[Görev-Khasar] Maskeli Balo

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 30 Eki 2012, 20:11

Ve böylece Mavi Yıldız efsanesinin peşine düştü Kahasr tayfası. Sessiz bir adamın onları soktuğu yolu izlediler tam iki gün boyunca. Bu süre zarfında pek bir şey olmamıştı. Aşçı kız önce merakla rotacının nereye kaybolduğunu sormuştu ama en sonunda kaçıp gittiğine ikna olmuş ve işine bakmaya devam etmişti. Günler geçtikçe erzak azalıyordu ama Arakh hasta yatağında yatarken doktor ona sürekli yemek getirmeye devam ediyordu. "Bu sana iyi gelecek, et iyileşmeni hızlandıracak." diyordu az pişmiş etleri ona verirken. Başka kimse bu etlerden yemiyordu nedense... Azalan erzak karışsında çalışan kişi tabii ki aşçıydı, marangoza basit bir olta yaptırmıştı ve günün büyük kısmını balık avlamak ile geçiriyordu. Biraz acemi olsa da günlük ihtiyacı karşılayacak kadar balık yakalayabiliyordu. Elbette su sorunu da vardı. O da ikinci gün yağan yağmur ile çözülmüştü. Minyon aşçı bulabildiği tüm kâseleri, tencereleri ve fıçıları boşlatıp güverteye koymuştu. Ve böylece günler boyunca yetecek kadar yağmur suyu depolamıştı.

Arakh doktorun sağladığı imkânlar sayesinde günden güne iyileşiyordu. Maskesi tamir edilmişti ve kırılmış kılıcının parçaları toplanmıştı, bir zamanlar onun olanın akıbetini de o belirleyecekti.

Ve geceleri, Mavi Yıldız gökte parlamaya devam ediyordu. Yolculuklarının üçüncü gününün sabahı aşçı uyumakta olan herkesi yemek için mutfağa çağırdı. Arakh artık kanım dediği kişilerin yanında yemek yiyebilecek kadar iyileşmişti. Ancak hala acıları devam ediyordu. Rhoa yemeğini akşamdan yemiş olduğu için uyuyordu...

Etraf sisle kaplıydı ve büyük ihtimalle bundan dolayı marangoz gemiyi durdurmuştu. Gündüzleri pek yol alınmıyordu yönlerini işaret eden yıldız gözükmediğinden, doktor bu durma çare olmak için mavi yıldızın tam konumu tayin etmeye çalışmıştı ama nedense hemen her gün başka bir yönde beliriyordu efsanevi yıldız.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 01 Kas 2012, 10:49

Çalma bizi bizden, gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme!

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme!

Gomma iki gün boyunca tek kelime etmeden sadece yemeğe çağırıldığında; o zaman da sadece vücudunu sağlam tutmak, Rhoa'yı beslemek ve Qoy Jaqqa'yı görmek için çıkmıştı Arakh'ın odasından. Nasıl çıkabilirdi ki? Athdrivar'ın düşüşünü duyan bu kulaklar, bir Qoyun daha nefesinin kesilişine nasıl dayanabilirdi ki? Genç Aheshkeli nefesini dinledi Arakh'ın, her birini, ardı ardına. Nefesini onunla beraber almaya başladı, onun verdiği nefesi içine çekmeye başladı. Sadece tek kişinin var olmasını istiyordu odada ve bu kesinlikle kendisi değildi. Bu yüzden tek kelime konuşmadı iki gün boyunca. Kendi varlığının bütün izlerini yok etmeye çalıştı, en sevdiği kişisel şeylerden vazgeçti. Zaten sevdiği kişisel tek bir şey vardı, o da sesi! Bir nevi oruçtaydı, bir dileğine kavuşmak için Vojjor Qoyi'ye en sevdiği şeyden vazgeçebileceğini gösteriyordu. Tek dileği vardı tabii ki: Khasar'ı dörde çıkarmak!

"Bir gün Vojjor Qoyi, Khasar'dan birisini kurban olarak isterse?"
fikri geldi aklına o anda. Öyle ya işveli tanrısı böyle bir şeyi pekâlâ isterdi. Madem kişisel zevklerden kaçınması gerekiyordu dileklerini kabul ettirmesi için. En sevdiği şeyler Qoyları değil miydi? Ne yapardı böyle bir durumda Khasar'ın sesi? "Sesimle gökleri inletir, Tanrıyı okyanusun en karanlık sularına indiririm!" Kafirce düşünceler sarmıştı zihnini. Kendi yarattığı Tanrıya bile dayanamayan bir insan olup çıkmıştı nedense, imanını kaybediyordu sanki. Bir işaret beklemeye başladı o an, Vojjor Qoyi'nin arkasında olduğunu, onu ve Khasar'ı desteklediğini gösteren bir işaret. Neden yenilmişlerdi ki? Neden Hansei denen adamın gücüne dayanamamışlardı? Vojjor Qoyi artık onları desteklemiyor muydu? Yoksa kurban olarak daha fazlasını, daha değerlisini mi istiyordu? Arakh'ı mı istiyordu? "O Vojjor Qoyi, bir işaret!"

Bu işaret elbette sürekli odaya girip, odadaki birliği bozan doktor değildi. Doktor gizemli çalışmalar yürütüyor gibi görünse de Arakh'a yedirip başka kimsenin dokunmasına izin vermediği etlerin kaynağını tahmin etmek zor olmayacaktı. Bir kaç gün önce kurban ettikleri Denizcilerden alınan hatırlardı bunlar... Kurban etiydi bir nevi, kutsaldılar dolayısıyla. Belki de etin kutsallığı iyileştirmişti Arakh'ı? Ne olursa olsun iki gün sonra ayağa kalkabilecek hale gelen Arakh'ın iyileşmesi bir işaretti Gomma için. Vojjor Qoyi, en gözde kulunu kaybetmeye niyetli değildi belli ki.

"Iddelat Qoyi! Görenler arasına hoşgeldin!"
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 02 Kas 2012, 00:44

Çoğu insan ölümden korkar. Bir çoğu da uykunun yarı ölüm olduğunu söyler. Ancak bu kez durum biraz farklıydı Arakh için. Uykunun yanı sıra zaten yarı ölü bir şekilde geçirmişti geride kalan iki gününü bu genç adam. Ancak nihayet "bir türlü inanamadığı" tanrı -belki de Qoy Gomma'nın Kan tanrısı- bu kez ondan yana olmuştu ve yaşamasına izin vermişti. Bu büyük bir lütuftu şu an için; ancak yaşamasına neden izin verildiği bir meçhul olarak zamanı gelinceye kadar saklı kalacaktı. Ölmek için fazla değerli olduğu için mi, yoksa şu an ölmesi fazla kötü olmadığı için mi ? Belki de günün birinde en zirveye tırmandığında oradan en aşağıya düşecekti Arakh. En acı ölümü zirvedeyken tadacaktı. Kim bilir ?...

...Ve en nihayetinde uyanmıştı Aheshkeli, bu ölüm uykusundan... Tanrının ona yardım ettiği düşüncesini mantıklı düşünebildiği anda attı kafasından. Eğer hal öyleyse, bu durumda tanrı, köleleri olan doktor ve aşçıydı. İmkansız... İşte bu yüzden inanmıyordu tanrıya. Tanrı olmayı ve her şeyin üzerinde olmayı hakkeden bir varlık olamazdı. Eğer tanrı var olsaydı, bu kesinlikle kendisi olurdu Arakh'a göre. Ya da Qoylarından biri... Fazla bencilce...

Uyanmıştı ancak acıları dinmiş değildi genç adamın. Her ne kadar fiziksel acılarını dışarı yansıtmayarak sağlıklı izlenimi vermeye çalışsa da içinde fırtınalar kopuyordu. O'na göre bu çok saçmaydı. Acı dolu onca yıldan sonra acıyı hissedememesi gerekmiyor muydu ? Belki de sürekli sözünü ettiği "gerçek acı" kavramını henüz tatmamıştı. Belki de gerçek acı olduğunu düşündüğü acılar bir zırvalar dizisinden ibaretti. Üstelik fiziksel acısından daha çok canını yakan bir şey varsa o da psikolojik acılarıydı. Küçük düşürülmüş ve kaybetmişti. Yenilgiyi yediremediği için sürekli kendine, bir daha yenilmeyeceğine dair sözler verip duruyordu; ancak bunun gerçek olamayacak kadar hayalperestçe olduğu barizdi. En tepeye tırmanana kadar bir çok yenilgi alacak, bir çok kez ölümden dönecekti, biliyordu. Şimdilik kendini avutmak için yalnızca kin besleyebilirdi Hansei'ye karşı. O kini içinde büyütecek ve intikam denen soğuk yemeği yemek için geri dönecekti. Ancak şu halde yapabileceği tek şey Rhaggat Eveth'in mutfağında Qoylarıyla birlikte masaya oturmak olacaktı Arakh'ın.

Yemeği bitirdikten sonra ise kamarasına gidecek ve tamir edilmiş halde olan maskesini yeniden yüzüne geçirecekti. Yashin... Onun akıbeti ise ebediyete kadar yok olmaktı. Parçalarının içinde bulunduğu torbayı denize atacak ve ondan sonsuza kadar ayrılacaktı. "Gerçek bir savaşta" kırılan kılıç tamir edilerek küçümsenilemezdi. Bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu genç adam.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 02 Kas 2012, 01:45

Üç yolculardı nerede olduklarını bile bilmeyen... geri dönecek bir yerleri olmayan ve gidecekleri yeri bile tam olarak kestiremeyen. İşi gücü dalga geçmek olan bir yıldızın peşinden ilerleyerek kaybediyorlardı tüm zamanlarını. Üstelik yine bağlanmıştı kaderleri görünmez zincirlerle ve karanlık değildi bu sefer hüküm süren. Işığında ilerledikleri ve gittikçe sinir bozucu bir hale gelen mavilik sarmıştı Raggath Eveth'in dört bir yanını. Sırf bu yüzden bir gün, istediklerini elde ettiklerinde Yanqokh ile göğü iki yaracak ve ala boyayacaktı efsane krallığı, kötü espri anlayışının bir bedeli olarak.

Yanqokh eskisi gibi keskindi yine ve yine kirlenmeye aç. İki gün boyunca yine sahibiyle bütün rutin rituellerini gerçekleştirmiş ve ait olduğu yerde kendini sımsıkı kavrayan ellerin arasında rahat bir şekilde duruyordu. Eğer görme yetisi olsaydı muhtemelen o da mavi ışığa doğru öfkeli bir şekilde bakıyor olurdu. Tıpkı Jaqqa gibi... gözünü bile kırpmadan, onlara ne tür oyunlar oynadığını düşünerek.

Arakh'ı daha da olgunlaştıracak ve daha da güçlü bir şekilde kalkmasını sağlayacak olsa bile, O'nun iyileşmesini uzattığı için Mavi Kral'ı sorumlu tutuyordu tüm bu olanlardan. Idrilat, gemiyi terk etmeden önce en yakın adanın üç-dört günlük mesafede olduğunu söylememiş olsa, Jaqqa'nın hedefi o ışığı ilk başta gösteren dilsiz adamdan başkası olmazdı belki de; ama Jaqqa sabrediyordu. Varlıkları çoğu zaman rahatsız edici olsa bile, yararlıydılar ve itaatkar. Tıpkı bir zamanlar kendilerinin olduğu gibi... Yine de değerli değillerdi. Gomma'nın tanrısına sunduğu ilahilerini işitmek, Arakh'ın kurbanlarının suratında bıraktığı karamsarlığı görebilmek ve kendilerini tamamlayacak olanın eksikliğini gidermek tek arzu ettiği şeydi. Sırf bu yüzden düşündü ilk karşılaşmalarının sonucunu. Tekrar ve tekrar... Kılını bile kıpırdatmadan izlediği savaşı tekrar canlandırdı kafasında. Kendisinden iyi olan o adamın bütün hamlelerini kendisini Arakh'ın yerine koyarak yaşadı durmaksızın. Akan kanın zevkini tattı ve çekilen acıyı paylaştı hiç çekinmeden. Hansei'ye göz koyduğu yoktu elbet; Jaqqa'nın göz koyduğu tek şey öldürmek için kullanabileceği yeni tekniklerdi. En iyi yaptığı şeyi, şu an olduğundan çok daha iyi yapabilmek için. Kanlı ay tekrar doğduğunda, Gomma'nın tanrısına sunulacak ekinlerin verimini arttırabilmek için.

" Tik... tak... Doktor?! Neredeyiz? Tik... "
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 02 Kas 2012, 19:23

"Açık konuşmak gerekirse." diye söze başlamıştı doktor. "Hiç bir fikrim yok. Sise girdiğimiz andan beri pusula da sapıttı. Pervane gibi dönüyor. Konumumuzu az çok tahmin edebiliyordum ama şu lanet yıldız nedeniyle artık cehennemin dibine de gelmiş olsak şaşırmam." demişti öfkeli gözlerle dilsiz adama bakarken.

"Sustuğun yeter! Artık konuş, hepimizi öldürmek niyetindeysen ya da ne yaptığın konusunda zerre bilgin yoksa ölmeden evvel bunu bilmek isterim. Sonrada gelip o lanet olasıca gözlerini oyacağım. Son nefesimi verecek dahi olsam bunu yapmadan ölmem!" dedi öfkeli bir şekilde. Daha sonra Jaqqa'ya dönerek bezgin bir ifade ile konuşmuştu; "Kusura bakma kaptan, bir şeyleri bilememek beni deli ediyor. Hehehehe! İzninle ben kamarama gidip bir şeylerle oyalanayım yoksa cidden elimden bir kaza çıkacak burada."

Aşçı kız da sisi seyrediyordu, cücenin gidişinden beridir iyice sessizleşmişti ama arada şarkı söylediği olurdu. Tıpkı şimdiki gibi... Bu şarkı bilinen hiç bir şeye benzemiyordu, sanki yeni bir şeydi. Kızın kendisinin yazmış olduğu bir şarkı;

"Maviliklerle dolu dünyamda
Mavi bir yıldızın peşinde
Sessiz bir adamın önderliğinde
Gidiyoruz sislerin içinde."


Sessiz adam ise olan bitene aldırmıyormuş gibi geminin burnunda izliyordu sisi. Sanki bir şey bekliyormuş gibiydi. Hiç bir şey umurunda değilmiş gibi bir hali, vardı. Bu yolculuğa başladıktan sonra iyice bir garipleşmişti zaten, çok az yiyor, çok az içiyor ve çok az uyuyordu.

"Geldik..."

Bu ses onun ağzından mı çıkmıştı? Yoksa sislerin içinden mi gelmişti belli değildi. Ama aşikâr olan şey sis dağılmış ve araksında gizlenen manzarayı ortaya dökmüştü. Geminin demirlemiş olduğu yer bir adanın açıklarıydı. Ada çok büyüktü, tayfanın şimdiye kadar gördüğü en büyük adaydı hatta. Yeşilliklerle dolu bir yerdi. Adanın en ilgi çekici yeri ise göğe uzanan kuleydi. Ucu dahi görülmeyen bu kule sanki dünyadan dışarı uzanıyordu.

Sessiz adam hemen harekete geçti, çapayı çekti ve yelkenleri açtı. Geminin dümenini doruca adaya çevirdi. Garip bir şekilde sırıtıyormuş gibi bir hali vardı. Gemi harekete geçtikten sonra ortaya çıkan doktor, duruma şöyle bir bakmış ve konuşmuştu;

"Hay lanet!"
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 04 Kas 2012, 18:19

Etraflarını saran sis, içine düştükleri belirsizliğin boyutlarını daha da arttırmaktan başka bir işe yaramıyordu o an için. Mavi yıldız ise ıraktı artık. Gözlerini semadan ayıralı uzun zaman olmuştu ve bakmıyordu Jaqqa artık ona. Basit bir soruya, basit bir cevap arıyordu sadece. Nerede olduklarına dair bir ipucu ya da nereye varacaklarına. Doktorun verdiği cevap ise hiç tatmin edici değildi. Gösterdiği pusulanın iğnesine odaklanan Jaqqa, bir anlam yormaya çalışmıştı kafasında; ama aradığı yanıttan çok uzaktı hala ve arkasından gelen sinir bozucu gerginlik ve safsatalara rağmen, o an hissettiği yegane varlık maskesinin ardından gülümsetmeyi başarabilmişti Jaqqa'yı. Arakh ayağa kalkmıştı; hiçbir yaranın onu durdurmayacağını gösterircesine ayağa kalkmıştı. Sessizce O'nu izledi Jaqqa. Yashin'i bırakışını... ve oradan tekrar ayrılışını.

Ve tüm o tantananın içinde ikinci bir güzel haber ilişti kulaklarına. Geldiklerini ima ediyordu daha önce hiç duymadığı bir ses. Gemi sislerin içinden sıyrılıp büyük bir ada, gözlerinin önlerinde serilmesi ağır aksak da olsa sonunda bir ilerleme kaydedebildiklerini gösteriyordu adeta. Yapılacak bir sürü şey vardı aslında; ama Jaqqa'nın ilk önceliği Arakh olacaktı elbette. Daha ileriye gidebilmek için iyileşmeli, dinlenmeli ve güçlenmeliydiler. Gerisi sonradan düşünülebilirdi.

Arşa yükselen kuleye doğru baktı Jaqqa ve ihtişamı altında ezilen geri kalan her şeye. Gemiyi yanaştırabilecekleri uygun bir yer arıyordu gözleri. Sessiz ve meraklı gözlerden uzak; ama sonunda bu işi de tüm yolculuğu üstlenen marangoza bırakmaya karar verdi. " Yanaşmak için ıssız bir yer seç" dedi yelkenlerle uğraşmakta olan sessiz adama Jaqqa. Yüksekte olduğu için daha geniş bir alanı, daha rahat bir şekilde görebiliyor olmalıydı. Arakh'ın odasına doğru ilerlerken ise doktora kendisiyle birlikte gelmesini işaret etti. "Oyuncaklarını sonraya sakla! Yapman gereken daha önemli bir işin var."

O'nu Arakh'ın odasına götürecekti Jaqqa; ama Arakh'ın arzu etmediği hiçbir şey için onu zorlayamazdı. Dört gün kıpırdamadan durması gereken Arakh, çoktan ayağa kalkmıştı bile kılıcıyla vedalaşabilmek için. Bu yüzden tedavinin gerekliliklerini doktorun ağzından kendi duyması ve bu konuda ne yapacağına kendisinin karar vermesi gerekiyordu. Bu yüzden içeri girdiklerinde doktora tekrar anlatmasını emredecekti Jaqqa kendine has üslubuyla; tabi bir kara parçasının varlığını onlara müjdeledikten sonra.
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 04 Kas 2012, 19:27

Arakh ayağa kalkmıştı. Böylece bir yerlerde rahiplerin yaptığı bir görev olan hasta başında bekleme işine artık gerek kalmamıştı. Gidebilirdi artık Gomma; gidecekti de. Qoyu iyiydi ya, başka bir şeye ihtiyacı yoktu artık. Vojjor Qoyi dualarına karşılık vermişti yine. Kafirce düşüncelerine aldırmamış ve ayağa kaldırmıştı dünyada en fazla değer verdiği varlıklardan birisini. Belki isyankarca düşüncelerini affetmişti, belki de hesaplaşmayı sonraki bir zamana bırakmıştı. Ne olursa olsun, yarattığı tanrının kendisi kadar kaprisli ve kendisi kadar sadist olduğunu biliyordu Gomma. Bugün ellerine geçen, bir gün geri alınacaktı onlardan. O gün gelene kadar bütün hazırlıklar yapılmalıydı, gün geldiğinde tanrılara bile karşı gelebilmek için...

Yemek faslı çabuk geçmişti. Sıradan, monoton, katlanılması zorunlu bir işkence... Yüce fikirleri olan, kendilerini bütün varlıkların üstünde gören insanların her gün bedenlerini doldurmak mecburiyetinde olmaları ne kadar trajik... Yine de yiyorlardı işte, nefes almaya devam ettikleri sürece de yiyeceklerdi. Konuşmasız geçen yemekten sonra güverteye çıktılar. Sisli olduğu söyleniyordu bulundukları yerin. Gomma'nın dünyası zaten sislerle kaplıydı, bu hiç bir anlam ifadeetmiyordu ona bu yüzden. Sis ile arasındaki tek ilişki bedeninin açıkta kalan taraflarına değen su damlacıklarının verdiği iç gıdıklaması olabilirdi belki. Ama bu da olmayacaktı çünkü yüzü de dahil her tarafı kapalıydı genç Aheshkeli'nin.

Doktor konuşmaya başladı o sırada. Tayfaya adam ararken geveze diye bir özellik arayıp aramadığını düşünüyordu Gomma o sırada. Sanki bir kişilik sabit geveze kontenjanı varmış gibi, sürekli birileri devralıyordu görevi. "Zafra, cırtlak sesli rotacımızın yerini doldurmaya mı özendin?" oldu Gomma'nın bütün bunlara cevabı. Ne doktorun dediklerine, ne de korkmuş aşçının söylediklerine kulak asmak istemiyordu artık. Sadece işlerini yapan beyni alınmış adamlar istiyordu sadece, ya da Khasar'ın çocuklarının yanında ses çıkaramayacak kadar korkmuş müritler bulmalıydı. İkinci fikir hoşuna gidecekti anında: "Gihigihi!" Müritlerle uğraşmak zorunda kalmazdınız, size duydukları saygı ve korkudan yanınızda ses bile çıkaramazlardı. İşlerini yaparlar ve gerisine karışmazlardı. Tek sorun, Vojjor Qoyi'ye hizmet edecek sadistlikte birilerini bulmaktı, bunu da araştırmak lazımdı. Yapılacaklar listesinde bir numaraya çıkmıştı şimdi bu mesele. Jaqqa'ya anlatılacak ve gerekleri yerine getirilecekti.

"Geldik mi? Nasıl bir yere geldik Qoyi?"
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 05 Kas 2012, 18:21

Kılıcına sonsuza kadar veda ettikten sonra yeniden istirahat etmek için kamarasına dönmüştü Arakh. Düşünceleri ona zaten yeterince acı çektirirken bir de fiziksel acıları saldırıya geçiyordu zaman zaman. Göğsünü yararak ruhunu bedeninden çıkarmak istiyordu bu acıyı dindirmek için. Bunun sonucunun ölüm olacağını bilse de, istiyordu... Ölüm her zaman en kolay olanıydı. Bir kez ölürsün ve biter; yaşam böyle değildi. Hayatta biyolojik ölümden daha felaket ölümler de vardı, var olacaktı. Ancak ölüme karşılık yaşamayı tercih etmek ve yaşamak sadece cesur ya da aptal insanların yapabileceği bir şeydi. Aptal olmadığı barizdi bu üç Aheshkelinin. Belki biraz psikopat...

Odasında beklerken rotacılığı üstlenen kölenin yanılmamış olduğunu umuyordu genç adam. Aksi takdirde -rotacılık hakkında bir bilgisi olmaması onun suçu olmasa da- onu öldürecekti. Tıpkı şu ana kadar acımasızca ardında bıraktığı canlar, ezerek parçaladığı bedenler gibi... Bu yüzden dışarıya bakarak içindeki merakı gidermek için yatağından doğruldu ve kapıya doğru ilerlemeye başladı. Her adımında ayaklarını yere o kadar sert basıyordu ki neredeyse kamarasının tabanını delip geçecekti. Bu belki fiziksel belki ruhanî yorgunluğundandı, bilinmez. Ancak bu yorgunluğa pes etmeyeceğini biliyordu Arakh.

Kapının önüne geldiğinde kolu hafifçe kavradı ve kapıyı araladı. İlk gördüğü şey ise denizin ve ufuğun resmi değil, Qoy Jaqqa'nın ve doktorun yüzü olmuştu. Önce Qoyu girişti söze; ona bir adanın varlığından söz etmişti. Yüreğindeki ve zihnindeki umudu tez gerçek olmuştu şimdi genç adamın. Ancak Jaqqa sözünü bitirdikten sonra söylenecek olanların tüm bu kadar olmadığını da sezmişti. Arakh'ın bedenindeki hasarlara bakıldığında Jaqqa'nın neden doktoru yanında getirdiğini anlamak o kadar da zor bir iş değildi. Bu nedenle doktorun söze girişmesini beklemeden lafa atladı Arakh: "Kes sesini khewo !" Ardından Jaqqaya döndü yüzünü. "Qoyi, burada kalmayacağım, boşuna dil dökmeyin !" Sözlerinin ardından hazırlanmaya koyuldu. Jaqqa ve Gomma'nın onun iyiliğini düşündüklerini biliyordu. Ancak burada kalırsa olduğundan daha iyi olmayacaktı. Belki aksine daha kötü bile olacaktı içindeki huzursuzluk yüzünden. Geri kalan tek kılıcı Koyote'yi ve denizcilerin bıraktığı kılıçlardan iki tanesini kınlarıyla birlikte beline iliştirdikten sonra güverteye çıkacak ve gemi demir attıktan sonra Qoylarıyla yoğun sisin içinden geçerek adaya ayak basacaktı.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 05 Kas 2012, 21:58

Konu kilitlenmiştir. Yeni başlığınız Mavi Yıldız'dır.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5488
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Önceki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir