[Görev-Khasar] Maskeli Balo

[Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 22 Eyl 2012, 23:25

Bazı hikâyeler vardır anlatması da dinlemesi de zevk verir. Ama bazılarının ne anlatması ne de dinlemesi keyiflidir. Yo hikâyelerin kötü oluşundan değil elbette. Biz kötü, ucuz hikâyeler anlatmıyoruz burada. Söylemek istediğim hikâyenin barındırdığı karanlık ve kötülük okuyucuya ve dinleyiciye rahatsızlık verebilir. İşte böyle bir hikâyedir Khasar'ın hikâyesi ve üç maskeli adamın yaşadıkları.

Yolculuklarına, yanlarına aldıkları dört yabancı ile başlamışlardı. Bu kişilerin kim oldukları ve hatta adları bile önemsizdi belki de üç adam için. Sadece yolculukları için şu anlık gerekli olan araçlardı ve artık işe yaramadıklarında silinip gideceklerdi. Sancaksız gemileri denizde yol alırken gece çökmek üzereydi. Bulutsuz bir akşamda gök yıldızlarla bezenmişti. Rotacı yön tayin işini bitirmişti ve bir kenarda romunu yudumluyordu. Aşçı, akşam yemeğini hazırlıyordu ve ortalık şimdiden leziz bir koku ile kaplanmıştı. Marangoz geminin en önünde kollarını kavuşturmuş bir şekilde duruyordu. Rüzgârdan ya da gece serinliğinden etkilenmiyormuşçasına bir heykel gibi duruyordu. Gemi doktoru ise güverteye çıkarmış olduğu bir sandalyeye yayılmış, piposunu ağzında gevşek bir şekilde tutarken uyuklamakla meşguldü.

Ehhh! Önümüzde 4 günlük bir yol var nasıl geçecek bu zaman. Şarkıcı falan olaydı bari.” Diye homurdandı cüce, içkisinden bir yudum aldığı sırada. “Rom da dayanmayacak ki o zaman kadar.”

İşte bu vaziyetteydi Khasar ilk yolculukları başladığı sırada, özgür hayatlarındaki ilk yolculuklarına başladıkları sırada demek daha doğru olurdu. Ve gelecekte bu karanlık geçmişse sahip lanetli varlıkları neyin beklediği büyük bir muammaydı. Fakat tek bir şeyin kesin olduğunu söyleyebilirdiniz. O da bol bol ölüm olacağıydı.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 23 Eyl 2012, 00:49

Martılar da yoktu bu akşam nedense. Her şey akşamın karamsarlığına hazırlıyordu üç genci ve varlıklarına dayanmak zorunda oldukları diğerlerini. Genç adam güvertede dikilmiş akşamın sessizliğini dinliyordu. Gözleri pek iyi görmezdi, ışığın azaldığını ve dolayısıyla gecenin çökmekte olduğunu farkedebilse de yıldızları göremezdi mesela. Yıllar olmuştu en son gözlerini göğe çevireli. Aheshke'nin yaban topraklarında yapılabilirdi yıldızlara bakıp hayal kurmak; 10 yaşında bir çocuğun dostları arasında buz tutmuş çimenlere yatıp kış gecesini seyrettiği bir sahnede yapılabilirdi. Ama artık değil... Bu gece değil... Athdrivar bilinmeyene göçtükten sonra değil! İşkence de geçen yıllardan sonra değil... Yıldızları daha doğduklarında alınmıştı bu üçlüden, bir daha geri verilmemek üzere... Gomma'nın gözleri yıldızları görmüyormuş ne çıkar! Kulakları yıldızların seslerini almıyormuş ne önemi var! Hiç bir zaman olmayanın yokluğu hissedilmez ki...

Ama Athdrivar... Bir zamanlar vardı, şimdi yok olan! İşte bunun eksikliği hissedilirdi! Adıyla var biz zamanlar yaşayan, salt adlar kalır elimizde...

"Vojjor Qoyi... Sen bu geceyi de kanla kutsa! Athdrivar'ı bilinmeyenden almak için bizim, düşmanlarımızın ve alakasız masumların kanından ne kadar dökmek gerekiyorsa o kadarını dökmeyi nasip eyle bizlere! Eğer bütün dünyayı kanla boyamamız yazıldıysa bir saniye tereddüt ettirme bizi!"
Sessizce yapılan bir duaydı bu. Gomma'nın kendi yarattığı tanrısına sunduğu bir gün batımı ibadeti. Kim bilir belki de içinde hala insan olan bir şeyler vardı ve kendi yarattığı tanrısının emirleriyle vicdanını rahatlatmasına yardımcı oluyordu genç adamın. Ya da tam tersi, her saniye biraz daha içine battığı kan havuzunda elindeki tek değer olan Qoylarına tutunmak için Vojjor Qoyiye ve onun emirlerine ihtiyaç duymuştu. Ne olursa olsun, sürekli kan isteyen bu şımarık tanrıyı kendisi yaratmıştı.

Gece yavaş yavaş çökmeye başlarken güvertede dikilen genç burnuna gelen leziz yemek kokusunu içine çekti. Gözleri ondan alındığından sonra hayata tutunmasını sağlayan iki şeyden birisi de buydu: Koku! Yemek lezizmiş, iyi kokuyormuş bunu önemsemezdi Gomma. Yıllar boyu avladıkları hayvanların çiğ etini yemişlerdi, sonra da işkence günlerinde köpeklere bile layık görülmeyen iğrençlikler! İyi yemek gibi bir derdi yoktu genç adamın, karnını doyurmak için kurban ettiği insanların etini bile yiyebilrdi.

Sessizliği bozan bir şey daha vardı. Bu sefer bir koku değil, bir ses. Nereden aldıklarını hatırlamadığı, işlerini görüyor diye katlanmak zorunda kaldığı bir adam. Burnunun dibine kadar girse bodur olduğunu da anlardı Gomma, ama bu "köle"lere gereğinden fazla yaklaşmak istemiyordu. Yine de, bu adamın gevezeliğinden rahat yüzü göremeyeceğini biliyordu. Dört günlük yol, nereye gidiyorlardı ki? Şarkıcı... Sesiyle insanları eğlendiren bir nevi fahişe... Sese ihanet...

"Zafra!" Böyle hitap ederdi gemilerindeki dört profesyonele. Dillerinde köle demekti bu ve ilişkilerini çok iyi açıklıyordu. Para karşılığı iş yaptırıyorlardı bu dört yabancıya ve gerekli görürlerse tereddütsüz öldürebilirlerdi. "Zafra! Şarkıcımız yok ama sana halkımın bir şiirini okuyabilirim!" Bunu dalgacı bir sadistlikle söylemişti Gomma. Vojjor Qoyi'ye ithafen yazdığı o şiire başlayacaktı hemen. Sadece Aheshkelilerin anladığı bu dilde korkutucu olmaya özen göstererek mırıldanmaya başladı.

Vorsa erina.
Ikh dozgosoon anni;
Ahesh sash qisi.

Kash shekh vervena,
Kash hranna veltoroe;
Voji virzethi.


Bu, geveze adamın çenesini kapatmasını sağlamak ve biraz da olsun korkutmak; Qoylarına da bu hüzünlü vakitte geçmişlerini hatırlatmak için yeterli olurdu. Sözlerini bitirdiğinde tekrar gemilerinin rotacısına dönüp nereye gittiklerini hatırlatmasını isteyecekti. Bu kadar gerekli bir konuda bile bu "köle"yi ciddiye alıp, söylediklerini hatırlayamıyordu bazen.
Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 23 Eyl 2012, 20:11

Yakın bildiklerinizi, bir olduklarınızı hiçbir zaman kaybetmeyeceğinizi zannedersiniz. Halbuki insan ne zaman fark eder biliyor musunuz? Kaybettiği zaman... O an'a kadar her şeyi büyük bir iştahla arzu edersiniz. En kötü zamanlarınızda bile, tek ve büyük bir hedefiniz vardır. Bedeli ne olursa gerçekleştirmek için çabaladığınız, çekinmeden sırtınızı dayandığınız sağlam bir duvar... ama sonra bir şey olur, ne olduğunu bile anlamazsınız. Tam başardım dediğiniz anda yerle yeksan olur her şey. Kocaman bir boşluk kalır içinizde ve tekrar yaşadığınızı hissedebilmek için çaresizce tutunacak bir yer ararsınız; tıpkı tüm diğer düşmüşler gibi.

Khasar'ın çocukları... tutunabileceği tek sağlam daldı Jaqqa'nın. Yas tutmayalı yıllar olmuştu; ya da vicdan denen saçmalığa kulak vermeyeli. Kalbini delip geçen kara dikeni yuttuğundan beri soyutlamıştı kendini tüm dünya ve içinde barındırdığı tüm yoksul duygulardan, ta ki o dikenin varlığını tekrar hissettiği güne kadar. Athdivar'ın başına gelenleri öğrendiğinde ilk defa boş bakan gözlerine asla silinmeyecek bir ifade yerleştirmişti Jaqqa. Tahammül edemedeği her şeyin, paramparça edilişini hayal eden gözlerinin arkasında yatan duygunun ne olduğuna kendisi bile karar veremiyordu. Tek bildiği canının daha önce hiç bu kadar yanmamış oluşuydu.

Neyseki tek başına değildi. Qoylarının varlığı bu yokluğu daha çekilebilir kılıyordu. Bu dünyada yarım bir insan kadar bile yer kaplamayan rotacıya karşı, Gomma'nın ne yapmak niyetinde olduğunu anladığında, bu sahnenin doğuracağı sonuçların izlenmeye değer olduğunu biliyordu. Geminin ana direğine sırtını yaslamış Gomma'nın eserinin keyfini çıkarırken, kendi dilinde rehber anlamına gelen bir sözcükle seslendi kel ve bodur cüceye. "idrilat! Dört gün dört gece boyunca Gomma'nın eserlerinden her birini aklına kazımak için can attığına eminim. Yine de gideceğimiz yere varış süremizin kısalmasına kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum !? " Varlığından pek hazzetmese de, işini iyi yaptığı sürece yaşamasına izin verecekti Jaqqa O'nun; hatta belki daha bile fazlasına. Dört gün hiçbir şey yapmadan, aralarında bile olmayı hak etmeyen tüm bu insanlarla geçirmek için gereğinden fazla uzundu ve bunu konuda neler yapabileceğini şimdiden düşünmeye başlamıştı bile.
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 24 Eyl 2012, 17:09

Aşık olduğu karanlık, bir kez daha gökyüzüne hükmetmeye başlamıştı Arakh'ın. Geceyi ve karanlığı sevmesinin nedeni gerçeklerin yerlerini belli eden haykırışlarıydı. Ona göre gündüzleri, gecelerin yarısı kadar bile dürüst değildi, olamazdı. Gece insanın acılarını köpek gibi yüzlerine vurur, üstlerine çökerek nefeslerini keser ve böylece yaşadıklarını hissettirirdi insana. Tabi hala bir hisse sahip olanlar için. Ondan hislerini çalanlara karşı bir kin bile güdemeyecek kadar hissiz bırakılmıştı Arakh ve tüm diğer Qoylar. Ancak Athdrivar istisnaydı Qoyların yaşamı için. Onu, onlardan alan kişilere besledikleri yegane kinle birlikte kellelerini alıncaya kadar dünyadaki herkesi ezip geçeceklerine yemin edebilirdi.

Biraz karanlığın sinsice çöküşünü seyre daldıktan sonra karanlığın çöktüğü bir diğer yer olan göz oyuklarını korku salarcasına mecburi yanlarına aldıkları kölelere dikti. Onlarla aynı havayı solumak bile yeterince acı veriyordu Arakh'a ve -emindi ki- diğer Qoylara. Gerçek acıyı bilmeyenler, yaşama hakkını dişiyle tırnağıyla çabalayarak kazanmayanlar nefes alması ziyan olan kurtçuklardan ibaretlerdi. Ancak yine de yemin yemindi; o kurtçuklara onlarla işleri bitinceye kadar tahammül etmek zorundalardı. Amaçlarına, yani One Piece ile birlikte Athdrivar'a ulaşıncaya kadar kaç tane basamak varsa daha sert basa basa tırmanacaklardı.

Bir süre -kendi dillerinde "kurtçuk" anlamına gelen- "khewo"lara göz ucuyla süzdükten sonra sessizliği yaran sinir bozucu bir ses ilgisini çekti Arakh'ın. Bu bodur kölenin yaşadığı yetmez mi gibi lüks istemci emri vakileri, eğer bir şeyler hissedebilseydi, sinirlerini epey bozacağına emindi. Ama yalnızca sessiz kalmakla yetindi bu kez. Aslında çoğu kez olduğu gibi bir kez daha... Cevap verme gereksinimi duymadan sert bakışlarını, ta ki Gomma duâlarını bitirerek sözleriyle cüceyi hedef alıncaya kadar bu köleye dikti. Gomma şiirine başladığında ise hissizliği delip geçen anılar belirdi Arakh'ın aklında; ve yine emindi ki bu şiiri söyleyen Gomma ve Arakh gibi dinleyici olan Jaqqa da aynı şeyleri hissetmişti. Gemideki diğer dört khewo onları anlayamayacaktı elbette. Aslında Aheshke dilini bilselerdi bile anlayamazlardı elbette; o acıları yaşamadan...

Gomma şiirini bitirdiğinde yüzünü ona dönerek ciddi adımlarla üzerine doğru yürüdü ve yanına geldiğinde elini omzuna koyduktan sonra, "Çok yakında Qoyi !" sözleriyle sadece onun duyabileceği şekilde fısıldadı. Ardından olduğu yerde çöktü ve aklını kurcalayan, Jaqqa'nın sözlerine bodur khewonun vereceği cevabı duymak için bekledi.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 24 Eyl 2012, 22:25

Gomma’nın ağzından dökülen kelimeler gecenin karanlığında yayılırken kel cüce sus pus oluvermiş ve oturduğu yerde olabildiğince sinmişti. Doktor gözlerini hafifçe açmıştı duruşunu bozmadan. Ağzının kenarından hafif bir kıpırdanma olmuştu, sanki bir şey söyleyecekti ama laf ağzına tıkanmıştı. Geminin burnunda duran dev marangoz hiçbir tepki vermemişti. Gomma’nın şarkısı onun kulağına ulaşmamış mıydı yoksa? Ya da ulaşmıştı ancak ama bundan ürkmeyecek kadar çok acı çekmişti.

“Şarkı kalsın, atık istemiyorum şarkı markı.” dedi cüce korkusunu yavaş yavaş dizginlerken ve ardından Gomma’nın sorusuna hitaben şunları söyledi;

“Rotamızı bizi West Blue’nin kapital şehri olan New West’e göre ayarladım. Çevrede başka başka adalar var ancak şu an hangisi güvenli hangisi değil bilemiyorum. Bu nedenle West Blue’nun ana marine üssünü içinde barındıran New West adası en güvenli nokta gibi duruyor. Bu civarlarda korsanlar ile karşılaşmak da mümkün. Bilindik bir ticari yol üzerindeyiz. Marine gemileri burayı sık sık denetliyor o yüzden herhangi bir saldırıya falan uğrayacağımızı düşünmüyorum. En kötü ihtimalle marineler gemiyi denetlemek için bizi durdurur o kadar.”

O sözlerini bitirirken mutfaktan gelen hafif hoş bir ses duyulmaya başladı. Gomma’nın şarkısının yarattığı korku örtüsünü yırtarcasına işitenlerin ruhunu okşayacak türde bir şarkıydı bu.

“Benim cesur denizcim
Gidiyorsun engin sulara
Kan ve ateşlerin arasında

Benim güçlü denizcim
Gidiyorsun uzaklara
Benim gözyaşlarımla

Benim canım denizcim
Gidiyorsun savaşmaya
Doğru bildiğini savunmaya”


Belli ki aşçı kız kendisini cesaretlendirmek için söylüyordu bu şarkıyı ama sesi gemideki hemen hemen herkes tarafından duyulabiliyordu. Gomma sesin tecrübesiz, eğitilmemiş ve korku dolu olduğunu anlamıştı tecrübelerinden. Kendi kelimelerinin sahip olduğu güç de yoktu, belki onun için tümüyle anlamsızdı bu ama bir nebzede olsa kendisinin yaydığı korkuyu yok etmeyi başarmış gibiydi.

“İşte şarkı diye buna derim.” Dedi kel cüce romunu yudumlayarak.

“Yemek hazır” diye bağırdı aşçı kız. “Tayfa toplansın, gemi sahiplerinin yemekleri kaptan kamarasına taşınacak, kim yardım etmek ister?” dedi sesine neşeli bir ton katmaya çabalıyarak.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 25 Eyl 2012, 10:13

Gomma istediğini elde etmiş olmanın verdiği keyifle dikildiği yerde gülümsüyordu. Gülümseme deyince insanların aklına hep iyi şeyler gelir nedense... Mutlu olmanın en güçlü göstergesi olan gülümseme insanlar tarafından hep iyi bir şey olarak algılanmıştır. Halbuki Gomma'nın suratına bakanlar belki biraz tiksinti, belki biraz korku hissediyorlardı. Genç Aheshkeli güvertedeki Qoyları dışında herkesi korkutmuş ve car car konuşan adamı susturmuş olmanın verdiği zevkle sırıtıyordu sadece. Herkesin korkup korkmadığını göremiyordu elbette ama farklı bir şey varsaymak için bir sebep "göremiyordu". Hoş rotacılarının işkence altında çıkaracağı sesleri tercih ederdi bu duruma, ama ona ihtiyaçları vardı şimdilik. Parasını alıp işine baktığı sürece katlanabilirdi bu geveze adama...

"New West demek... Herhangi bir yer kadar iyi... Ama Jaqqa'nın dediği gibi varış süremizi kısaltmaya bakmalısın."
diye mırıldandı rotacılarının cevabından sonra. "Öyle değil mi Qoyi?" Gittikleri yerde bir Denizci karargahı olmasını umursamıyordu. Umursayamazdı da zaten, Denizciler Gomma'nın ve Qoylarının anlam dünyasında bir şey ifade etmiyorlardı. Sadece karşı karşıya kaldıklarında türlü acılara maruz bırakacakları, öldürmekten zevk alacakları bir insan topluluğu... Yine de, Aheshke'den çıktıklarından beri dünya hakkında daha fazla şey öğrenmişlerdi, Denizcilerin dünya çapında bir örgüt olduğunu ve Athdrivar'ı diriltme yolunda ilerlemek için şimdilik güçlüleriyle çarpışmamaları gerektiğini anlayabiliyordu. "Saldırıya uğrasak bile korkan onlar olmalı Zafra! Efendilerin büyük savaşçılardır..." Sanki sen de biraz korksan iyi edersin demek istiyordu. Korkunu sabit tutsan ya da...

İkisinin konuşmasını mutfaktan gelen kadın sesi bölmüştü. İlk başta Gomma'nın siniri aşırı derecede bozulduysa da duruma yavaş yavaş alıştı. Hatta bundan zevk almaya bile başladı. Şarkının güzelliğinden, ya da Gomma'nın ruhuna dokunmuş olmasından değil elbette! Kızın korku içerisinde söylüyor olmasından. "Gihigihigihigihi...Korkunun titrek sesi ne hoş! Acının sınır tanımayan bağırtılarında kaybolmak isterim bu sesle!" Korkutucu gülüşü duyulmuştu elbette ama cümlenin gerisini kendi dilinde söylemişti. Kadının sesi eğitilmemişti, Gomma'nın çektiği acılarla yüklü olmadığından bir ağırlığı da yoktu. En azından Gomma'yı zerre kadar etkilemiyordu. Ama herkes için aynı şeyi söylemek pek mümkün değildi belli ki. Rotacıları demin yaşadığı korku dolu dakikalardan sonra keyfe gelmişti ve bunu belli etmekten çekinmiyordu. "Şimdilik eğlenmesine izin verilmeli" diye düşündü Gomma. "En acı çığlıklar, ümidin ve mutluluğun zirvesinden düşerken atılır... Bir zamanlar bizim başımıza geldiği gibi..."

"Kimdir bu Denizci dediğin Kahraman, Zafra aşçı!" diye bağırdı mutfağın olduğu tarafa doğru. "Efendilerin kadar cesur mudurlar?" Gelecek cevaba göre, kadını ileriki günlerde maruz bırakacağı acıların sınırlarını çizecekti belki de. Hem biraz daha korkutmuş olurdu onu, hem de sofra hazırlamaya yoğunlaşmasını sağlardı diğerlerinin. "Qoyi, bizler de Jaqqa'nın odasına geçelim isterseniz... Bedenlerimiz yürümeye devam etmek için yakıt istiyorlar."

Gomma
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Arakh tarih 25 Eyl 2012, 16:29

Gomma'nın, Qoyların anılarını anımsayarak içlerinde bir sızı hissetmesine neden olan şiiri bittiğinde kulakları küstah khewoya yönelmişti Arakh'ın. Gemide bulunması yalnızca zarardı bu kurtçuğun. Yine de kendini aşmış, haddi olmayan şekilde şikayet etmeye başlamıştı korku nedeniyle istemsiz de olsa. Diğer Qoylara saygısızlık olarak anlaşılma riski olsa da acının temsilcilerini hiçe sayan bu değersiz et parçasına bir iki cümle etmeden duramadı Arakh. "Hey rotacı cüce ! Bizlerin gözünde şikayet etme hakkına sahip olan bir konumda olmadığını unutma. Bir kurtçuktan ibaretsin. Bir khewo; küçük, kör ve değersiz..." Ardından ise hiçbir şey olmamış gibi devam etti ve bu kölenin Gomma'nın verdiği yanıtı dinledi. "New West" kulağa hoş geliyordu. Onları nelerin beklediği ise tamamen bir meçhuldü. Fazla ve gereksiz konuşmayı sevmese de cücenin cevabına karşılık vermeden edemedi yeniden Arakh. "...ya da en iyi ihtimalle o denizciler bize saldırırlar."

Ortam bir anlığına sakinleştikten, ya da Arakh'a öyle geldikten sonra sessizliği ve korku dolu umutsuzlukları yarıp geçen bir kadın sesi ulaştı kulağına. Müzikle pek arası yoktu bu yüzden kadının şarkısını yargılayamazdı elbette. Ancak başkalarına nazaran söylediklerini anlayabildiği için Gomma'nın ağıtları, şiirleri, duaları daha hissiyatlı geliyordu Arakh'a. Ancak elbette düşündüğü gibi hiçbir boktan anlamayan cüce de kadının şarkısını daha çok beğenmişti. "Ne hissizlik..." diye iç geçirdikten sonra yeniden Gomma'ya kulak kesildi.

Kadının şarkısı bittiğinde Gomma'nın yarı ortak dil, yarı Aheshke dili söylediği cümleden sonra maskenin altında belirdiği için pek de anlaşılamayan gülümsemem boy gösterdi. "Fazla acımasızsın Qoyi." Kendi dillerinde şakayla karışık bir ağıt yaktıktan sonra yerden destek alarak ayağa kalktı ve Gomma'nın komutsu arzusunu yerine getirmek üzere onu takip etmeye başladı. Basit bir an olabilirdi ancak geneliyle bakılırsa Qoyiler nereye giderse gitsin böyle yapacaktı Arakh.
Arakh
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Jaqqa tarih 25 Eyl 2012, 21:25

Korkuyla beslenmiyordu Jaqqa ya da buna benzer herhangi bir dünyevi duyguyla. Etrafında olan bitenleri ilgisiz gözlerle izlerken sabrını zorlayan şey, ne rehberin gevezeliği ne de ahçının anlamsız şarkısıydı; hatta bu insanların yaptığı hiçbir şey zerre umurunda değildi. Okyanusun sonsuz saçmalığının keyfini çıkarttıkları bir tekne turunda değillerdi ve boşa geçirdikleri her bir dakika kaçınılmaz olanı geciktirmekten başka hiçbir işe yaramıyordu.

Jaqqa eğreti bir şekilde kafasını sol omzuna yaklaştırırken, nereye gitmeleri gerektiğinde kendi başına karar veren rehberi baştan aşağıya süzdü. Bu kararı verirken kendisine ya da Qoylarından herhangi birine danışmamış olması yeterince sinir bozucu değilmiş gibi bir de kendince tayfanın güvenliğini üstlenmiş gibi gözüküyordu. Kafasını büyük bir eğlenceyle diğer tarafa doğru eğdi ve aklına gelen tüm vahşi duygularını temsil eden kesik bir kahkaha attı. Bu haliyle zaten ikiye bölünmüş gibi duran adamı, daha kaç parçaya bölebileceğini tahmin etmeye çalışıyordu Yanqokh'u sımsıkı kavrarken. Neredeyse Gomma ve Arakh'ın alaycı tavırlarıyla aynı ana denk gelen bu kahkahayı aniden keserek tüm ciddiyetiyle cücenin üzerine eğildi. Burayı kimin yönettiğini, kimin efendi kimin hizmetçi olduğunu öğrenmesini istiyordu. Gözlerinin içine bakarken "idrilat!" diye seslendi öfkesini gizleyen bir sakinlikle ve burnunun dibine kadar girdiğinde "... en yakın adaya ..." diye ekledi. Rehberin söylenen sözlerin ciddiyetini kavrayıncaya kadar gözlerini kırpmadan bakmaya devam edecek ve Qoylarına eşlik etmek için yanlarına gidecekti.
Jaqqa
 

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen OP- Anlatıcı tarih 26 Eyl 2012, 00:18

"Herhangi biri olabilir, eminim bu dünyada doğru bildiğini savunmak için sevdiğinin gözyaşları arasında kan ve ateşte yürüyen pek çok insan var." demişti aşçı kız. Sonra ona yardıma gelen marangoza işverenleri olarak gördüğü adamların yemek tabaklarını vermişti. Marangoz sessiz adımlara tabakları kaptan kamarasına götürmüş ve işi bittiğinde ise oyalanmadan mutfağa geri dönmüştü.

Doktor yerinden kalkmış gerinmiş ve ağzındaki pipoyu sol eli ile tutarak içindeki tütünü denize bocalamıştı. Sonra da bezgin adaımlarla mutfağa girmişti.

Zavallı cüce ise geride kalmış olmasının cezasını çekiyordu. Geminin kaptanı ona üç kelime söylemişi “en yakın adaya…” bunun ne demek olduğu açıktı. Ve cüce beklide hayatında ilk defa diyecek bir şey bulamamıştı. Korku ile odasına koşmuş ve haritasını getirmişti.

“E…e… en yakın ada sadece beş saatlik bir uzaklıkta. A… ama orası Büyük Usta Hanse’i nin gözetiminde olan bir yerdir. Başımız belaya girebilir. “demişti. Anlaşılan gemi sahibini son bir kez daha makul bir rotayı izlemeye ikna etmeye çalışıyordu.

***


Üç maskeli adam, güvertedeki işleri bitikten sonra odalarına dönmüşlerdi. Yemek basitti ama gerçekten güzel koktuğu ortadaydı. İntizamlı bir şekilde masaya yerleştirilmişlerdi. Ne gereksiz bir detay vardı sofrada nede noksan bir şey. Etli bir yahni, biraz ekmek ve mevsim salatası… İçecek olarak ise meyve suyu. Belki de bu üç kişi, üç yoldaş, uzun zamandan beri böyle bir yemek yiyeceklerdi.
Kullanıcı avatarı OP- Anlatıcı
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 5492
Kayıt: 16 Eyl 2012, 17:52

Re: [Görev-Khasar] Maskeli Balo

Mesajgönderen Gomma tarih 26 Eyl 2012, 11:12

"Güzel cevap Zafra kadın... Dünyada inandıkları bir şey uğruna kan ve ateşte yürüyen pek çok insan var. Ama bunlar her zaman Denizci olmak zorunda değil." Gomma işi gücü bırakmış birilerine ders vermeye çalışıyordu, buna kendisi de şaşıracaktı elbette! Ancak sözlerin ve kelimelerin kuvvetine - tamam çığlıklar ve bağırtılar da var işin içinde ama şimdilik konumuz o değil - inanan birisi olduğundan geminin aşçısının söylediklerine değer verecekti. Belki dünyada ara sıra rastladığı böyle söz incilerini toplamalı ve hatta sahiplerini Vojjor Qoyi ile tanıştırmalıydı! Kendi tanrısının misyoneri olmalıydı belki de? Bu düşünce keyif vermişti nedense, sadist ayinler içerisinde acı çığlıklarıyla kendilerinden geçen bir mümin topluluğu! Üç lider... Vojjor Qoyi'nin nefesi, hasatçısı ve kılıcı... Belki böylece daha fazla kan dökerlerdi, kaprisli tanrısını daha fazla memnun ederlerdi... "Belki kulunun yarattığı bir Tanrı olmasaydı..."

Sofra hazırlanmıştı bile, bu sırada Jaqqa'nın sesi duyuldu. İçinde hiç bir gevezelik olmayan kısa ve öz üç kelime... Geveze rotacı zıttıyla karşılaşmış olmanın şaşkınlığını yaşıyordu belli ki. Pek bir şey diyemedi. Büyük Usta Hansei'nin gözetiminde olan bir adaya yakındılar söylediğine göre. Bu ismi duymuştu Gomma, bir sonraki seviyeye geçmeye hazır olduklarını belli etmek için yıkmaları gereken engellerden birisi daha. One Piece'e giden yolda bir basamak taşı... New West ya da Üç Bela, ne farkı oalbilirdi ki bu adamlar için? Bütün müzakere yollarını, ortak çalışma ihtimallerini baştan kapatan bu genç adamlar için her şey aynı kapıya çıkıyordu: Kan ve Ateş! Ya öleceklerdi, ya da öldüreceklerdi; güçlendiklerini hissettiklerinde de bir sonraki adıma geçmek için uğraşacaklardı.

"Kaptanı duydun Zafra! Rotayı oraya çevir. Kaderimizden kaçmanın anlamı yok, bugün olmazsa başka bir gün elbet karşılaşacağız Üç Bela'dan birisiyle."
Başka bir şey söylemeden kaptan kamarasına doğru yürüdü Gomma. Qoylarıyla birlikte bir yemek daha yiyeceklerdi. Size garip gelecek belki, ama böyle anlardan zevk alırdı. Hatta geçmişi yad edip gülümserdi bile! "Hatırlar mısınız Qoyi... Aheshke'de daha çocukken avlandıktan sonra beraber oturup avımızın etini yerdik, mutlu günlerdi! Av zevkliydi, kan boldu! Hep beraberdik, Athdrivar sadece bir isim değildi o zamanlar!" En iğrenç insanı bile gülümsetecek anılar her zaman vardır. Zira geçmiş ne yaşadığınız değil, yaşadıklarınızı nasıl anlamlandırdığınızdır.

"Seni de unutmadım Rhoa" dedi bir süre sonra masadan kalkarak. Omzundaki yarasayı da beslemek lazımdı. Önüne içinde kan olan, deriden yapılmış, hayvanının dişlerini geçirebileceği bir kırba koydu. Küçük hayvan bir seferde 20 gram kan içerek doyduğu için çok büyük dert olmuyordu sahibine. Görmeyen gözlerine rehber olması da cabası!
Gomma
 

Sonraki

Dön West Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir