karşı ama Hansei onların pusularını fark etmiş ve saldırıya hazırlıksız yakalanmaktan kurtulmuştu. Sonrasından olanlar dehşet verici idi… Onunla savaşmaya cüret eden kim olduysa kızıl kılıcının altında ezilmişti. Ağzından çıkan kıvrım kıvrım, şeytani sözcükler deneniyle paniğe kapılmışlardı. Hansei’nin galibiyeti yıkıcı ve anlık olmuştu, kaçan kimsenin peşine düşülmemişti. Çünkü Hansei, kaçan bir kişinin ona layık bir rakip olmayacağına inanırdı. Kendiside kaçanlar arasındaydı. Altı arkadaşı ile birlikte bir kayığa atlamışlar ve körlemesine ilerlemeye başlamışlardı. Bir gemi ile karşılaşmaları onların şansıydı belki ama güvertede yaşayacaklarından haberleri yoktu. Yorgun ve yaralı halde onlara saldıran üç garip kişi, Hansei’nin ağından dökülen kelimelerle konuşan üç kişi ile karşılaşmak onlar için felaket olmuştu.

Marine karışsındaki adamın tavrını anlamaya çalışıyordu, söyledikleri sözler pek de hoşuna gitmemiş gibiydi. Ona yüzündeki ifadeyi silmesini söylemişti… Ve gerçek acının anlamını göstermek için maskesini ve üstündeki kıyafetleri çıkarmıştı. Esir adam onu tutsak alan kişinin bedendeki ve yüzündeki yaraları görmüştü, oldukça korkunç duruyorlardı. Böyle işkence görmüş biri herhalde büyük acılar çekmiş olmalıydı. Peki bundan etkilenmiş midi? Hayır!

“Hansei’nin karşısındakilere yaptıklarını gördükten, kardeşimin kafasının arkadaşının orağına geçirildiğine şahit olduktan sonra senin bu yaraların benim için hiçbir anlam ifade etmiyor. Şimdi şov yapmayı kes ve öldür beni!”

Ama Arakh onu öldürmedi. Üstünü giydikten sonra dışarı çıkarıp elleri kolları bağlı bir şekilde suya atmıştı. Bu düşmanı olan kişi için çok daha acılı bir ölüm olacaktı belki de. Su üstünde kalamayacak ve boğularak ölecekti. Balıklara ziyafet olacaktı. Ama bu olası ihtimallerden sadece biriydi.

Bu sırada onlara yaklaşan gemi gözükmüştü. Kendi gemilerinden bir boy daha yüksekti ve üç boy daha uzundu. Ağır ağır ilerlemekte olan geminin burnunda kollarını kavuşturmuş birisi duruyordu. Jaqqa bu kişinin haşmetli duruşunu metrelerce öteden fark edebilmişti. Mermer gibi sert bir yüzü delici bakışları vardı. Kimonosu üstüne tam oturmuştu ve belindeki samuray kılıcı ile sanki bambaşka bir çağa ve dünyaya aitmiş izlenimi veriyordu. Boyu neredeyse iki metreydi. Uzun saçları esen rüzgarla dalgalanıyordu. Gemisinin sütü yaralar, mermi izleri, kesikler ve gülle delikleri ile doluydu. Adamın hemen arkasında ise bir dizi okçu duruyordu. Elleri yaya ve oklarındaydı ama tehdit arz etmiyor gibi görünüyorlardı.

“Demek tahmin ettiğim şey doğruymuş. ‘En karanlık gecenin altında kan ve ateş buluştuğunda Qwashnii ayakbastı kutsanmış toprağa!’ derdi atalarımız sizlerden bahsettiklerinde. Bu gün burada olmanız tesadüf değil olmamalı” her bir maskeli adamı tek tek süzüp gemi güvertesindeki duruma bir göz attı. “Kan ve yıkımla geldiniz tıpkı dört yüz yıl önce olduğu gibi. O zaman tek Bir Qwashnii vardı. Bize adetlerinizi öğretti ve cehennemde dövülmüş olan kızıl kılıcı hediye etti.” Diyerek kılcını kınında çekti. Kan gibi parlamaktaydı üstüne vuran alevin ışığı sayesinde.

“Ben Hansei… İdoro kanlının lideri ve Şeytan Öğretisinin Koruyucusu unvanını taşıyan seçilmiş kişiyim. 66 kâhin beni hiçbir insanın öldüremeyeceğini yönünde kehanette bulundu. Düşmanlarım önümde ölüm için yalvardı. Dostum olma şerefine erişen kimse bundan pişmanlık duymadı. Önümde dalga dalga gelen düşman sürüleri telef oldu. Saygı, saygı duyulmayanları hak edenlerindir ve ben bunu dört yüzyıldan beri hak ediyorum. Sen bana, sana neden saygı duymama gerektiğini söyle Qwashnii. Burada olma gerekçeniz ne!”

Gomma tüm bunları dinlerken Rhoa’nın kanat seslerini de duymaktaydı. Kendilerine doğru gelen gemiye yönelmiş olduğunu anlıyordu ama kendisine Hansei diyen kişiye yakalaştığından habersizdi. En sonunda kanat sesleri kesliğinden Rhoa’nın bir yere tünemiş olduğunu anlamıştı. Ama bilmediği şey nereye tünediğiydi.

Hansei kendisine yaklaşan yarasayı görünce sağ elini uzatmıştı. Yarasa buraya konmuştu, Büyük Usta bu davetsiz konuğunu başını okşamış ve fısıltılı bir sesle; “Güzel bir yaratıksın sen, bu akşam kana doymuş olmalısın değil mi?” Demişti fısıltılı bir tonda. Ama bu kelimeleri Gomma’nın keskin kulakları yakalayabilmişti. Artık yarasasının nereye tünemiş olduğunu biliyordu.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 14 Eki 2012, 22:12

Hansei ve onun yaptıkları umurunda değildi Arakh'ın. Zaten bu khewonun zırvalarını duymak zorunda kalmayacaktı artık. Suyun basıncının etkisiyle akciğerleri patlayacak ve önemsiz bir zafra olarak tarihe gömülecekti. Ya da gömülmeyecek... Tarih böyle değersiz kimseleri umursamazdı çünkü. O, asla objektif olamazdı. Tarih, güçsüzü ezer, güçlüye tapardı. Ancak Arakh yemin edebilirdi ki, tarih onun kölesi olacaktı. Onlar için yazılan tarih, başka bir varlık tarafından silinemeyecek ve ebediyete kadar taşınacaktı. Az önce soğuk mavinin hükmüne sunduğu et yığınından ise geriye hiçbir iz kalmamıştı, kalmayacaktı. Belki böyle bir ölüm normal bir insan vicdanına fazla gelebilirdi. Ancak yaşadıkları yüzünden sosyopatlaşan Qoylar için bu nefes almak kadar normal bir durumdu.

Her şey kısa bir süre içerisinde gerçekleşmişti. Şimdi ise onlarınkine iyice yaklaşmış devasa gemi karşılarında dikilmiş, burnundaki samuray ile birlikte Aheshkelilere dikmişti gözlerini. Ancak maskesini aşarak Arakh'ın burnuna ulaşan savaş kokusu, kimonolu adamın sözleriyle dağılarak uçmuştu. Şimdilik onlara yalnızca bu efsane korsanın sözlerini ve anlattığı hikayeyi dinlemek kalmıştı.

Adam sözlerini bitirdiğinde Arakh ne olduğunu henüz tam olarak kavrayabilmiş bile değildi. Yine de bunu belli etmeyerek, sıradan karşılamışcasına bir tavır sergilemekte zorlanmamıştı. "Qwashnii ha ? Bizlere şeytanlar şeklinde hitap etmen beni derinden yaralıyor." diye seslendi şakacı bir tavırla, Qoylar arasındaki ilk hamleyi yaparak. "Şeytan bizim yalnızca ayakçımızdır. Daha kötüsünü düşle, en kötüsünü..." Ardından yavaşça kızıl kılıç olarak hitap ettiği kılıcı süzdü. Kınında olması ve adamla arasındaki mesafe nedeniyle pek seçemiyordu bu kılıcı. Ancak ismi, kılıca efsanevi bir kılıç olduğu izlenimini bırakıyordu. "Kızıl kılıç ha ? Üç beladan Hansei. Bir kılıç ustası olarak, ismini duymadığımı söylersem bu külliyen yalan olur. Yine de hakkedilen hakkedenindir. Bir Qwashnii'nin kılıcı, ancak ve ancak bir Qwashnii'ye ait olabilir." diye ekledi cümlelerine kızıl kılıcı istediğini vurgulayarak. Bu cümleler sıradan karşılanabilirdi; ancak bir savaşa neden de olabilirdi. Buna ancak Hansei'nin kişiliği karar verebilirdi. Bir savaşın patlak vermesi fazlasıyla zor duruma sokabilirdi Aheshkelileri.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 14 Eki 2012, 22:46

Bir heykel gibi durdu Jaqqa tüm olanları izlerken. Durdu ve tüm o gösteriş ve ihtişamın arkasında, kan ve ateşle çağlayan gecenin sebebi olan sesi aramaya başladı gözleri; ancak hiçbir şey bulamadı. Bulamayacaktı da... Karşısında dikilmiş buz gibi ifade ve sahip olduğu delici bakışlarla gemilerini süzen şey, etek kemiğe bürünmüş saf bir kibirden ibaretti. Bu bakışı, bu duruşu biliyordu. Duvara zincirlenmiş bir şekilde vücuduna inmek için sallanan kırbacı beklerken, işkencecinin ona attığı bakışın aynısıydı bu. Gücü eline almanın bakışı, onun verdiği hazzı tadacak olmanın getirdiği şehvet duygusu; ne yazık ki elleri bağlı değildi artık Jaqqa'nın. O'nu ıslah edecek kimse yoktu artık. Hiç kimse...

Çok konuşuyordu... Hem de hiç durmadan, yorulmadan. Duymak istemediği şeylerden bahsediyordu arda arda. Umurunda bile olmayan, Qoylarıyla birlikte terk ettiği diyarlardan, geride bırakıp kaçtıkları şeylerden büyük bir hazla bahsediyordu. Adaletinden... ve geleneklerinden. Orada yaşamamış birinden gelen; gerçeği görmemiş, O'nu etiyle kemiğini birbirinden ayıran kırbaç darbeleriyle vücuduna kazımamış birinden gelen sözler ne kadar gerçek olabilirdi ki? Yine de tuttu kendini Jaqqa. Gözlerini Hansei'den ayırmadan bir heykel gibi durmaya devam etti. Biliyordu ki, hak eden hak ettiğini alacaktı. Bunun olmasını sağlamak için yapılacak tek bir şey vardı ve bir saniye bile düşünmeden kanının kanına yol verdi Jaqqa. O'nun arzusu kendi arzusu, O'nun isteği kendi isteğiydi.

"Ödünç alınan güçler... eninde sonunda ait olduğu yere geri dönerler, Qoyi. Onu asıl hak edenin ellerine!"
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 14 Eki 2012, 23:00

Dalgaların huzur veren çırpınışları... Bir geminin onları yaran aceleciliği... Gomma'ya göre gecenin korkunç olması için hiç bir sebep yoktu. Zaten gecenin gündüzden bir farkı yoktu onun gözünde. Sadece gözünün önündeki bulanık dünya kararırdı biraz, ötesi de hep karaydı zaten!

Aheshke diline ancak o dilde cevap verilebilirdi, Gomma da onu yaptı bir Aheshkeli olarak. Sonra da tahtaların üzerinde birilerini sürükleyen Arakh'ın sesini dinledi. Çabuk bitmişti odasındaki iş, gözüne kestirdiği acı fahişesi pek zevk verememişti Arakh'a belli ki. Odadan hızla çıkan Qoyunun sürüklediği adamın çıkardığı katırtıları duydu Gomma, sonra da dipsiz okyanusun dibine atılışını. Gecenin karanlığını tatlı bir şekilde yaran bir düşüş sesi veeee "Blop!" Bilmem kaç yıldır denizini arayan bir ceset sonunda yerini bulmuştu, Toprak Ana'ya değil de Okyanus Anaya emanet etmişti kendisini... "Vojjor Qoyi canının karşılığını canla versin!" diye ufak bir dua mırıldandı Gomma, sonra da karşılarındaki Aheshkeliyi dinlemeye koyuldu.

"En karanlık gecenin altında ateş ve buz buluştuğunda bir Qoy yükseldi gökyüzüne. Kaybolmuş olan elbet geri gelecektir." diye bağırdı Gomma, sesi yukarıdan gelen ve sesine artık aşina olduğu bu adama cevap olarak. Güneşli bir kış günü, güneşin kavurmayan ateşinin Aheshke'nin buzlarına değdiği bir kış günü kaybetmişti Gomma Athdrivar'ı. Söyledikleri de Vojjor Qoyi'ye ithafen Athdrivar için yazdığı bir kehanetten ibaretti. Kahin olduğundan değil, inanmak istediğinden söylemişti bu sözleri. Ve kesinlikle karşısındakine cevap vermiyordu. Karşısındaki adamın ataları ya da kehanetleri umrunda değildi genç Aheshkelinin.

"Aheshkeli değil..." diye düşündü genç adam, Hansei konuşmasına devam ederken. Kendisini de tanıtmıştı adam, buna karşılık vermeden olmazdı. "Adım Gomma, Ifak! Burada ve her yerde vaadedileni, kaybolmuş olanı arıyoruz! Aheshke dilini dördüncü bir sesten duymayalı aylar olmuştu! Ama bunun bir Ifak'tan gelmemesini dilerdim! Bana neden saygı duyacaksın? Çünkü ben sesin sahibiyim. Çünkü biz senin o 400 yıl önce emanet aldığını söylediğin şeyin esas sahibiyiz! Çünkü ben Khasar'ın Gomma'sıyım ve üç dört olana kadar önümde dikilen her şeyi korkudan titretenlerden birisi olacağım."

Gomma göremiyordu Hansei'yi ve onun ihtişamlı gemisini. Ama karşısındaki gücü farkedebilmesini sağlayan bir şey olacaktı yine de: Rhoa! Gecenin bir yarısı kanatlanan hayvan sesin geldiği yöne uçmuştu ve orada durup bir çığlık koparmıştı gecenin kulağına doğru. Rhoa, Hansei ile aynı yerden konuşuyordu. "Qoyi, hayvanlar güce taparlar... Hansei'nin bizden güçlü olduğunu duymuştuk, bu da kanıtı. Dikkatli olun." diye fısıldadı ve Arakh'ın ve Jaqqa'nın dediklerini dinlemeye koyuldu sessizlik içerisinde. Yeni bir kelime eklemesine gerek yoktu, söylenmesi gereken yine söylenmişti. Yeni bir kelimeye ihtiyaç yoktu artık! İşler kızışacaktı belli ki...
Gomma
 

ÖncekiSonraki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir