Alexis

Alexis

Mesajgönderen Alexis tarih 24 Eyl 2019, 00:42

İsim:Alexis
Yaş: 26
Cinsiyet:Erkek
Taraf: Korsan / Patriots
Uzunluk: 177cm
Ağırlık: 76kg
Deniz: One Blue

Görünüm:
Theo Cornaro - Grandcrest senki
Ortalama boyda be kiloda birisidir Alexis, kendine has koyu yeşil saçlara sahiptir. Aynı saçlarının renginde uzun altın rengi işlemelere sahip bir ceket giymektedir. Bu ceket yanağının hizasına gelen bir yakaya ve el bileklerinin olması gereken yere kadar gelen kollara sahiptir. Sol kolunda kol protezine bağlı demir ancak beyaz ve altın rengi boyalarla donatılmış bir kol kalkanı-zırhı bulunmaktadır. Belinde ise eski bir kılıç taşımaktadır. Griye yakın bir pantolon giymekte ve dizinin altına kadar gelen koyu kahve rengi bir çift deri bot giymektedir. Ayrıca boynundaki tasma izini kapatan bir adet siyah boyunluğu bulunmaktadır.
İki kolu ve bir bacağı olmamakla birlikte ellerini beyaz eldivenlerle kapatmaktadır ki protez olduğu anlaşılmasın. Aynı şey bacağı için de geçerlidir, diz ve dirsek bölgelerinden itibaren bir bacağı dışında uzuvları bulunmamaktadır. Bir de konuşma yetisini çocukken kaybettiği için ağzını doğru şekilde hareket ettirmeyi öğrenmiş olsa dahi duruşu biraz fazla sert gözükebilmektedir.

Kişilik:
Alexis, genelde kendisine Alex diye hitap edilmesini uygun bulur; ancak ismini babası olarak gördüğü eski korsan tarafından verildiği için sevgiyle taşımaktadır. Bunun dışında bir soy ismi bulunmamaktadır zira kendi soyunu bilmemektedir ancak içinde bulunduğu ailesinin bir ismi olmasını da her zaman istemiştir. Ailesi olarak gördüğü kimseler kardeşleridir, bu kardeşleri her ne kadar kan bağına sahip olmasa dahi onları kendinden daha çok sevmektedir.

İyi yürekli birisi olduğunu söylemek yanlış olmaz, hayatında tek bir hırsı vardır o da kardeşleri ile birlikte memleketim diyebilecekleri bir yer bulup orada sıradan insanlar gibi yaşayabilmektir. Bir yandan da en küçük kardeşin ailesini merak etmektedir, mümkünse onları bulabilmeyi ve sakat bir ağabeyden fazlasını vermek istemektedir.

Kölelik konusunda radikal bir fikri olmasa dahi bu durumu sevmemektedir, kendisi özgürlüğünü bulduktan sonra bir aile sahibi olabildiği için herkesin bu mutluluğu yaşamasını istemektedir. Bu nedenle köle ve ya bir şeylere zorlanan kimseleri gördüğünde içinde her zaman bir ezilme hissetmektedir. Bu nedenle dünyanın pek çok yerini doğru şekilde yönetilmediğini düşünen idealist birisidir.

Kendi başına pek çok işi yapamadığı için en çok küçük kız kardeşlerine yüklendiğini düşünmektedir, ancak iki kardeşine de son derece fazla güvenmektedir. Buna karşın söylediklerinin tam olarak anlaşılması için küçük kız kardeşi ile dudak okumayı öğretmeye çalışmıştır. Bu nedenle küçük kız kardeşi onun sesi niteliğindedir, sadece bu da değil eline kılıç tutturma, yemek kaşığını yerleştirme gibi pek çok işi özverili bir şekilde yaptığından her zaman ona karşı bir miktar mahcubiyet hissetmiştir.

Aynı hisleri ortanca kardeşi için de hissetmektedir, onun ağabey demesine layık olmadığını düşünerek ne zaman o tarz bir şey söylediğini duysa elleri ile hafifçe bir sakin ol der gibi göğüsüne dokunmaktadır. Onun kendisinden güçlü ve zeki olduğuna inandığı için kararları ona bırakmakta tereddüt etmemektedir. Kendisini ise işe yaramaz olarak görmektedir bu noktada.

Çocukluğundan beri tahtaları bıçakla oynamayı sevdiği için biraz da olsa heykele yeteneklidir denebilir ancak bunlar büyük şeyler değildir. Tahtadan bir at ve ya geyik yapabilecek kadardır sadece. Grace için hala bunları yapmaktadır ve sevgisini gösterme biçimidir, aynı şeyi ortanca kardeşi için de yapmaktadır ancak ona hiç bir zaman verememiştir, her zaman bu durumdan utanarak onun için yaptıklarını da sırt çantasında taşımaktadır.
Kendisi soylu birisi olmasa dahi babası olan korsanın eski kaptanını anlatırken her zaman kullandığı saygılı dili hatırlamaktadır bu nedenle şövalye kanunlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Verdiği sözleri gerçekleştirmek için çok fazla düşünmez ve önemli olan neyse onu seçerken tereddüt etmez.

Geçmiş:
Küçük kız ateşin başında oturmuş diğer köylülerle yemek yerken biraz duraksamış ve "İzin verirseniz size çok güzel bir öykü anlatmak istiyorum." demişti, etrafında oturan diğer insanlar ona bakıp, çalışmaktan bitik halleriyle hafiften bir gülümseyip bu yabancı küçük kızın diyeceklerini merak ederek buruk bir gülümseme ile başlarını hafifçe salladıktan sonra "Güzel bir köle kadın ile efendisi arasındaki bir hikayenin sonucu aslında bu, sevgiyle ve ölüme değinen bir hikaye. Sanırım beş yıl kadar önce olmuştu. İki tane ağabeyim var, büyük olan konuşamaz. Küçük ağabeyim de hiç bir şeyden korkmaz. Büyük olanı hatırladım sizi görünce. Onun hikayesi aslında."

Ufuktaki gemilerde her insanın arzuları vardı. Bazıları için bunlar dalgalarla yanaşırdı kimi içinse sonsuza kadar ufukta yol alır gözden kaybolmadan seyredilirdi. Benim yaşadığım yerde deniz kaçmak anlamına geliyordu, hasarlı bir ürün olarak doğmuştum. Babamın adından mahrum, anneminse varlığıdan habersiz bir şekilde her gün yaptığım şeyi yaptım. Sabah ortalık bir yerde uyanıp pırıl pırıl bir güne uyanmıştım. Soğuk bir gündü, saat belki altıyı biraz geçmişti. Rüzgarın donduruculuğundan korunmak için çenemi göğsüme gömmüştüm. Yaşım belirsizdi ancak küçük değildim, şu an olduğumdan beş yıl gençtim.
Kuraklık başlayalı belki de yüzlerce yıl geçmişti, korkunç sürüngenlerin dönemi her zamanki gibi devam ediyordu. Her gün yaptığım şeyi yapmaya devam ettim. İlk hatırladığım gün de yaptığım şeydi, su istenirdi benden. "Sessiz olan, su!" diye bağırırdı elinde şaklayıp insanın canını acıtan deri bir şey tutan adam. Sonrasında ben kalkıp giderdim, öğrendim ki insanlar ona kırbaç diyormuş. Var olma savaşım vahşetin yeni bir doruğuna ulaşmıştı o gün. Yeni gelenler ile eskiden beri taş ocağında çalışan bizler karışmış bir şekilde koşuşturuyorduk. Bu yerlerde sadece küçük çevik ve vahşi olanlar gelişebiliyordu. Hayatımızın sabah soğuk nisan rüzgarlarıyla dolduğu ve öğlenleri nefes almanın imkansız olduğu yakıcı taşlarda çıplak ayakla gezmek zorunda bırakıldığımız zamanlarıydı. Ondan öncesi ise çok belirsizdi benim için, her gün aynı yemeği yeyip her gün aynı işi yaptığım zamanlardı. Bir defasında hırsızlık yapmıştım, herkes için bir şeyler çalmıştım. Benim gibi olan kişilere hediye edip epey gülmüştük, garip hiç görmediğim pek çok şey yemiştik. Sonrasında beni öldüresiye dövmüşlerdi, o günden sonra da bir daha gülemedim ancak hala gülümsememi koruyabildim.

Öğle vaktini çok geçmemişken bir yerden sesler geldi. Ne olduğunu çok anlamadan koştum, taşlar yolu kapatmıştı. Benim gibi çelimsiz birisi aradan geçip içeriden taşları temizlemeye uygun görülmüştü. Üç tane de küçük çocukla birlikte. Yavaşça içeri girdik, önden ben arkadan çocuklar. İçeride karanlıktan farklı bir şey görülmüyordu. Kötü dumanlı bir hava, insanı bunaltan bir sıcak. Çocuklarla uzun süre uğraşsak dahi başaramadık, içerinden birisi seslenip olmadığını söylemişti. Yapacak fazla bir şey kalmamıştı çıkmamız gerekiyordu ancak bağıran çocuk içeride birileri var mı diye bakmamızı söylemişti. Elimden tutup beni sürükler şekilde göremediğimiz patikada ilerlemiştik. Belki on dakika, belki yirmi, zamanı anlamak zordu. Yürümeye devam ederken madenin diğer çıkışına varmıştık, eskiden kapalıydı. Benim ilk zamanlarımda açıktı ancak taşlar düşerken mührünü kırmışlar gibiydi. Çok ses çıkınca insanlar çok fazla ölüyor diye diğer tarafı açmışlardı. Seslenmeye çalışmıştım "..." biraz daha bağırdım "..." ancak sesim çocuklara gitmedi. Özgürlüğün heyecanı ile dışarı çıkarken çok bağıran çocuk yerde bir şey buldu. Onun üzerine düşen taştan kurtarmak için iki elimi orada kaybettim. Diğer çocuklar ise geride kaldıklarından sol bacağımla birlikte onları da kaybettim.

Sonrası benim için karanlıktı. Bir şeyler söyleyip beni uzunca bir süre sürükledi. Sonunda deniz kıyısına geldiğimizde bulutlu gökyüzünden düşen ayı gördüm. Deniz geceleri parlak oluyormuş.
Uyandığım zaman gözüm kapalıydı. Açmak için elimi uzattım ama açamadım. Ayağa kalkmak için doğrulduğumda kendiliğinden düştü, ellerim yoktu. Uzunca bir süre bağırdım, uzunca bir süre de ağladım. Ellerimi duvara vurdum, ayağa kalkmak için iki ayağımı da yere vurdum ancak bir tanesinden ses geldi. Bir on dakika belki de yirmi dakika sonra içeri çocuk girdi. Ağlayarak bana sarıldı, başını okşamak için elimi attım. Uzun uzun okşadım ancak hissetmedi. Ona bakmayı kestiğim sırada yaşlı adam bana bakıp "Yaşamayı ne kadar çok istiyormuşsun." dedi, bana yeni bir bacak ve birer tane kol verdi. Tahta ve demirden yapılmış kollarım ve bacaklarım vardı. Yürümeyi ve bir şeyleri tutmayı tekrardan öğrenmeye başladım, tek başıma başarılı olmak zordu, parmaklarımı oynatamıyordum artık.
Bunun için bana Grace yardım etti. Çatal tutamadığımda parmaklarımı kıvırıp bana yardımcı oldu. Sonrasında kendisine "Jack" diyen doktor bana hayatta kalmak için düşmanlarımı öldürmem gerektiğini söyledi. Bir de bana bir isim verdi, biraz da okuma ve yazma öğretti. Konuşmayı da öğretmeye çalıştı ancak onun yetenekleri yaşı yüzünden bana bunu öğretemeyecek kadar körelmiş. Bana dövüşmeyi öğretti, kollarımı silah yaptı. Bana dövüşmeyi öğretirken birisi daha geldi yanımıza, bizim gibi bir yerden kaçmış başka birisi. Saygı duyacağım muhtemelen benden güçlü birisi, onu kardeşim gibi sevmiştim. Tek yapabildiğim iyi bir şey yaptığında gülümsemekti, arada bir de saçını karıştırmaktı. Benden çok küçük değildi ama sevgi bana öyle öğretilmişti. Ona bir sürü odundan hayvan yaptım ancak onun gibi güçlü birisine bu hediyeleri vermek kolay olmadığından bende yılda bir tane yapıp çantama koydum hepsini. Kardeşim çok güçlüdür, ben hiç bir zaman yüzmeyi öğrenemedim, hatta babam bana şeytan meyvesi mi yedin diye sormuştu ancak ne olduğunu bilmediğim bir şeyi yeyip yemediğimi bilmekte çok zordu. İşte ben yüzemediğim de Grace ile balık yakalarken Grace suya düştüğünde onu çıkartmak için bende atladım, o çıktı ama ben akıntıda sürüklenip boğulurken kardeşim kurtardı beni. İşte öylesine güçlü ve cesur birisidir, iyi yürekli ve nazik birisidir. Her ne kadar bunu onun ruhunun derinliklerinde görüyor olsam da kardeşimin nezaketi benim gibi sakat birisini yanında kabullenmiş olmasından bellidir.
Ne ona ne de Grace'e aferim diyebildim. Ne de teşekkür ederim ancak Jack bizi uğurlayıp kendimize kendi hayatlarımızı kazanmamız gerektiğini söylediği zamana kadar sadece onları uzaktan izleyebildim. Yük olmaktan korkarak sakince uzaktan. Yine yük olmaktan korkarak sevgili kardeşlerimi korumak isteyerek yanlarından ayrıldım. Benim gibi yarım insanların bu dünyada yeri olmadığını bilsem de kardeşlerimle birlikte mutlu bir maceraya çıkmak ve onları gülerken görmeyi istedim. Burada kalıp babamıza yardım etmek belki benim için en doğrusu olacaktı ancak belki de işlerine yararım.
"İşte böyle, abilerimi yolda kaybettim bir yere gidiyorduk. Bir sürü gemi varmış, amcalar o gemiler nerede? Abilerim beni maceraya götüreceklermiş!" derken elini sol göğüsüne koyup mavi parlak ışıkla birlikte öylece oturdu. Kardeşlerini her şeyden çok seven ağabeyin hikayesi buydu işte.



Meslek:

Eşyalarınız:
1 adet kol protezi
1 adet bacak protezi
Nameless
1 adet döküm demir kol protezi

Dövüş Tekniği:
Saldırı Tekniğiniz: Kılıç ve kol kalkanı
Stiliniz: Kesici ve koruyucu tip
Kullanılan Ekipman: Kol kalkanı ve kılıç
Açıklama:
Alexis'in kolları olmadığı için kendini korumaya yönelik olarak dövüş eğitimi almıştır. Saldırıları çok keskin olmadığı için genelde takma kolundaki demir plakalar ile savunma yapıp rakibinin boşluklarından yararlanma üzerinedir.

Şeytan Meyvesi:
- İsmi: Banner banner no mi
- Tipi: Paramecia
- Özellikleri:
Banner banner no mi, ışıktan gök yüzüne bir bayrak dokur. Bayrağa bakan kişiler eğer temel şartları yerine getirmişse kullanıcının sesini duyabilirler. Bayrak bir süre salındıktan sonra buz gibi kırılıp dökülür, sonrasında kişilerin sol göğüsünde aynı renge sahip bir arma belirir. Bayrak tipine göre işaretler farklı etkilere sahiptir. Etki ancak durumu kabul eden kişilere uygulanır.

Karakter Puanları
Güç:3
Hız:3
Dayanıklılık:5
Karizma:4

Özel Puanlar:
Meslek: 0
Dövüş Yeteneği: 2
Şeytan Meyvesi: 1
Pasif Başlangıç Yeteneği:
Param yok ama yetenekliyim
Sezgi
En son Alexis tarafından 26 Eyl 2019, 23:15 tarihinde düzenlendi, toplamda 4 kere düzenlendi.
Resim

Patriot tayfası npcleri

İsim:Alexis
Taraf: Korsan / Patriots
Boy: 177cm
Kilo: 76kg
Yaş: 26
Para: 40.000
Kafa Ödülü/Rütbe:

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 3
Dayanıklılık: 5
Karizma: 4

Özel Puanlar;
Meslek:-
Dövüş Yeteneği: Tek kılıç ve Kalkan Kol (2)
Şeytan Meyvesi: Banner Banner no Mi (1)
Pasif Başlangıç Yeteneği:Param yok ama yetenekliyim! Sezgi

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:
Nameless
Protezler

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Nameless
Protezler

Ödüller:
Kullanıcı avatarı Alexis
OP: Yeniden
OP: Yeniden
 
Mesajlar: 63
Kayıt: 24 Eyl 2019, 00:36

Re: Alexis

Mesajgönderen Crocus tarih 24 Eyl 2019, 22:08

Merhaba,

Sanırım bu senin ve birkaç arkadaşın daha gözünden kaçmış: en fazla 2 pasif yetenek alınabiliyor, bu yüzden maalesef birini alamayacaksın. Bir de meyvenin gücü adil olsa bile RP içerisinde özel bir yetenek olduğu için geçmişte meyveyi nasıl bulup yediğine dair ikna edici bir açıklama bekliyorum.

Meyveyi özelden konuşmuştuk, yukarıdaki noktaları düzelttiğinde meyvenin özelliklerini de buraya koyup karakteri onaylayacağım.
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33

Re: Alexis

Mesajgönderen Alexis tarih 24 Eyl 2019, 22:35

İzcilik pasifi çıkartıldı.
Resim

Patriot tayfası npcleri

İsim:Alexis
Taraf: Korsan / Patriots
Boy: 177cm
Kilo: 76kg
Yaş: 26
Para: 40.000
Kafa Ödülü/Rütbe:

Karakter Puanları;
Güç: 3
Hız: 3
Dayanıklılık: 5
Karizma: 4

Özel Puanlar;
Meslek:-
Dövüş Yeteneği: Tek kılıç ve Kalkan Kol (2)
Şeytan Meyvesi: Banner Banner no Mi (1)
Pasif Başlangıç Yeteneği:Param yok ama yetenekliyim! Sezgi

Saldırı Listesi:


Eşya Listesi:
Nameless
Protezler

Yanında Taşıdığı Eşyalar/Cephaneler/Hammaddeler:
Nameless
Protezler

Ödüller:
Kullanıcı avatarı Alexis
OP: Yeniden
OP: Yeniden
 
Mesajlar: 63
Kayıt: 24 Eyl 2019, 00:36

Re: Alexis

Mesajgönderen Crocus tarih 26 Eyl 2019, 22:27

Meyveyi ve karakter özelden konuştuğumuz şekliyle onaylıyorum. Sadece bir kısım tam içime sinmediği için ekleme yaptım, ekleme yaptığım kısmı kalın ve eğik yazıyla yazdım.
Şeffaf olma açısından meyve şu şekildedir:

Seviye 0;
Kings banner: Meyveyi kullanan kişiyle başkası arasındaki sadakat yeminidir. Parçalanmadığı sürece dokunan bayrağın verdiği gücü kullanabilir.
Crest: Bayrağın üzerindeki simgeyi ifade eder, bayrağın rengini ve tarafını belirtmek için elde dokunmuş bir bezdir.
Seviye 1;
Banner of Patriot
Vatan severin bayrağı özgürlüğü ve topraklarına duyulan minneti temsil etmektedir. İnsanlara cesaret ve koruma arzunu aşılamaktadır, elektrik mavisi rengindedir ve temel bayraktır. Sonraki seviyelerin hepsinde etkileri az da olsa hissedilebilmektedir.
Seviye 2;
Banner of Mourning
Ağıt bayrağı yarı çekili bir bayraktır, zaferi ve kayıpları temsil etmektedir. İnsanlara kaybettikleri kişileri hatırlatıp onlara duydukları saygıyı temsil eder.
Seviye 3;
Banner of Joy
Neşe bayrağının rengi açık pembedir, insanların üzerindeki mutsuzluğa çare olmak için onlara eski sevinçlerini hatırlatır.
Seviye 4;
Banner of Tranquility
Huzur bayrağının rengi beyazdır, insanların kafası karışık durumunu giderip daha mantıklı düşünmesini sağlar. Kişinin karakteri ile doğrudan orantılıdır bu etki.
Seviye 5;
Banner of Emperor
İmparatorun bayrağı kişilere(meyve yetneği -5) savaşırken(Dövüş yeteneği) yardımcı olur. Silahlarının üzerinde bir arma belirir ve dövüş yeteneklerini daha keskin kılar. Çok renkli yegane ilk bayraktır.
Seviye 6;
Sigil of Emperor
Crest'in gelişmiş versiyonudur, Sigil sayesinde diğer insanlara da Banner of Emperor verilebilir.
Seviye 7;
Promote to lord
Kullanıcı diğer insanlara(Meyve yeteneği - 7) kendi bayraklarından birisini(Seviye 2-4) devredebilir. Bu kişiler yeteneklerini 10 kişi üzerinde kullanabilir; aynı zamanda bu kişiler Banner of Emperor'u taşımak zorundadır.
Sadece bir kişiyi promote edebileceksin.
Seviye 8;
Twisted Banner
Yarı kombine bayrak anlamına gelmektedir, bu seviyede diğer bayrak taşıyıcıları kullanamasa dahi ana meyve kullanıcısı iki bayrağı birleştirme yeteneğine sahiptir.
Seviye 9;
Banner of Handmaiden
Nedime'nin bayrağı kişilere (Meyve yeteneği - 9) savaşırken(kıyafetleri ve zırhlarına) yardımcı olur. Zırh ve kıyafetlerinde soluk mavi bir parlaklık olur ve savunmalarını daha etkin kılar. Çok renkli ikinci bayraktır.
Seviye 10;
Banner of Arms
Banner of Arms Sigil of Emperor'un gelişmiş halidir, Arms etkisi sayesinde Sigil sahibi insanlara Handmaiden gücünü de ekler.

Sonuç olarak onaylandı.
Kullanıcı avatarı Crocus
Anlatıcı
Anlatıcı
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 09 Eyl 2019, 20:33


Dön Korsanlar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir